Duygu Bahçemiz (KALEMİN CİNSİYETİ(!) – Hicran Seçkin)

 

…Olur mu?

Veya cinsiyeti varsa, bu kalem "kalem" olur mu?..

Yani bir kalem yazdıklarıyla;
"Ben kadınııım…"
Veya;
"Ben erkeğiiim…" diye bağırıyorsa…

Yeri geldiğinde ipince bir tığ olup, en zarif dantelleri koyamıyorsa ortaya…

Bir başka yeri geldiğinde ise, keskin bir kılınç olup tek vuruşla uçuramıyorsa icâbeden kelleleri!
O şey "kalem" olur mu?
Ve yazdıkları "kelâm" olur mu?..

(Tığ sadece tığdır, kılınç sadece kılınç.
Ama insan; hepsi…
Kalemi insan tutar.
İnsan, insanı yazar…)

Yazacakları kendisini tutan parmakların sahibinden ibaretse…
Mürekkebi, bu sahibin nâkıs varlığıysa sadece…
Kaç gün yazar?
Kim, kaç gün okur?

Basit bir tükenmez kalem bile yedi renk yazabilirken, insan tek renk mi yazar?
"Kalıp" tek şeydir, kalem değil…

Kalem çok şey demek;
Bir kadın veya erkekten çok daha fazla şey demek.
Kalem bir insan demek.
İnsan ise, âlem-i sagîr…

Kalemde cinsiyet aranmaz.
Kalem kalem ise, cinsiyeti olmaz;
Onu tutan ister narin bir kadın eli olsun, isterse güçlü bir erkek eli…

Kalem âlemi yazar.
Kalem, kendisinde âlemdeki herşeyden bir nümûne taşıyan "insanı" yazar…

Hicran Seçkin

 

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir