Kibone’M [30.08.2013]

Her gönül, fetih bekleyen bir İstanbul olduğu gibi; her sayfa da bir Malazgirt Ovası’dır. Tuşlarla vuruştukça, birer birer harfleri düşürdükçe üstüne, kâğıt senin rengine döner… Bir şekilde bu noktaya gelmişsen, artık yalnızlığın/noksanlığın mazeretin olamaz. Geri dönemezsin. Bir meydanın orta yerinde, ortasından biçilmiş insanlar arasında, bilirsin ki; yok olup gitmek veya doğrulup güçlenmek senin tercihindir. Dersin […]

Sen, inanılmazsın! [23.08.2013]

  Dünyanın en basit, en anlaşılır hesabını yapacağım size, fakat şu sorunun ardından: Emeklilik yaşındaki insanlarımız aynı zamanda 500’er de kitap okumuş olsalardı… Şu güzel ülkemiz acaba nasıl bir olgunluk seviyesinde olurdu? Yahut siz, çevrenizde toplam 500 kitap okumuş kimleri tanıyorsunuz? Minicik bir soru daha sorayım mı: İsteseniz, bir günde beş sayfa kitap okuyabilir misiniz? […]

Suriye Düğümü [09.08.2013]

  (M. Necati Özfatura büyüğümüzün, Divanyolu Kitapları’ndan çıkan “Suriye Düğümü” isimli eserinin önsözüdür.) Yürürken ayağını çarpsan, canın acısa; öbür ayağın veya diğer organların da elbette ızdırap çekiyor. Çünkü acıyan “bütünün” canıdır! Şimdi, yürürken şiddetle çarpılmış ve kanaması ağır olan ayağımız, Suriye’dir. Suriye; bizim parçamızdır, Anadolu’muzun devamıdır. Canımız onun için acıyor. Orta Doğu, kurtların koyunları paraladığı […]

Ramazan kuzularına… -12- [26 Temmuz 2013 Cuma]

Çok sevilen kalbe konur, kalpte taşınır; kalbe sığar. Sevilenle ilgili şeyler de sevilir. Çünkü onun, simgeleri de sevgilidir. Örnek olarak; bayrağını sallamak, temsil ettiği ülkeyi yüceltmektir. “Suret asıl gibidir” derler sevgili kuzum. Yani senin fotoğrafın “sanki sen” hükmündedir. Bir bayrağı yakmak ülkesine, fotoğrafını karalamak sahibine hakaret olur. Sevilenin kendisi gibi, sureti yani görüntüsü de yere […]

Ramazan kuzularına… -11- [19 Temmuz 2013 Cuma]

İbadet nedir? Elbette “emredileni” yapmaktır… Peki kolay mıdır bu? Hayıır, hiç de kolay değildir! Yok yok, herhangi bir ibadetin zor olduğunu söylemedim. Kolay olmayan; herhangi bir ibadeti “ibadet olduğu için” yapmaktır! Bak şimdi, burayı iyi anlamanı istiyorum: İnsan emir almak istemez. Bunun yerine, emredilmiş olan şeyden çok daha zor bile olsa, emir olmayan şeyleri yapmayı […]