Seyir Defteri – (Aman Allah’ım, ya bunlar doğru ise!..)

Aşağıdaki satırları sonuna kadar ancak CESARETİ OLANLAR okuyabilecek… Yazının başlığı aslında her şeyi, veya çok şeyi anlatıyor bize. Anlıyor muyuz? Kendi adıma, benzer uyarıları her okuyuşta şöyle bir titriyor ama sonra unutuyorum veya hatırlamak işime gelmiyor! Öylesine hayatımızın içine alıyoruz ki karşımıza çıkan yenilikleri… Şimdi, yorum yapmıyorum… Ama aşağıdaki satırları da okumanızı tavsiye ediyorum. Gerisi […]

Kırkambar (Miraç Kandili)

Recep ayının 27. gecesi Mirâc Gecesi’dir. Mirâc, merdiven demektir. Cebrâil aleyhisselâm gelip, Peygamber efendimizi, 52 yaşında iken, Recep ayının 27. gecesi, Mekke-i Mükerreme’de Mescid-i Haram’dan, Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya ve oradan göklere götürdü. İslâm âlimleri buyurdu ki: “Mirâc; Resûlullah uyanık hâlde iken, ruh ve mübârek bedeni ile birlikte oldu. Âyet-i kerîme ile sabit olduğundan, Mekke’den Kudüs’e […]

Duygu Bahçemiz (FARKLISIN, EVET – Hicran Seçkin)

Tadını bir defa tadan doyamıyor; evet… Ve bağlandıkça bağlanıyor; ayrılamıyor… Çünkü sen çok "ballısın". Bu salatalık acısı hayatın ve zakkum zehiri insanların arasında farkediliyorsun; elbette. Balınla, çiçeğinle-dalınla farklısın çünkü. İzbe bir mahzene dönmüş dünyadan gökyüzünün mavisine, güneşin sarısına açılan bir penceresin. Boğulmasına ramak kala yetişen oksijen tüpüsün nicelerine. "Farklısın" sen, evet. Ama farkın bu işte; […]

Onlar sevgiye muhtaç! [26 Haziran 2011 Pazar]

2011 yılındayız. Suriye sınırından gelenler var çünkü arkalarında zulüm var. Kan döken, kadın kaçıran, çocuk vuran, ihtiyar ezen zalimler var! Onlar kendilerini koruyamadıkları için göç kararı almış kimseler… Sene 622. Mekkeli Müslümanlar hicret ediyorlar. Çünkü arkalarında zulüm var. Kan döken, canlara kast eden, hürriyet hakkı vermeyen zalimler var! Onlar Sevgili Peygamberimizin izniyle, her şeylerini arkada […]

Selanik’i geri almak [24 Haziran 2011 Cuma]

Kan ve gözyaşıyla ıslandığı için ağırlaşmış olan bir koca bayrak kuruyor, kurudukça hafifliyor, hafifledikçe dalgalanıyor, dalgalandıkça kurumaya devam ediyor ve kurudukça daha da büyük bir coşkuyla dalgalanıyor!.. Peki, bu bayrağın huzur dolu gölgesini hatırlayan üç kıtadaki topraklar? Mümkün olsa kendilerini kaydıracaklar, biraz daha bize yakınlaşmak için! Yüz yıldır, ödenen; “vebal”di… Bu mübarek sancağa, her nerede […]

Yelkendeki rüzgâr [19 Haziran 2011 Pazar]

-BİR- Beliren problemlerin, kokmasın diye içine bastırıldığı tuz göllerinde kayıkçı olmakla; yerkürenin bütün fırtınalarına göğüs germek pahasına engin denizlere açılmayı göze alan kaptan olmak bambaşka şeyler! Güçlükler; cesuru korkaktan, adamı çocuktan ayırıyor. Kahramanlar; büyük mücadelelerde belli oluyor. Vaatlerinin değil, “ne yaptığının” tarihi yazılıyor ve senden “bunu ne için yaptığının” hesabı soruluyor… Şartlar; kahramanları daha da […]