Duygu Bahçemiz (BİR ‘SEVEN’ TAHLİLİ – Hicran Seçkin)

Ardından sevdiğinin yanıp yıkılmasını isteyen…
Ve hatta bekleyen bir seven, nasıl bir sevendir?..
Sevenin müsveddesi dahi olabilir mi?
Seven sevdiğinin yanıp yakılmasını ve hatta yıkılmasını isteyebilir mi/bekleyebilir mi, velev ki kendi ardından bile olsa?..
Sevdiğinin sevgili varlığına toz konmasını, zerre halel gelmesini, gönlüne zerre hüzün düşmesini isteyebilir mi; kendi uğruna da olsa?..
Seven sevdiğinin her daim sultanlar gibi hoş tutulmasını ve hoşça kalmasını… Saçının bir tek teline zarar geleceğine kendi canının feda olmasını dilemez mi?..
Yoksa nasıl "seven" olur onun adı?
Nasıl sevdiğini söyleyebilir utanmadan ve hiç yüzü kızarmadan?..
Hele de sevilen dünyalar güzeli hakiki bir sevgiliyse…
Seven mi şanslıdır sevilen mi?..
Kendini sevdiği için bir şans olarak gören ‘bir sevdiğini söyleyen’, nasıl "seven" olabilir?..
Üstelik… Hele hele bir de bu sevgi sevilenden geliyor idiyse zaten…
Şans nedir ve kimdir?
Ve kim şanslıdır?..
Kim kime şanstır aslında?..

Hicran Seçkin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir