SORU: Sevim Atilla ile evlenirse ne olur? CEVAP: Atilla SEVİMLİ olur! :))) Çocuk zaten yakışıklıydı, şimdi daha SEVİMLİ oluyor…   Bizim Sevim Yılmaz, nihayet evleniyor Atilla Güngör ile… MUTLULUKLAR DİLERİİİİZ… Bu kalpler sizler için: 6 Temmuz 2008 Pazar günü Bakırköy, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde Saat: 17.30'da…  

yeni_resim1_

  Hadi oylama yapalım, veya OYYY'lama: "Beğendiiim, beğenmedim, iyi olmuuuş, olmamış…" ….. Kendi kendinizi makaraya sarabilir misiniz? Bazen iyi oluyor, tavsiye ederim… 🙂 İşte karşınızdaaa, yeni beeen!.. ….. İnanın benim de haberim yoktu, sabahın köründe ve bir dağ başında uyanmıştım. Köknarlara, istiriçlere, hatta karalahanalara bakıyordum ki telefonum çaldı. "Kiiim ooo",Devamı

YAŞAM Kaktüs sever misiniz? 18 Haziran 2008 11:30 İşe yeni alınan bir ofisboy´un yaptığı inanılmaz hata! Saflığından mıdır, söylenilenleri dikkatli dinlemediğinden midir? Bilinmez… Okurken kahkahalara boğulacağınız, patronunu zor durumda bırakan bir ofisboy´un hikayesi… …….. Zavallı adam, gün boyunca koyu koyu çaylar içmişti. Fakat ne çare barsaklarındaki atların dört nala koşmasınaDevamı

toprak

Malatya'nın Darende ilçesinde hiç ummadığım bir sürprizle karşılaştım.  Bu sene yedincisi yapılan "Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Kültür Etkinlikleri" için Darende'ye davet edilmiştim. Oraları görmem için beni davet eden Somuncu Baba Camiinde görevli Musa Tektaş'tı. Darende'nin ve bu gezinin değişik bölümlerini değişik şekillerde anlattım ve anlatıyorum. Şimdi burada farklı bir kısmını tanıtacağım:  Devamı

senai

    Neye niyeeet, neye kısmet… Protokole cami gezdirildiği sırada; dışarıda, Darende Hamid-i Veli camii önündeki havuzun kenarında karşılaştık Senai Demirci ile… "Gel seni bir kucaklayayım" dedikten sonraki ilk lafı; -Senin bir yazını aldım, dedi… İsmi "İp" olan yazını, siteme de koydum… -Olsun, herkes alıyor zaten. İstediğini yapabilirsin, ama onlar seri yazılardı, benzerleri deDevamı

kayresi

Ankara'dan bindim Malatya otobüsüne. Cam kenarında oturuyordum. Yanıma kısa saçlı bir genç adam binmiş, yorgun gözlerini kapatır kapatmaz uyumuştu. Bir kaç defa omzuma düştü başı. Küçük yastıklardan birini iki koltuk arasına sıkıştırdım ve "hadi uyu bakalım", dedim… Yolun yarısından sonra ahbap olduk Abdurrahman ile… Ben önce Kuzuluk'tan İstanbul'a, sonra da Malatya'dan Darende'yeDevamı

Ha, başımda dolaşan bir bulut… Ha sen!.. Sen, beyaz bulut; Gözyaşımdan başka, nesin ki?.. Hanife Çınar Darak'ın, Eskişehir Mavi Radyo'daki "Maviye Yolculuk" programında; Muammer Erkul'un "BULUT" isimli yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_hanife_cinar_3{/mp3}  

gazetedeki_379309_21

http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=379309   Okuyucu-yazar KUCAKLAŞMASI  18 Haziran 2008 Çarşamba > Harun Yerebakan İSTANBUL Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Eminönü Belediyesi’nin ev sahipliğinde 16-22 Haziran tarihleri arasında Sultanahmet Parkı’nda gerçekleştirilen “Babıali Şenlikleri” tüm hızıyla devam ediyor. Şenlik kapsamında yazarlar ve programcılar, okurlarıyla, izleyici ve dinleyicileriyle buluşarak sohbet etme imkanı buluyor. Bu çerçevede dünDevamı

Masallar hep uzaklarda geçer; develerin tellal, pirelerin berber olduğu diyarlarda, olmazların olduğu zamanlarda… Bazı bölgeler de vardır ki, bizlere masallardan bile uzak gelir. Fakat masallara “kahramanlar” lazımdır! Senden midir, değil midir o ayrı konu, ama bunlar gönüllü, çalışkan, sebatkâr, fedakâr insanlardır… Bu açıdan baktığınızda, işte size bir masal; Darende… BoşDevamı

Bir avuçsun, ve kıpır kıpır minicik yaprakların… Bir avuçsun… Hani okşadığımda seni, bir avuç koku bırakan, iki elimde… Hani sonra, onunla yüzümü yıkadığım!.. Bir avuçsun, ve kıpır kıpır minicik yaprakların… Gıdıklıyor gibisin dağ çileğinden kızarmış dudaklarımı; serinliğini emerken içinden!.. Ve esintide savrulan; açık yeşil, ipek bir şal gibisin içimde… ÖzleyensinDevamı

Ben de herkes gibi, bu yazıyı yazdığım güne (düne) kadar daha enteresan bir maç izlememiştim. Gruplar ikinci maçlarını yaparken söylediğim iki söz vardı: “Hırvatlardan çekiniyorum” ve “finale kalırsak İspanyolları yeneriz!” Hangi takımların finale kalacağını bilemiyorum elbette, ama yarı finalistlerden birini belirlemiş olan Hırvatistan maçımız başlarken yemekten kaçmamızın sebebi buydu. YedincisiDevamı

(Kuzuluk) Adını sordum garsona “Boncuk”muş… Bembeyaz. Normal boyda ama bacakları kısa, dolu bir TIR’ı getiriyor insanın hatırına! Kuyruğu kesik, yarım karışlık bir sap gibi! Sanırım ikisini bitirmiş ama üçüncü yaşına girmemiş. Öyle bir “beyefendi” duruşu var, sormayın… Yüksek çınarların altındaki çimenler tertemiz. Su inanılmaz güzel, yiyecekler lezzetli. Derenin karşısına, köprülerinDevamı

En son ne zaman düşündünüz havada oksijen olup olmadığını?.. ….. Kim düşünür, kim zamanını harcar, kim iddia eder havada oksijen olduğunun; hem de tekrar ve tekrar ve tekrar, tekrar… “Havada oksijen var ki şöyle yapınca böyle oluyor! Beni iyi dinleyin; havada oksijen olmasaydı şöyle olunca böyle olmazdı! Akıllı insan şöyleDevamı

(Uyumak da güzel uyanmak da; Yazmak da güzel, yazılmak da!) ………. Uyuyorsundur diye usulca yazıyorum… Ağustosun dördü bugün, ikibinaltı. Ben seni, bugün de yine çok seviyorum… İçime kelebekler atardın eskiden; gıdıklanır gülerdim. Sabah göreceğim her köşeyi pembeye boyardın; sevinir gülerdim. Şeker kavanozum, derdin bana; şımarıp gülerdim… Gülerdim ben; ..hep gülerdimDevamı

Çocuklara sorsanız; büyüyünce ne olacaklarını… Bir kısmı, biraz düşünür ve şunu der: Dede olacağım… Çünkü, diye izah ederler sonra… Çünkü dedelerin ceplerinde o kadar çok şeker vardır ki; kendilerinden artanlar çocuklara bile yeter! ….. Siz, çocukken ne olmak isterdiniz? Fakat çocuklar iki şeyi bilmez… Birincisi şudur: Her dede şeker yiyemez…Devamı

Kırmızı bir mum düşünüyorum, senin gibi… Senin gibi kırmızı bir mumu, senin gibi düşünüyorum yani… Yani, düşünmemi istediğin gibi. Kırmızı bir mum düşün, diyorsun ya ışıl ışıl yanan… Kırmızı bir mum düşün; pembe damlalar halinde eriyip yok olurken, yerine aydınlığı bırakan… Düşünüyorum; Sen gibi! Şimdi sen de düşün kırmızı birDevamı

(Sekiz sene önce şöyle demişiz. Acaba bugün değişen bir şeyler olmuş mu?..) Benim okuyucum; görünen organlarının haricinde, kendi mevcudiyetini bir kalp ve bir yürekle süslemiş kişidir en başta… Benim okuyucum “dünleri sadece bir tecrübe” bilip, bugün “yarınlarımız için” yürüyen kişidir. Benim okuyucum kendisini de beni de “ben” bilmeyip, hepimizi birdenDevamı

İnanmak da inanmamak da çok büyük birer güçtür… İki üç örnek vereyim; Dağların tepesinde kaskatı kesilmiş buz kütlelerini kim indirebilir ki ovaya?.. Ya da, çığı kim durdurabilir?.. İnanmamak; olumsuz kalmak, şüphe etmek, teklifi reddetmek, olmayacağını düşünmek, mümkün görmemek, harekete yeltenmemek, kıpırdamayı istememek, uyumsuzluk, tembellik, katılık, sertlik, soğukluk… İnanmak; başarmak demek.Devamı

Yıllardır şunu merak ederim: Şampiyon olan kulüp bayraktan mama önlüğüne, formadan çoraba, kravattan yastığa kadar her şey satar da; STADININ ÇİMLERİNİ neden taraftarına satmaz?.. Neden kimsenin aklına gelmez bu proje; ..ki şampiyonluk kupasını kaldıran futbolcuların, sezon boyunca terleriyle suladığı bu çimler, takımlarına büyük paralar kazandırabilir… İşlem ise gayet kolaydır: ŞampiyonlukDevamı

(1) Kimsin?.. Hadi, seç kendini!.. Şu an, şu kadar insan var; kaçı ne yapıyor?.. Sen, ne yapanlardansın? Sen, kimsin?.. ….. Bunca insanın kaçı kitap okudu bugün, kitap okuyor?.. Peki kitap okuyanların kaçı “kitap” okudu, “kitap” okuyor?.. (2) Yollar arasındaki fark; Ne kadar çok!.. (3) Çoğunuz gibi benim de ilk hatırladığım;Devamı