Enver Abi’li hatıralar (Rahim Er – Enver Ören Bey’in eserleri büyüyerek devam edecek)


7 Aralık 2012 Cuma günü, namazdan sonraki ziyaretimizin  Enver Ören ağabeyimizle son görüşmemiz olduğunu bilemezdik. O gün Güzelşehir’deki evlerinde bir saate yakın başbaşaydık…

3 Aralık’ta Amerika’dan Türkiye’ye gelmiştim. Aile efradım ise hâlâ  Washington, DC’deydi. Her birini ayrı ayrı sordular. "Geçen gün sohbette niçin yoktun, dâvet mi gelmedi? Bir davet bekleme ve her toplantıya gel. Bir kelime bile öğrenmek kârdır. Ben Cemil Aral’a söylerim, sen de söyle" dediler ve uzaklara bakarak "bana sen lazımsın" diye devam ettiler.

Bir ara şunu arz ettim "efendim, sizi şimdi daha iyi anlıyorum,  ‘gece ağlayıp gündüz gülüyorum’ demiştiniz. Eskiden kendi kendime derdim ki ‘ ne taş kalplisin, herkes ağlıyor senin gözünden yaş gelmiyor! Sen misin bunu diyen, dört yıldır gözlerimden yaşın eksik olduğu gün yok." Bunu söylerken gözlerim doldu. Sonra BKY’ye dair mufassal rapor verdim. "Siz kurdunuz, adını siz koydunuz, 13 yıl oldu. Bu zaman zarfında çok zahmetler çektik ama emanetiniz olan bayrağı yere düşürmedik, ölçülerden zerrece taviz vermedik" dedim. "BKY bir hizmet unsurudur" dediler.  Sevgili Peygamberim kitabının yazılmasının hemen hemen bittiğini arz ettim. Bir ara sıkıntılarından bahisle gecede 4-5 kere yataktan kalktıklarını söylediler. "Eğer hahi selamet, derkenarest" dedikten sonra "dikkatli olmak gerekir "buyurdular…

Ağabeyimizi tanımamız, 25 Aralık 1971 tarihini taşır. Tanışmamız, önce  mektuplarla olmuştu.  Yıllar sonra bunu hatırlatarak "Horhor’dan mektuplar yazardın" dediler.  23 Ocak 2013 günü Mevlid Kandiliydi. Tebrik maili gönderdim.  Gelen cevap şöyleydi:

-Sizlerin de Mevlid Kandiliniz mübarek olsun. Allahü teâlâ, iki cihan seâdeti versin. Amin.

Meğer vedamız da mektuplaşarak olacakmış. Sevgili Peygamberimiz’in -aleyhisselam-doğumlarından duyduğumuz sevinç son yazışmamız oldu.

Enver Ören ağabeyimizin 10 Şubat 1939 Doğumlu olduğunu geniş kitle bizim bir yazımızdan öğrenmişti. 10 Şubat 2001’de, 28 Şubat rejimi İhlas Finans’a el koydu. 28 Şubat 1997’den sonra yaşadıkları ıstıraptan ziyade azaptı. Ama, sabrediyor, tevekkül ediyor, tebessüm ediyor ve kazaya rıza gösteriyordu.

Liderdi, müstesan bir aile reisiydi, yumuşak huylu, cömert ve kucaklayıcıydı. 

Şahidiz ki Allaha, Peygambere ve Hocasına aşıktı.

Sohbetlerinin özü, Allahın emir ve yasaklarına riayet ve O’nun kullarına hizmeti emreden ayeti kerimeyi hatırlatmaktı. Büyük eserler bıraktı, en büyük eseri yetiştirdiği kadrolardır. İnancımız o ki eserleri, sayın Mücahid Ören’in başkanlığında bu inanmış kadroların gayretiyle büyüyerek devam edecektir. Bir keresinde kendilerine onu demiştim. "Bu millet bir Enver’le düştü bir Enver’le ayağa kalkacak" diye.  Doğru demişim. Onlarca ilke imza attı. Onlar, bu topraklara lokomotif olarak yol açma vazifesi yaptı. 22 Şubat 1979’da düğünümüzü teşrif etmişti. 22 Şubat 2013’te ise Enver Ören ağabeyimizin düğünü vardı. Uğurlanırken  kendini hizmete adamış bir gönül adamını omuzlarına almak için on binler Eyüp Sultan meydanına aktı.

Enver Ören ağabeyi anlatmak…

Yüzlerce hatıra, malumat ve malzeme.

Cildlerle kitap yapar.

Onlardan bir  damla sunduk.

Haberkuşağı / 25 Şubat 2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir