Enver Abi’li hatıralar (Halime Gürbüz – İhlasla)

 

Gazetemizin kurucusu ve İhlas camiasının kıymetli büyüğü… ağabeyi… hocası… babası Enver Ören hakka yürüdü… O’nun yolunda ve O’na doğru yürümek için dua ile… 

‘Saf acı’dır babanın ölmesi!.. Kalbin üzerine inen yumruğun acısıdır… İçini, sızlayan açık yaralar kaplar. Mezar topraklarına dikilen çiçeklerle boy atar babası ölen çocuklar. Özlemlerden yarım kalan umutlardan kırık kanatlarından oyuncaklar yapar oynarlar… 
Bir gün yalnız uzandığın yatağında, yetim bir çocukla uyanmaktır babanın gitmesi!.. Tek renk bir yapbozun ‘kaybolmuş parçası’ gibi kalakalmaktır… Senin gibi cam kenarındaki sardunyalar da cansızlaşır. Güneşe değil artık kimsenin oturmadığı ‘o’ koltuğa döner yaprakları… Hüznün sindiği duvarlara yapılan her konuşma kesik kesiktir… Sanırsın giden babanın konuşması gereken yerlerdir ‘o’ susulan anlar. Sağır eder sessizlik, açar ağzını; konuşamaz… 
Onun yerine çiçekleri koluna takıp kabristana gitmektir, babanın ölmesi! Koyu keder rengi gözlerle yarım kalmaktır… Yetim kalmaktır… Kalbinin odacıklarını kilitleyip anahtarları, üzerinden temizlediğin otlarla birlikte atmaktır!.. 
Babanın ölmesi boşluğa haykırmaktır!.. Defalarca seslendiğin gibi ona soğumadan önce; “baba baba baba!” diye! Dört mevsimi de sonbahar kaplar bencilce… ‘Sen’ gibi çırpınır tellere takılan uçurtmalar… Bir ölünün iç çekmesi olur rüzgâr… 
Sana da önce alışmak sonra unutmak en sonunda da hatırlamak düşer! Yüreğini yamasan da tüm eskilerden belki de bir ömür ‘tek bir anıyı’ ağırlamakla geçer!..

Halime Gürbüz 
(Türkiye / 25 Şubat 2013 Pazartesi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir