Basit bir iyilik hikâyesi

 

Uzaktan bize atılmış toplara, elimizdeki beysbol odunuyla vurarak tekrar bizden uzaklara fırlatan oyunculara dönmedik mi?

Çok ama çok meşgulüz…

Fakat; neydi bize atılan, pek hatırlamıyoruz!

Neydi okuduğumuzdan hatırımızda kalan, pek emin değiliz.

Bizim fırlattığımız top nereye gitti, bilmiyoruz!

Çünkü çok meşgulüz.

* **

Daha çok bir ve beraber olmamız, yaptığımız iyi işleri, güzel şeyleri daha fazla birbirimize duyurmamız lazım galiba.

Önce bizim, hatta hepimizin, daha fazla morale, daha yüksek motivasyona ihtiyacımız var.

Şu cümle değil mi aslında açlığını-susuzluğunu çektiğimiz:

“Sen, benim umurumdasın ve lütfen ben de senin umurunda olayım. Çünkü bundan başka çaremiz yok!”

Fakîr, yani Muammer Erkul, burada ve her yerde görmek isterim ki; benim kardeşlerim, benim abilerim-ablalarım memnuniyet verici çok işler yapmışlar ve halen yapmaya devam etmekteler.

***

Genellikle şunu diyorum veya böyle düşünmeye alıştık:

Şimdi bunu söylemenin ne faydası var ki, zaten aynısını herkes her zaman yapıyor.

Galiba tam burada yanılıyoruz.

Belki şu (yani herkesin, hepimizin yaptığı veya yapabileceği ama anlatmaya üşendiği, fakat böylece de başkalarına iyi örnek olamadığı) birkaç cümleyi “okumak bile” hepimizi çok mutlu ederdi:

***

Bugün yolda giderken, bastonla yürümeye çalışan bir ihtiyar gördüm. Yaklaştım, selam verdim.

Durdu…

Yüzüme baktı…

Benim “kim” olduğumu tanımaya çalışarak; “ve aleykümselam” dedi. Ben ona gülümsedim;

“Yardıma ihtiyacınız var mı, kolunuza girmemi ister misiniz?” dedim.

Dudakları titredi… Buğulanan gözlerini gözlerime dikti. Titreyen sesiyle dedi ki:

“Evlat, Allah senden razı olsun.

Bana öyle bir güç verdin, öyle yardım ettin ki bu bana aylarca yeter…

Yıllardır bu sitede yaşıyorum. Her gün bu yoldan mescide gider gelirim. Senin gibi davranan biri, ilk defa bana rastladı. Tükendiniz sanmaya başlamıştım. Az daha umudum tükenecekti!

Allah ne muradın varsa versin.”

***

Bu okuduğunuz…

..hepimizin yaptığı ve zaten yapmamız gereken bir hareket değil mi?

İyi ama, öyleyse neden anlatıp başkalarına örnek olmayalım, neden anlatıp birbirimize moral olmayalım, neden ardımızdan gelenlere yol açıcı olmayalım?

Emin olun ki şu basit yani saf, temiz, berrak, karışıksız, katışıksız böyle bir selamlaşma hikâyesi bile her gün konuştuğumuz (veya konuşulan) sayısız lakırdıdan çok daha yararlı ve ufuk açıcıdır.

Öyle değil mi?

 

Muammer Erkul 06.07.2019

 

3 yorum

  1. Tek kelimeyle HARİKA 👍👏💖

  2. Öyle, kesinlikle öyle.
    Okumadığı söyleniyor yeni neslin ve hepimizin. Fakat okuyoruz aslında ve okuyor yeni nesiller de. Okumasalar eğer, bunca kötülüğü nereden öğrenecekler ki?!
    O halde böylesi güzellikler de yazılmalı, anlatılmalı… Elbet nasiplileri vardır zira…
    Sevgiler, selamlar efendim❤️

  3. Merhaba Muammer Abı tanıdığımız veya tanımadığımız yaşlılara yardım etmeliyiz. Onlardan dua almalıyız her zaman her İnsan genelde yaşlanır selam vermek, güler yüzlü olmak, yardım etmek, teselli etmek, moral vermek çok sevaptır bende her zaman Yaşlılara saydığım her şeyi yapıyorum ve yapmaya çalışıyorum . Selamlar , Saygılar Sevgiler Muammer Abı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir