Aşı!.. (Türk’ün ölümle toslaşma hakkı) [20 Kasım 2009 Cuma]


 
Bu millet, elindeki her şeyini dostlarıyla paylaşmayı bildiği gibi; zorla alınmak istenen her şeyini de geri almayı bildi!
Şimdi de sanki bir enteresan “kurtuluş savaşı” daha veriliyor.
Kime karşı?
Virüsü, aşıyı ve aşı satıcıyı birlikte üreten bir dev sektöre karşı!..

“Zor anlamakla” itham edilebilecek kadar iyi niyetli, hoşgörülüdür bu millet. Fakat ayağa kalktığı zaman da onu ancak ölüm indirebiliyor yere!

Bunun en çarpıcı örneği; başkent İstanbul’da yaşanmıştı.
Düşman, sokaklarda devriye geziyor fakat millet “bir şey olmaz” diyerek işine devam ediyordu.
Sonunda uyandırıldı bu millet ve ayağa kalkıp Kurtuluş Savaşını verdi…
Sonra gene uyandı ve Kurtuluş Savaşımızdan siyaset yapanlardan kurtuluş savaşı verdi… Sonra gene uyandı ve kendisini Sovyet sosyalizminin dişleri arasına atmaya çalışanlardan kurtuluş savaşı verdi… Ve hatta daha sonra gene uyandı, peklik olmuş gibi ıkınan oturma uzmanlarından kurtuluş savaşı verdi!..

Ya şimdi?..
Dediler ki; aşımızı olmazsan ölürsün!
O zaman da şöyle dedi bu millet:
"Senin korkunla ölmektense maraz okuyla vurulurum! Senin kapaman olmaktansa ecele gelin giderim!.."

İşte şimdi kimse aşı olmuyor!
Sanki bir kurtuluş savaşı daha veriliyor, “ölümle toslaşma” pahasına ki cihâna derstir!
Dünya aşı için birbirini ezerken, bize dayatılan aşılar depolarda bekliyor!..
Diyor ki insanlar; üç gün alnıma sirkeli bez koyar, beş gün yatar, iki hafta öksürürüm ama senin zorunla domuz gribi aşısı olmam!

Özeti şudur:
Bu millet, özgürlüğünü çalmak isteyenlere karşı her zaman kurtuluş savaşı verdi ve belli ki her zaman verecek!..

Vicdan sahibi tıp adamları da bir gün (Yaşadığımız grip salgınının toprağa soktuğu gerçek insan sayısını… Ve öldü denenlerden de kaç tanesinde, zaten bağışıklık yetmezliği ve müzmin hastalıkların var olduğunu) açıklayacak!..

Stop
Muammer Erkul
20 Kasım 2009 Cuma