Edep, ya hu!.. [24 Mayıs 2013 Cuma]


 

Merkebî vîlemih, yelle siyâc’ül
Mürekkeb atmeha, halbi si yecül.
Intûrâb inâbatn yi’mûhn güyân gûyl
Gusn ğussa bî’llemih, şecvâ bülûb’ül.


9 Mayıs 1429 günü yazılmış bu dörtlüğü ben ancak şöyle açıklayabilirim:

“Eşek, mektubu da önündeki samanlarla birlikte yer…
Çünkü mürekkep izinin ona neler dediğinden habersizdir.
Hâlbuki ona hiçbir şey anlatamayan yazının zerreleri toprağa geçip karıştığında;
Otlara bile feyz olur da işte bu ilhamla renklenen, kokulanan, şekillenen güle bakarak şakır bülbül…”

Ne olağanüstü bir ifade, öyle değil mi?

Fakat bundan da önemli olanı; bu satırların ne için, hangi hâdise üzerine kaleme alınmış olduğunun, bize ulaşan ipuçlarıdır. Yazan kişi, “en azından ilmine saygılı olunmasını” hatırlatan bir âlim olsa gerek.
Rivayete göre:


“Benim kelimelerimin ilk dokunduğu kişiler; şu karşımda duranların ana babalarının da ana babalarıydı. O günlerden bakıyordum ve bugün şu karşımda duranların köklerine su verdiğimi biliyordum”
dediği aktarılıyor bu erbâb-ı kalemin. Ve sanki bir yangın harlamasına benzeyen sözünün devamı ise yine şöyle geliyor:

“Fakat işte şu karşımdakilerden bazıları, alay için bana bakıyor ve sadece elbisemi görüyor, saçımı görüyor, derimin çizgilerini, dişimin eğriliğini görüyor… Yine de ben yüzümü kendilerine dönüyorum. Onların gözlerinden; kucaklarındaki bebeklerin ergenliğine ve torunlarının geleceğine bakıyorum. İstikbale bal şerbeti uzatmaya çabalıyorum…”


Dikkatinizi çekmek istiyorum. Kışın soğuğunda, küçük bir tırnak boyundaki kara çekirdeğe bakıp; yazın sıcağında kesilecek yeşil karpuzun içinden çıkacak kırmızı, serin lezzeti gören kişilere ne çok ihtiyacımız var günümüzde de…
Fakat “tımar edilirken ısıran, çifte atan hımar gibi hamlara verilen kıymet, acaba zamana yüklenen hamallık mı?” diye sormadan da edemiyorum.

Bu son cümle benim şahsî yorumumdu, pek dikkate almayın. Çünkü ehl-i irfan kırılsa bile kırmayı, yüze çarpmayı düşünmez. Fakat onların da aramızda birer nimet olduğunu unutmamamız lazım. Çünkü her nimet gibi şükrünü yapamaz, kıymetini bilemezsek, korkarım ki elimizden alınabilirler!

Stop
Muammer Erkul 
muammer.erkul@tg.com.tr
24 Mayıs 2013 Cuma


Gazetemiz MAKALELERİ YAZARININ SESİNDEN DİNLEME uygulaması başlattı…
Alttaki oynatıcıya tıklayarak yazımızı dinleyebilirsiniz:
{mp3remote}http://video.tg.com.tr/Resources/Audio/573968.mp3{/mp3remote}

.

.