Köprü    Azgın bir nehrin üzerine, hem de kendi iradesi haricinde “kurulmuş” olan derme  çatma, zayıf köprünün; “Bana gelin. Bu yana gelin… Kurtulmak isteyen beni bulsun, beni sevsin… Ve yolu benden geçsin!” Demesi nasıl gurur olur?.. Ardında “hürriyet” olduğunu bilen bir köprünün, yapması gereken de zaten bu değil midir?Devamı

  Sedefadası’nda otopazarı neden yok?  Bu yazıyı, bu yazıyı okuyanların ana-babalarının da okumuş olmasını ne kadar  isterdim. Veya hiçbir ana-babanın, yeni katladığı gazetedeki bu yazıyı kendi evladına  okutabilmek için “bir kurnazlık” düşünmek zorunda kalmamasını! Bu yazıyı bütün ana, baba ve evlatların aynı anda okumaya başlamış ve aynı  düşüncelerle bitirmiş olmalarınıDevamı

  Sen olmadan Sen olmasan! Sen olmadan, ben ne olurum; Sen olmadan?.. Adresi olmayan bir mektup gibi yorulmaz mıyım bütün zamanların ve bütün  mekanların içinde?.. Sahili bulamayan minik bir dalga gibi kolum kanadım düşmez mi ummanlarda? Ve rüyalardaki parmak izlerini aramaz mıyım herkesin bildiği dünyada! Ve sen olmasan… Sen olmasanDevamı

Sen yoksun ki aslında Hadi… Söyle bana; Sen nesin? İfade et “tutabildiğin sen”i… Zor, değil mi? Bence de zor! Sen yoksun ki aslında; gideceğin yer var! Duyamadım, söylemiş miydin “ne” olduğunu? Geç hadi bir kalem, geç… Ne olduğun önemli değil. Peki ya “kim” olduğun? O da “varmış olduğun yer” ileDevamı

  Şiir tadında    İyisiniz, değil mi?.. “Şiir tadında” geçiyor, değil mi bayramınız?.. Mutluluğun; bir  kedinin “hiçbir zaman yakalayamadığı kuyruğu” değil… Onu “her an takip eden kuyruğu” olduğunun farkındasınız, değil mi? Sizi seviyorum… Seni de seviyorum. Hele seni!.. “Sen” de kim mi?.. Sen işte; Sen! Siz şiir tadında geçiriyorken bayramınızı…Devamı

  Yağmur    Vâreden’in adıyla insanlığa inen Nûr Bir gece yansıyınca kerte Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından Rahmet vâdilerinden boşanır âb-ı hayat En müstesna doğuşa hâmiledir kâinat Yıllardır bozbulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş daDevamı

  Yahut Prof. White?..    0-212- 523 45 56 0-212- 525 59 79 Bunlar burda dursun… Ne olduğunu merak edenler sabretsin; iyi tarafıma gelirse  birazdan söylerim! Bugün beyni olan herkesi ilgilendiren bir konudan bahsedeceğim sizlere; yani BEYİNden… Ebru Gündeş fıkır fıkır, kıpır kıpır karşımızdayken birdenbire gözleri şööyle kayıp, sanki bedeninden canıDevamı

  Bütün çikolatalar biter…    Kadir Gecesi olarak ihya etmeye gayret ettiğimiz Pazartesiyi Salıya bağlayan  gece, hakikaten Kadir Gecesi idi galiba. Bu zanda olanlardan düşüncemi  kuvvetlendiren mesajlar da aldım… Rüzgar kesilmişti, yağış durmuştu… Ortalık sükunet içerisindeydi. Karşımızdaki yirmi katlı apartmanın zemin kat balkonunun altında yuvalanmış  olan büyüklü küçüklü yarım düzineDevamı

     Mircem’le Mircam    Bugün size bir “DEYİM”den bahsedeceğim. Hem de YEPYENİ bir deyimden… Üstelik, binyılın şu ilk günlerinden itibaren de edebiyatımızda, dilimizde ve dünya lisanlarında yerini alacağına inandığım bir deyimden. Deyim, küçük sözlüklerde şöyle izah ediliyor: “En az iki kelimeden meydana  gelme, bir hikayeye veya bir ünlü sözeDevamı

    Su gibi Şimdi sen “su” olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok,  tükenmez… İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi  olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın… Unutma; Daha çok bağırdığındaDevamı