Duygu Bahçesi (ELİNDEN BESLENEN KUŞLARDIK – Hicran Seçkin)


                              (Öğretmen Güzeli Muammer Erkul abimize ithâfen…)


Elinden beslenen kuşlardık…

Kimi, kim bilir nereye giderken farketmiş…
Kimi, rızık için yola çıkmışken rastlamış ve rızkı bilmiş…
Kimi farketmesine rağmen, şüpheci gel-gitlerden sonra ancak gelebilmiş…
Kimi ürkek ve çekingen, yavaşça süzülmüş… Kısa sürede yumulmuş!
Kimi âşina adımlarla koşup gelmiş…

Elinden beslenen kuşlardık…
Kimi, biraz tatmış… Tadına doyamamış. Velâkin bilmem hangi sebeplerle, kanına karışmış tadınla birlikte çekip gitmiş…
Kimi küsmüş kendince. Dalları altında beslendikleri ağacın yaprakları arasına gizlenmiş. Fakat biraz sonra, nasıl olduğunu kendi de anlayamadan, kendini avucunda bulmuş…
Kimi ne zannetmiiiş, ne bulmuş…
Kimi de zannettiğiyle kalmış…



Elinden beslenen kuşlardık…
 
Bazen vakitsizlikten aceleyle tıkınıp, kaçan!
Bazen, aheste yiyen çocuklar gibi sallandıkça sallanan!
Bazen yemin konmadığını farketmeyip (ya da inanmak istemeyip) boş avucuna gaga çalan…
..Canını acıtan; istemeden de olsa…
Bazen izdihama sebep olan.
Bazen, istenmeyen şeyler de bırakabilen!

Elinden beslenen kuşlardık…
 
Bazen omuzlarında pinekleyen.
Belki bazen sıkıntı veren…
Bazen seni yoracak kadar cıvıltılı,
Bazen endişelendirecek kadar suskun.
Her hâlükârda vurgun…

Elinden beslenen kuşlardık…

Belki bazen kaprisiyle can sıkan.
Belki bazen nazıyla âşık usandıran.
Bazen papatyalarca kanaatkâr…
Bazen serçelerce cüretkâr…
..Tâ tepene konan!
 
Elinden beslenen kuşlardık,
Hepsinin de gönlünde bambaşka bir yeri olan…
 
Hicran Seçkin

5 yorum

  1. Çok beğenerek okudum Hicrancım.

    Başarılarının devamını dileyerek, tebriklerimi bırakıyorum…
    Hayırlı seneler temennilerimle…

    Sultan Yürük

  2. Çok teşekkür ederim Sultan Ablacığım. Size de hayırlı seneler olsun.
    …..

    Ne zamandır aklımdaydı, yazmak bugüne kısmetmiş.
    Yazının arasındanki kalpçikler “sana (senin yazılarına) özel” işaretlerdi abiciğim. Senin yazılarında gördük ilk defa.
    (Hatta bir süre önce Türkiye Gazetesinde Ahmet Sağırlı’nın yazılarının arasına -sanırım sehven- konmuştu ‘senin kalplerin’. Onun yazılarının konusu da son derece farklı olduğu için hem yadırgamış, hem de gülmüştük :))

    Şimdi bizim hatıralarımızın ve yazılarımızın arasına o, içi muhabbet dolu kalpçiklerini, “kıyabilip” koyduğunu görünce hem sevinmiştim, hem de teşekkür etmek istemiştim. (Sanki, kendine has özel bir eşyanı bizim için kullanmışsın gibi hissetmiştim.)

    Çok teşekkür ediyorum, sana özel, senin remzin olan kalpçiklerini yazılarımızın arasına koyduğun için.

    HİCRAN SEÇKİN

  3. İtiraf ediyorum. Hemen hemen siteye girdiğim her seferinde okumaya çalışıyorum bu yazını… Hicran Seçkin; bir yazı bu kadar mı ‘hakkı’ verilerek yazılabilir?

    Süleyman Eldeniz

  4. Emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık sevgili Hicran…
    Manidar bir yazi olmus, büyük bir beğeniyle okuduğumu itiraf etmeliyim…

    GüLKIZI

  5. Çok teşekkür ederim sevgili Süleyman Eldeniz ve sevgili GüLKIZI 🙂

    Hicran Seçkin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir