Boş olmayan kutu [03 Ocak 2010 Pazar]

(Bu hikâyeciği daha önce de yayınlamış olabilirim…
Ama hem aradan uzun zaman geçtiği, hem de sabah sabah HEPİMİZE İYİ GELECEĞİNİ düşündüğüm için sizlere yeniden aktarıyorum…)

…..

Babası, pahalı bir hediyelik kaplama kâğıdını ziyan ettiği için kızını azarlamıştı.
Çünkü minik kız, altın yaldızlı koskocaman tabakayı; ufak bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı…

Ama kızı, bu özel sabahın erken bir saatinde, kendi elleriyle hazırlamış olduğu paketi getirip;
“BU SENİN İÇİN BABACIĞIM…” Dediğinde çok üzüldü adam.
Acaba lüzumundan fazla mı tepki göstermişti?
Belki de…
Akşam söylemiş olduklarından UTANARAK, altın yaldızlı kâğıt ile sarılmış paketi açtı…

Ama şimdi…
Yeniden öfkelenmişti…
Çünkü; KUTUNUN İÇİ BOMBOŞTU!..

Tekrar bağırdı kızına;
“Birisine bir hediye verdiğin zaman…
Kutunun içinde…
Bir şey olması lazım hanımefendi!..
Bunu da mı bilmiyorsun?..”

Küçük kız, yaş dolan üzgün gözleriyle onun suratına bakarak;
“Ama…
O kutu…
BOŞ DEĞİL Kİ BABA” dedi…
“Görmüyor musun;
içini ÖPÜCÜKLERİMLE DOLDURMUŞTUM!..”

Baba şimdi öyle fena olmuştu ki; koşup kızına sarıldı, beraberce ağlamaya başladılar…
Ve adam, kızının hediyesi olan o altın renkli kutuyu ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR YATAĞININ BAŞUCUNDA sakladı…
Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse; bu MUHTEŞEM KUTUYU açmaya…
Ve minik kızının SEVGİYLE İÇİNE DOLDURDUĞU öpücüklerden birini çıkarmaya başladı!..

Aslında bütün anne ve babalara kendi çocukları; sevgi ve öpücükle doldurdukları birer altın kutu vermişlerdir…
….
Bir kimse…
Bütün hayatı boyunca…
KENDİ ÇOCUĞUNUN SEVGİ VE ÖPÜCÜKLERİNDEN daha değerli kaç hediyeye sahip olabilir ki?..

Stop
Muammer Erkul
03 Ocak 2010 Pazar

 

2 yorum

  1. Hiç bir şeye. Ve dünyada hiç bir şey insanın yavrusundan daha değerli olamaz… Allah herkesin kuzularını korusun, bizimkileri de. AMİN.

  2. Çocuklarımız yaşama sevincimiz iki altın bir gümüş Ayşeinci, Dürdanedeniz ve Saliherkan Beni Dünyaya bağlayan üç neden üç menekşe…
    Menekşe mendilim yere düşe bizden size kim düşe…
    Çocukluğumu özlüyorum çocukluğumu çocuklarımın hasretiyle paylaşıyorum. Şimdi çelik çomak oyunu yok… Yok şimdi eski oyunlar yok… Yokluğun içimde paslı bir hançer, üşüyorum, kapatma gözlerini…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir