Enver Abi’li hatıralar (Ahmet Sırrı Arvas – Bir telefon, bin umut)

 

Sanırım 1999 yılıydı. Diyarbakırda yaşayan ve gözlerini yitiren amcam, İstanbul’a gelmiş, sessiz sedasız yerleşmişti. Bir akşam ziyaretine gittik. 55 yaşında gözlerini yitirmesi onu çok etkilemişti.  Doğuştan görme engelli olanlar, dünyayı böyle zannettikleri için, daha az sıkıntı yaşıyorlar. Diğer organları zamanla gözün eksikliğini hissettirmeyecek kadar hassaslaşıyor. Lakin sonradan kaybedenler, alışıncaya kadar çok yoruluyor, yürürken düşme, çarpma endişesiyle tedirgin bi şekilde kaygılarla yaşıyorlar. İşte o akşam, onu ziyaret edince pek sevinmişti. Hatta sohbet arasında “Enver ağabey burda olduğumu bilse, arar sorardı” dedi.  Zaten genelde dertliler, yaşlılar, hastalar, muhtaçlar, hep ondan ilgi beklerlerdi. O mübarek de elinden geleni her zaman ziyadesiyle yapardı… Enver ağabey bazen herkesin unuttuğu hastaları ve ihtiyaç sahiplerini gözetir, ihtiyaçlarını, ilaçlarını gönderir dua alırdı.
Ertesi gün gazeteye geçtim. Kısa bir e-mail attım, “Muhterem Efendim, bilgi için arz ediyorum. Amcam buraya yerleşti. Telefon numarası şudur. Gözlerini yitirdiğini biliyorsunuz. ” Diye yazdım.
Dahili hat çaldı. “Ben Enver abiyim, gel bakiyim yanıma sen!” dedi.  Hemen gittim, detaylı bilgi aldı ve çok ilgilendi. Ona telefon etmekle yetinmedi, davet etti. Görüştüler, gönlünü ve duasını aldı. Onca işi ve sıkıntısı arasında herkese yetişmeye çalıştı. 23 yıl boyunca onun güzel ve tatlı sohbetlerine katıldık. Doyamadık.
 
 
ŞAKACIYDI 
Enver ağabey, güler yüzlü, tatlı dilli, çalışkan, başarılı, birçok konuda zirve olmasıyla takdir toplardı. Herkes tarafından sevilirdi. Birgün Anadolu ajansının üstünde bulunan Türkiye Çocuk dergisini ziyarete gelir. Orada eski ressamlardan Samim Utkunun odasına geçer çay içerler, o sırada sohbet koyulaşır, derginin o zamanki müdürü Şaban bey de dışarda beklemektedir. Samim abiye der ki, “Samim abi, sen hiç beyaz, sarı, kırmızı, mor bir yüz gördün mü? Aynı anda. “Hayır” der samim abi
“Birazdan görürsün” Dergi müdürü şaban beyi çağırır, ve “Şaban abi, dergiyi artık çıkartmıyoruz” der. O sırada Şaban abi yutkunur bişey diyemez. Lakin yüzü birkaç renk değiştirir.  Enver ağabey gülümser: “Yaa samim abi, bak nasıl oluyormuş” der. Sonra da “Şaban abi şaka yaptık, bu hizmet elbette devam edecek, rahat ol” diye gönlünü alır.


Ahmet Sırrı Arvas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir