Memleketin bir köşesinde, kendi dertleriyle kıvranmakta olan insanların karşısına bir gün ordu halinde çıkıveriyor gazeteciler; teypleriyle, fotoğraf makineleriyle, kameralarıyla… Büyümüş gözleriyle incelerken onları çocuklar, kadınlar ise başörtülerinin uçlarını çekmeye çalışıyorlar yüzlerine… Ve, zavallı adamlar; babalar, abiler, amcalar, dedeler “löngürt” diye sorulan aykırı soruların önünde terleyip duruyorlar… Kendine “gazeteci” denenlerin gözleri;Devamı

Varsın ya… Bunu bilmek ne güzel. Sevgine, sevdiğine, seviyor olduğuna güvenebilmek çok güzel… “Yoksun” sanmak ne kötü!.. Hani bazen ille de, ille de sesini duymak isterim… Belki hoşlanırsın, belki de sıkılırsın bundan, ama elimde değil; işte onlar, öyle zannedişlerimi, yani “sanki yoksun” sanışlarımı susturmak içindir… Yani… Senin; “benim uydurduğum birDevamı

Kafama takılır bazı çengeller, bir adım bile atamaz olurum… Öğrenecek kimse bulamazsam, en azından soracak birini ararım. Soracak birini de bulamazsam, öylece, boşluğa konuşurum; “Dün harıl harıl çalışan bu adamın kanında ne değişti de, bugün burda böyle hareketsiz yatıyor?.. Ne olmuş, ne değişmiş, ne eksilmiş, ne çoğalmış kanında?..” Cevap; yok!..Devamı

İkisi de gıdadır… Fakat, bal peteğine turşu basılmaz!.. Maddeleri aynı bile olsa; Elmas kutusuna kömür konulmaz! Sevmek için yaratılmış insanın kalbi. Sevmek için, ama; bir kişiyi sevmek için yaratılmış. Anlamak lazım!.. Sevmek vaar, sevmek var!.. Leğene oturmuş cıbıl oğlanlar ellerini çırpıp etrafa su sıçrattıkça, yüzdüklerini sanır ya… İşte, sanki, onlaraDevamı

Tekrar tekrar söyledik ya; sözümü tutmuş adamcağız. Kurbanını saksıda kesmeye çalışmamış. Peki ne yapmış? Banyoda kesmeye çalışmış! Haydaaa!.. Kimse görmesin diye gecenin köründe getirmiş zavallı hayvanı apartmana. Saat 03 sularında karanlık merdivenlerde yankılanan hicranlı bir ses: “-Bbbeee eee ee!..” Eyvah! Şimdi bunun ağzını bağlasa, olmaz. Gün doğmadan kesse, o hiçDevamı

İstenildiği kadar düzenlemeler yapılsın, bu iş öyle herkesin harcı değil… Özellikle de şehirlerde yaşayan dostların her sene kafasını kurcalar bu soru. Halbuki biz, her sene söyler söyler dururuz… Kurban işini ne yapacağız?.. Hakikaten yahu, şu kurban işini ne yapacağız? Nerden alacağız? Nasıl ve neye göre pazarlık yapacağız?..   Aldık diyelim,Devamı

Her çerçeve bir resim bekliyor! Kaç resim var elinde, çerçevesiyle buluşmayı bekleyen?   Petekler doluyor… Arılar çiçekten çiçeğe dolaşmakta… Kaç petekte kokun var?..   Her kalpte bazı isimler yazılı olacak… Kaç kalbin duvarlarındasın?   Görmek için, bakmak lazım; Süzülenlere de, savrulanlara da! Bu gök, gök olduğundan beri; göğsüne asılan kaçDevamı