Hangi tohum hangi toprağa [31 Temmuz 2009 Cuma]

Otogardasın… Birilerini bir yerlere gönderiyorsun, da; kimi, nereye? “Al şu senin biletin, bu otobüse bineceksin. Şu senin biletin, şu senin ve bu da senin; sizler de şu arabalara bineceksiniz!” Dağıtım masasındasın… Askerler bir yerlere doğru yola çıkacak, senden alacakları adreslere bakarak: “Sen doğuya gideceksin, sen batıya, sen kuzeye, sen ise güneye…” “Şu sıralar ÖSS tercih […]

Adres satmak [30 Temmuz 2009 Perşembe]

Herkes bir şeyler satıyor, sabırla yetiştirerek: Buğday, mısır, pirinç; un, tuz, ekmek… Herkes bir şeyler satıyor: Koyun, inek, tavuk; et, yumurta; süt… Ve herkes bir şeyler satıyor, toplayarak dallardan veya çamurda büyüterek: Elma, kiraz, dut, ceviz, hurma, fındık; domates, lahana, dereotu… Herkes bir şeyler satıyor yontup çakarak: Kapı, sandalye, sedir… Herkes bir şeyler satıyor kesip […]

Birkaç tane pirinç [26 Temmuz 2009 Pazar]

Babam, 50’li yıllarda Paşabahçe’ye girmiş bir camcıydı. El imalat ustasıydı. Çocukluğumuz boyunca anlattıklarından biri şu “pirinç” hikâyesiydi ki; kendisi de fabrikada öğrenmişti: Almanya’nın büyük fabrikalarından birinde bazı işçiler; “israf” suçlamasıyla kendilerini işten atan patronlarını mahkemeye veriyorlar. Umdukları olmuyor, davayı kaybediyorlar. Çünkü patronları; bu işçilerin tabaklarında pirinç bıraktıklarını ispat ediyor. Ve her işçi tabağında birkaç pirinç […]

Hısn Keyfa -2- [24 Temmuz 2009 Cuma]

(Hasankeyf’e dalış keyfi!)   Dünden devam Acaba hangisi daha komik: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Demek mi, yoksa; “Karanlıkta kalıyorlarsa, cihazları çalışmıyorsa, çamaşırları yıkanamıyorsa, toprakları çatlıyorsa, ağaçları kuruyorsa, hayvanları ölüyorsa, çocukları hastalanıyorsa, içmek için taze su bulamıyorlarsa Hasankeyf’e sadakat turu yapsınlar!” demek mi? Çaresi; çıkan ve çıkacak benzeri sesleri bastırmaya çalışmak değil, y-ö-n-l-e-n-d-i-r-m-e-k-!.. Konu hazır gündemde; neden […]

Seyir Defteri – 23 Temmuz 2009 Perşembe (Karabey Karabulut düğünü)

hamza1

Karabey-Karabulut düğünü "Kara" siyah anlamında değildir hep; "büyük, çok, bol" manasına da gelir zaman zaman… İki kara bir olunca da beyaz oluyor demek ki; güzellikler yağıyor üstüne insanın. Hamza Karabey, Sabiha'sını bulmuş. Bizlere davete icabet etmek, dualara katılmak düşer… Hayırlı olsun, diyoruz tekrar 🙂 Hazret-i Mevla ne ise hayırlı olan onu versin kendilerine ve hepimize iki cihan saadeti […]

Tûba’ya YENGE :)

Onur Hamza Karabey, Tûba'mızın abisidir… Sabiha da Tûba'mızın "yengesi" oluyor. Ne zaman? 23 Temmuz Perşembe günü.. HAYIRLI OLSUN 🙂 Anne ve babalar Türkan-Şahabettin Karabulut ile Günay-Yaşar Karabey'i… Ve bütün sevenlerini tebrik ediyor, yeni evlenenlere iki cihan saadeti diliyoruz… (NOT: Düğünden fotoğraflar, sitemizin Seyir Defteri bölümündeki, Karabey-Karabulut isimli dosyaya eklendi…)

Hısn Keyfa [23 Temmuz 2009 Perşembe]

(Hasankeyf’e dalış keyfi!)   Neye, nereden bakıldığı çok önemli… Refah yükseldi, haberleşme çağ atladı, dünya küçüldü; artık uzaklarla ilgileniyoruz… Böyle bir zamanda, böylesine büyük devlet işlerinin “psikolojik” boyutunu yönetecek ve iyi çalışan ekipler olması lazım! Kadıköy’deki Hasanpaşa’nın bir yanını dağ, Kurbağalıdere’yi de Dicle suyu olarak düşünün! Bir köprü, birkaç mahalle, bir minare, işte Hasankeyf!.. Hasanpaşa meydanında, […]

Ne için ölmek? [19 Temmuz 2009 Pazar]

Cadde kenarındaki bir mezarlığın yanından geçtim. Bu kabristanın en görünen yerinde; başına bayrak dikilmiş, kenarlarına bayraklar asılmış bir “şehit” yatıyordu… Ağaçların altındaki “dilsiz” mezarlardan “biri” konuşuyor sadece. Diyor ki: “Ben, işte bu bayrak için öldüm, hayatımı bu bayrak uğruna feda ettim!” İçi sızlıyor insanın. Zaten görenler de açıyor ellerini ve inşallah cennette yeşersin diye toprağa […]

Hiroşima, ve… -2- [17 Temmuz 2009 Cuma]

1952’de ölen Josef Cugaşvilî Stalin (ismi “Yahudi oğlu” anlamına gelir) ise Lenin’in yerine, Komünist Parti’nin başına geçti. Şehirlere kendi ismini verdi, her yere heykellerini diktirdi, resimlerini astı, milleti kendine tapındırdı. Rus milletini ve hele Rusya’daki Müslümanları işkence altında inletti. Yirmisekiz sene içinde ellibeş milyon (55.000.000) insanın canına kıydı… Nedense bu isimler, şu güzel ülkemizdeki bazılarının […]