Kış geldi [31 Ekim 2010 Pazar]

Ben bir sadık mevsim aradım… Sonbahar rüzgârları koparmasın diye duygularımı. Mavi bir yazdan, ayazlara saplanmayayım diye billûr bir hançer gibi; Ben, bir sadık mevsim aradım! Son baharın ardından; Kış geldi!.. Bir sonraki bahar, kan açacak gelincik tarlasındaki tomurcuklar… Bir sonraki bahar, kelebeklerin sevgiden kanadındaki buzlar çözülmeyecek! Bal örmeyecek arılar, kuşlar şarkı söylemeyecek. Martılar sisi delmeyecek, […]

Duygu Bahçemiz (YAZAR OLAMAYACAĞIM… :'( – Y.A.Kalem)

Sen çok tatlı yazıyorsun yaa… 🙂 Küçücük gibi görünen bir ifaden, tam yerinde kullanılmış tatlı bir kelimen… Damağında bal gibi bi tat bırakıyor insanın. Senin kalemini görmüş dünya benim kalemimi n’etsin, deyip bir daha yazmayasım geliyor… Yazmayı henüz yeni yeni söken kalemimin cesareti kırılıyor 🙁 Zaten her yazdığım da senden kopya çekmiş gibi oluyor. Allah’tan, […]

Doğum günü [29 Ekim 2010 Cuma]

Doğmak; gözyaşından bir damla gibi düşmektir toprağa ve çiçekler gibi gülümsemektir hayata! Üç gün önce doğmuşum. Sabaha karşı ve Ekimin yirmialtısı imiş!.. Acı ve tatlı bilcümle cümleler, bir “nokta”dan sonra başlar! Sitemize bebeklik fotoğrafımı koydum. Tahta bir sandalyeye oturtulmuş, başında fırfırlı başlık, sarkık yanaklı bir oğlancık… Yorumlar eklendi altına; iyi, tatlı, hoş şeyler. İnsan, zamanı; […]

28.10.2010 – Bir Başarı Hikâyesi… – Mehmet Taştan / www.akyazihaber.com

Geçen hafta sizlere Çağlar Network ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapmıştım. Geçtiğimiz hafta sonu da Çağlar Network’ün düzenlemiş olduğu 2.Büyük kariyer zirvesine katıldık. Burada Çağlar Network’te Sakarya grubu olarak elde ettiğimiz başarı ile ilgili ‘’Başarı Hikâyesi’’ adlı bölümde konuşmayı bize yaptırdılar. Orada yaptığım konuşmayı sizinle de paylaşmak istedim… Network pazarlama sistemine ilgi duyanlara umarım katkısı […]

Gelecek fidanları [28 Ekim 2010 Perşembe]

Bahçenin üst kısmında kocaman bir ceviz ağacı var. Hamak buna asılı. Yazın, canı isteyen sallanıp eğlenir, dinlenip serinler… Zamanı gelince de kargalar yukarıdan, bizler aşağıdan ceviz toplarız… Rahmetli Veli Dede elleriyle dikmiş bu ağacı, belki elli sene evvel. Ölümünden beş altı sene önce ise; torunumu evlendireceğim, diyerek bahçenin bu kısmını bana sattı. O günlerde baktım […]

Duygu Bahçemiz (KUŞLAR ve ÇOCUKLAR – Hicran Seçkin)

Kuşlar ve çocuklar, birbirlerine ne de çok benziyorlar… İkisi de cıvıl cıvıl… İkisi de bugünü yaşıyor, yarından endişesiz. İkisi de bulduğunu yiyor rızık tasası çekmeden. Ve ‘yarın ne yerim’ derdine düşmeden, elini çekiyor artan rızkın üzerinden. İkisi de tûl-i emelden uzak… Kuşlar ve çocuklar… İkisi de hoplaya zıplaya. İkisi de kanatlı. Birinin bedeni, diğerinin rûhu […]

Duygu Bahçemiz (HARCANMIŞ HAYATLAR – Hicran Seçkin)

Kimi yerinde öylesine not alınmış bir yemek târifi… Kimi yerinde kalemin yazıp-yazmadığı veya rengi kontrol edilmiş. Kimi yerinde telefonda konuşan bir dalgının karalamaları; aceleyle alınmış yarım yamalak bir telefon numarası belki… Kimi yerinde okul öncesi bir veledin çiziktirmeleri. Ve yırtık… Ve bomboş kimi sayfalar… İçinde, ne olduğu bile belki anlaşılamayan birkaç not olmasına rağmen işe […]