Sen doğruya devam et!.. Tı si karay pravoto; yani “şartlar ne olursa olsun, asla doğruluktan ayrılma!” Büyükler de buyuruyor ya; en büyük keramet istikamettir! Tı si karay pravoto; Pomakça bir ifade. “Arda’dan Anadolu’ya” isimli kitapta rastladım. Çok Pomak gördüm ama onları anlatan böyle güzel bir kitap görmemiştim. Okumanızı ve rastladığınızDevamı

Ezberlerimizden biri de “aman sesini çıkarma, barışçı ol” acayipliğiydi. Barışı yapanın; gücü olanlar, dik duranlar olduğunu anladık sonra. “Yurtta sulh cihanda sulh” vecizesini çoktan ezberlemiştik. Ama bir gün önümdeki atlasta bambaşka şeyler gördüm. Şaşkınlık içindeydim çünkü bütün komşularımızın ya sınırları veya rejimleri değişmişti! İşte o zamansa; “kış gelmesin diye” duaDevamı

Atatürk; “Yurtta sulh cihanda sulh” demişti ama Mustafa Kemal üç kıtada çarpışmış bir askerdi! Sonrakiler “iman belletir gibi” ezberlettiler bunu! İkinci adam eşittir (hâlâ tartışılan) Lozan Barışı, Üçüncü Adam eşittir barış güvercini! Her resmine zımbalanmış o kuşu görerek geçti çocukluğumuz ki hatta o hayvanın, ayağından bir iple Ecevit’in boynuna bağlıDevamı

Söyleyeceğim ne zamandır, ama nasıl diyeceğimi bulamıyorum. Sonunda dedim ki kendi kendime: Yahu ne düşünüyorsun, söyle gitsin! Belki de tam şu anda birisi hayır yapmak istiyordur da, nereye yapacağını bilemiyordur. Ve tam da şu anda o kişi, bu fakîrin köşeciğini okuyordur! Olmaz mı yani? Belki de olur, kim bilir… EDevamı

Konuşmak; bir bilyeli arabayla yokuş aşağı kaymaktır! Zeminin düzlüğüne, yokuşun meyline göre hızlanır araba ve önüne engel çıktıkça bir yana kaçmaya çalışır! Bilyeli arabalar genelde tek kişiliktir, çünkü hemen herkes dört tane bilyeli (rulman) bulmuş, bunları iki odunun iki ucuna takmış… Oturabilmek için dingillerin üstüne koyduğu tahtayı ise arkadan ikiDevamı

 27 Ocak 1299’a…                             Büyük İskender Makedonya’dan çıktı; Tuna’dan Nil Nehrine ve Hindistan’a kadar yayılan öyle bir imparatorluk kurdu ki, sevenleri 2332 yıldır hâlâ bu fetihlerle avunurlar. Bu imparatorluğun ömrü kaç yıldı biliyor musunuz? 13 yıl!.. Hun Türklerinin Avrupa’ya da diz çöktüren, en bilinen hükümdarı (395 doğumlu) Attila’dır. 434’te kurduğu imparatorlukDevamı

Jeton düştü ansızın: Karne günü demek; “kâr ne” günü demektir! Öyle ya; bu kadar gittin geldin de yolunda, bu kadar durdun çatısının altında; yazdın, çizdin, dinledin şu okulda… Şimdi görme vaktidir; neyi anladığının ne kadar öğrendiğinin… Yani bu kadar zaman verdin de iyi mi ettiin, kötü mü? Kâr mı ettiin,Devamı

Bir meseleyi izah etmek için, Ahmet abi mesaj yazmış, diyor ki: “Hizmette tiraj, viraj, sınır ve sinir yoktur.” Alacağımı aldım ve anlayacağımı anladım… Bunun hemen üstüne bir de hatıra gördüm. Bir kitaptan aktarılmıştı. O da yine hizmet konusunda önemli dersler veriyordu. Aynen şöyleydi: Hizmette mütevazı olma ölçüsü örneği. Bir günDevamı

İsmimizle erişilen web sayfasını, geçen yıl 19 Ocakta başlatmıştık. Yayınlanmış yazı ve çizgilerimizi toplamaktı gayemiz. Gazetede 99 sonrasında çıkan yazıların çoğunu, onun haricindekilerin de henüz çok küçük bir kısmını koyabildik. Bir yandan bu “toplama” işi devam ederken; köşemize uymayan yazıları siteye koymaya, bazı güncel olayları yorumlamaya başladık. Bu arada yazışmalar,Devamı

Bende takıntı başladı; "cuma vaazından geliyorum" diyen hanım görsem, neler dinlediğini soruyorum. Dün de ablama sordum; "Kur’andan anlattı biri, dedi. Hatta seslerin kaybolmadığını… Gök tabakalarından birinde toplanan sesleri bilim adamlarının da bulduğunu… Hazret-i Ali efendimizin sesinin diğerlerinden ayrıldığını, anlattı" dedi… Siz de rastlarsınız mutlaka. Aslında söz şu: "Aranızda dinsiz miDevamı

Dokunamıyorum sana… Fakat, sen bana dokunuyorsun! Dursam durulamayacak, kaçsam kaçılamayacak haldeyim senden! Üşüyorum… İçim daha çok savruluyor dışımdan ve dışım içimden fazla savruluyor; Senden, sana doğru… Soğuk esen rüzgârlar gibisin şimdi… İçim üşüyor varlığınla! Oysa, ne ayaz geceleri ısıtmıştım hayalinle ben! Kara bir kıştı. Siyah bir paltoya sarılmıştım nehrin üstündekiDevamı

Çoğu kimse, kendisinden uzaklarda çarpan bir yürek için; ne kadar umut, ne kadar çok yaşama sevinci olabileceğinin farkında bile değildir! Taze bir fidandı kendisi; ama onlarca kuş konmuştu dallarına, civil civil civil ötüşüyorlardı… Onları duyunca, sanki ayaklarından saplanmış gibi oldu o toprağa… Kıpırdamaya bile korktu, ürkütmemek için serçelerini! Sabrı vardı, heyecanıDevamı

Yazarlık yaptığımı sansanız da; benim mesleğim televizyon seyretmek!.. Hayranı olduğum televizyonsuz kimseler hariç, herkese sormak lazım; “televizyon seyretmek işi” günde kaç saatlerini alıyor? Dürüst olalım, itiraf edelim: Her gün televizyonun açık durduğu saatin onda birini; misal ki sadece 20 sayfa okusak; 10 günde 200 ve 30 günde 600 sayfa bitirirdik.Devamı

(Çok daha uzun süre hayatta kalmanın sırrını gerçekten fark ettim galiba! Bunu size de söylememi ister miydiniz?) Bir ölümcül hastaya; “sağlıkla geçireceğin altı ayın olsa ne yapardın” diye sorulsa cevabı ne olurdu?.. Bu bilmeceden de kolayı şu: Allah göstermesin, ama varsayalım ölümcül hastalığı olan sizsiniz! Ve son anda, sanki bir ikramiyeDevamı

Seyirci dolu arenanın ortasında şaşkın adamlar, korkmuş kadınlar, ağlaşan çocuklar… Ansızın fırlayarak bunlara saldıran vahşi aslan, kaplanlar… Bu hayvanların; her bir masumun kolunu bacağını ayrı köşelere fırlatışlarında, tribünlerden; “vahşet buu, olamaaz” manasında yükselen uğultular, parmak arasından bakmalar!.. -Kahrol, pis aslan; bir çocuk böyle mi öldürülür? Seni lanetliyoruz, artık kan görmeye dayanamıyoruz!..Devamı

Kocaman bir tepsi içinde börek yapardı bazen annem… Sonra bunu dilimlere böler, her birimize birer parça verirdi. “Dikkat ederseniz, yanmazsınız!” derdi… Fırından yeni çıkmış, içinden buharlar tüten dilimimize dilimizi değdirir; yanmamaya dikkat ederek ısırmaya, çiğnemeye, yutmaya çalışırdık. Yine büyük bir tasın içinde karıştırılmış köpük köpük ayran veya mis gibi hoşafDevamı

Batımızdakilere benzemek için bu hafta HİNDİ yedi çoğu kimse. Kurban Bayramında yırtınanlarda ses yok! Sorsan, HİNDİLİ sofralardan, çakır kafa; “zaten bu HİNDİLERİ Hıristiyanların Noel bayramında yemek için yetiştirdiler” diyecekler! Peki o inek ve koyunları, sizler Müslümanların Kurban Bayramı’nda konuşasınız diye mi yetiştirmişlerdi? Söz hindiden açıldı: Bizler maalesef “Hindi Cumhuriyeti” çocuklarıyız.Devamı

Günaydın… Bugün yeni bir gün ve ben sana günaydın diyerek; aydınlık bir gün, huzurlu, sağlıklı, güzel bir gün dilerim… Bir günaydınla ve bir selamla ve iyi temennilerle gönlünü almak isterim ve bunu, günlerin başlangıcı olan bütün sabahlarda yapmaya çalışırım… Çünkü bu sabah yeni bir gün başlamıştır. Bu başlayan gün bizlerDevamı