Ben de senin deden gibi bir dedeye sahip olsaydım; şunu yapmış, böyle olmuş olurdum, lafını anlamaya çalışsam da, olmuyor!.. Bu nedir, biliyor musunuz? Sırtı yerde mindere çıkmaktır… Çünkü dedeler birimizin değil, hepimizindir!.. Dedeler ölür; eserler ölmez… Dedeler ölür; misaller ölmez… Dedeler ölür; masallar ölmez… Ve dedeler; kendilerine "dede" diyen dedelereDevamı

Çocukken gülerdik, anlamadığımızdan… Sanırdık ki Nasrettin Hoca merhum, saflığından çıkmış da vurmuş baltayı, üzerinde oturduğu ağacın dalına. Değilmiş… Hoca’nın böyle yapmasının sebebi “anlayalım” diyeymiş! Seyrettiğim bir filmde, dişi kaşınan fareler ne yaptı, biliyor musunuz?.. Kırt kırt, kırt kırt, kırt kırt tahtalarını kemirdiler; hem de, içinde bulundukları geminin!.. Sonra bir fısıltıdırDevamı

Asmalı kahvenin gölgeliğinde oturmuş sohbet ediyorlar bir yaz ikindisinde… Hoşsohbet ya dedem; bazen güldürerek, bazen korkutarak anlatıyor etrafındakilere… Dinleyen gençlerden (yaşı şimdi yetmişten fazla) biri; -Çavuş dede, diyor. Ne güzel anlatıyorsun. İşte böyle doğru şeyler anlattığın için insanlar seni çok seviyor… En az on kişi var dinleyen. Bu, belki iyiDevamı

(veya sopası, pamuk şekerinin) Kendime bayılıyorum!.. Ama, pek çok kimsenin kavrayamayacağı anlamda!.. Şimdi bir insan durup dururken kendine neden mi bayılır? Hadi anlatayım bari… …………… Allah korusun ama, sarsıntı hisseden insanlarımız ile Kandilli rasathanesinin telefonu ve Deprem Dede bağlantısı ne ise; bulundukları şehre kar yağmaya başlayan okuyucularımız ile bir anlamdaDevamı

(İnsan, savaşmak için yaratılmıştır. Savaşa; elbette evet!..) ….. İnsan, ılık güneş altında gerinen tarlalar gibi hep aydınlık kalmıyor… Kâbuslar çökmeye başlıyor bir süre sonra toprağın üstüne ve karanlıklar; insanların üstüne!.. İnsan; savaşmadan olmuyor… İnsan, savaştıkça var… İnsan; savaştıkça güçlü… İnsan; ayakta durdukça ispat halinde kendini… Dedik ya; insan "savaşmak için"Devamı

TGRT’de her sabah 09’da başlayan programın içinde, gazetemizdeki yazar ağabeylerimizden İsmail Yağcı beyin sunduğu bir bölüm var ya, bayılıyorum… Yaşı, ordudan emekli olması, özel merakları, derin bilgisi ve üstüne üstlük bir de tatlı sohbetiyle yapıştırıyor sanki benim gibi daha nice insanları ekranın karşısına… Osmanlı padişahları için; (Beşiktaş yolundaki 3’üncü ağaçtanDevamı

(Göreceksiniz ki, bu yazı bittiğinde bazı yazar dostlar "OHH" çekecek, bazı okur dostlar ise "YAA" diyecekler…) ….. asında çıkan imza günü haberlerini takip ettiğini söylemişti. Ertesi gün de bir kitap fuarı olduğu için: "Geleceksin, değil mi" dedi yazar ama, demez olaydı. Çünkü karşısındaki kişi: "Benim ne işim var abi ya,Devamı

İşte 2004 senesinin ilk satırları… “Bin, ve dokuz yüz, ve doksan, ve dokuz”u ardı ardına dizip söylemek öyle “çok” gelirdi ki bana seksenli yıllarda, o kadar olur! Sonra, yakınlaştıkça küçüldü sanki; karanlık arazide “öcü” sanılan çalılar gibi!.. Boşuna heveslenmeyin, başka şeyler ümit etmeyin. Bugünkü konumuz işte budur: Yıllar,,, ve rakamlar…Devamı

Buna benzer özel günlerde biraz daha özel yazılar yazmaya çalışıyorum… Ama; “ne”, diye soruyorum kendime… Özel günlerin özel yazısı ne olmalı?.. Hakikaten, özel günlerde ne okumak isterdiniz, veya ben özel bir günümde bana ne yazılmış olmasını isterdim?.. Bilemediğimi çok kolay sorabilirim ben, yakınımda olsaydınız size de sorardım; Özel bir gündeDevamı

Kırk yılın başı bir hayır yapalım… Hani zaman zaman yazılarımız ve çizimlerimiz Yeşilay Dergisi'nde yayınlanır ve dahi Yeşilay'ı ve ekibini de severiz ya, onun için… Bu cümle, aşağıdakı ilanın burada, yani Seyir Defteri bölümümüzde yayınlanmasına bir bağlantı kurmak için yazıldı, anlamışsınızdır… Fakat, malumunuzdur ki; Yeşilay hiç kimsenin değil, h-e-p-i-m-i-z-i-n… Hepimizin olan birDevamı

uurtmamze1

Uçurtma müzesi olur mu? Olmaz mı?.. Olmuş işte!.. 31 Mayıs Cumartesi günü, Üsküdar… İkindi suları. Eskii-i-i  bir ahpabımın yanındayım; ki o da eskii-i-i zamanlardan beri bu işle uğraşır… Kim bu adam? Her boy uçurtma ve uçurtma ile ilgili 500 civarında malzeme… Mehmet Naci Aköz; yani sülalesinin yüz karası(!). Herkes işDevamı

(Bir mizah yazısı gibi başlamamızı ister misiniz?) ….. Soru 1: Bilin bakalım her yazımızın altında hangi kutucuklar var?.. 🙂 Soru 2: Bilin bakalım "arkadaşına tavsiye et" isimli kutucuklara dokunan insanın parmağı acır mı? 🙂 Soru 3: Bir iki tane daha Çekirge Çetin tişörtü bulsam, hatıra olarak onu kimler ister? 🙂Devamı