Elma ve kırmızı [21 Kasım 2004 Pazar]

Her gün taze bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, diğer faydaları yanında; beyin hücreleri de dahil olmak üzere vücuttaki bütün hücrelerin direncini artırdığı.. Ve ayrıca strese karşı da güçlü bir koruma sağladığı tespit edilmiş…
Sorusu olan var mı?..
-Var…
-Buyurun, sorun…
-Bu faydanın sağlanması için, sözü geçen elma ne kadar kırmızı olmalı? Bir kenarı kırmızı veya tamamı pembemsi olsa olur mu?..

-Her gün taze bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, diğer faydaları yanında; beyin hücreleri de dahil olmak üzere….
..sorusu olan var mı?..
-Benim var… Benim de var…
-Buyurun, siz sorun…
-Orta irilikteki bir insanın orta irilikte bir elma mı yemesi lazım? Yani masanın ortasında elmayla dolu olan bir sepet olsa… Buradaki en büyük elmayı; ergenlik dönemindeki delikanlının mı, yoksa büyüme çağındaki evin küçük kızının mı yemesi lazım? Veya bulduğu her şeyi yutan obez baba mı; alzheimer teşhisi konmuş narin yapılı büyükanne mi yemeli en iri elmayı?

….hücrelerin direncini artırdığı, ve ayrıca strese karşı da güçlü bir koruma sağladı tespit edilmiş. Sorusu olan var mı?
-Evet evet var: Bu bilgi ne zaman tespit edilmiş?.. Ve bu büyük buluştan daha önce yenmiş olan elmaların da yiyenlere faydası olmuş muymuş?..
-Başka sorusu olanlar varsa lütfen onlar da sorsunlar…
-Kırmızı elma bulamadığımız zaman, onun yerine iki tane sarı elma yesek olur mu?..
-Yediğimiz elmanın sıcak veya soğuk olması fark eder mi?..
-Kabuğunu soyup yesek de olur mu? Yani sadece kabuğunu…
-Her gün yeni bir elma mı satın almamız lazım, yoksa toptan alıp teker teker yesek de olur mu?
-Isırmak şart mı? Bıçakla küçük küçük dilimlere bölsek olmaz mı?..

Bu tecrübeleri yaşayan biri şöyle demez mi artık:
-Dostar… Bilim adamları; “her gün bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, beyindekiler de dahil vücuttaki bütün hücrelerin direncini artırıp, koruma sağladığını” söylüyor. Ben yiyorum, isterseniz siz de deneyebilirsiniz!..
Bunun faydası; soru moru kalmaz ortada, yiyen yer yemeyen yemez elmayı… Ve herkesin zihninde tek tek beliren basit ama en az kişi sayısı kadar yeni soru da herkese birden yüklenmemiş olur.

Grubu bilgilendirmek kolay, ama grup içindeki fertleri tek tek cevaplamak zordur; çünkü grup içindeki insanlar ferdi cevapları dinler gibi yaparken, genellikle bir öncekinin benzeri bile olsa yeni sorular düşünmeye çalışır!..
Yani konuşmak-yazmak kolay; ama muhatabının anlayacağı biçimde söylemek zordur… İşte bu yüzden “bunu nasıl demeliyim” gailesindeki anlatıcılara saygım var.
Yani dinlemek kolay; ama idrake çalışmak zordur… İşte onun için “acaba bunu nasıl anlamalıyım” diyen okuyuculara büyük saygım var…

Stop
Muammer Erkul
21 Kasım 2004 Pazar