Göbecikli çocuklar [17 Ocak 2010 Pazar]

Kiraz sapı gibi incecik boyunlarının ucundaki kafalarını, sanki dengede tutmaya çalışan çocuklar vardı etrafımızda. Pantolon paçalarından çıkan sopalar gibiydi bacakları ve parmaklarıysa, ellerinin üstüne kadar inmiş kol ağızlarından uzayan çırpıları andırıyordu!
Bulduklarını derhal yerdi o zamanın çocukları ve yuttuklarını da vücutları anında yakardı.

Artık herkes çocuğunun üstüne titremekte: Aman çocuğum iyi beslensin, vitaminler alsın; aman yavrum üşümesin, kalın giyinsin; aman ortopedik ayakkabılarla gezsin; aman uykusu şaşmasın; aman çalışma masası ve sandalyesi omurgasına zarar vermesin…

Ne kadar abartsak veya geçiştirsek de; çocuklarımız, ana-babalarının çocukluklarına benzemiyorlar. Kıyafetleri, eşyaları, oyunları, yaramazlıkları, suratlarının rengi, boyları, hiçbir şeyleri benzemiyor öncekilere. Onlar babaları zamanındaki çocuklara benzemiyor ama; bir kısmının göbekleri neredeyse babalarının göbekleri boyunda!..

Zamanımızdaki çocuklardan bazılarının bedenlerinin böyle hızlı büyümesi, şişmanlaması, göbekli, ağır, hantal görünmeleri sizce tuhaf değil mi?..
Bence değil; eğer bedenleri bu kadar dikkatle beslenen, vücutları özenle büyütülen çocukların, ruhları da aynı titizlikle besleniyorsa!..
Fakat maddesi ağırlaşıp, dışı genişleyen çocukların; mânâ boyutu boş kalıyor, derûnu derilip dürülüyorsa, durum vahîmdir! Çünkü ruh açlığı beden açlığına benzemez! Dışının sakatlığı nîmet bile olur çoğu zaman, fakat içinin zayıflığı insanı mahvedebilir!

Adına insan denen bu muhteşem bütün, kuşa benzer; tek kanatla uçamaz!
Ana-babaların belki de en önemli görevi; bir tahterevalli gibi dengede tutmaktır çocuklarını. Onların dışıyla birlikte içini de beslemek, bedenleriyle beraber ruhlarını da doyurmaya çalışmaktır…
 

Stop
Muammer Erkul
17 Ocak 2010 Pazar

 

 

7 yorum

  1. Çok güzel dedin yine her zamanki gibi, kalemine sağlık…

  2. Fedakarlık evlada sadece bebeklikten kendi işini kendisi görünceye kadar değil elbette. Asıl sorumluluk çocuğu manevi olarak beslemek… Manevi donanımlı çocuklar maddeyi kolay bulabilir ve de çok da önemsemezler, olmazsa olmaz takıntısına kapılmazlar. Doğrusu kimse açlıktan ölmüyor ama obezlikten ölmese de ölmekten beter oluyor. Sınırlı [sonu olan] hayata hazırlamak için sarfedilen çabalar ile sonsuzluğa hazırlık kıyaslanmalı.
    Kalemin sahibine sağlık…

  3. Hatta bazen bence çocukları aç bırakmak bile gerekir… Şifaen 🙂

  4. Hay ağzına sağlık, kalemine kuvvet,
    çok önemli bir teşhis,
    mutlaka daha fazla işlenmeli bu konu,
    ve sen daha çok işlemelisin, kendi üslubunla…

    Selam herkese.
    Burak Göz

  5. Çocuk ki en büyük sermayesi insanın ve en büyük sorumluluğu. Büyütmek, yetiştirmek, eğitmek, doğru bir birey haline getirmek ne zordur kimbilir. Büyükler evlat yetiştirmenin inceliklerinden bahsederken “kız çocuklarına giydirdiğiniz kıyafetler bile her zaman uyumlu olmasın ki o ferahlık ve refaha alışıp büyüdüğünde eşi ona aynı imkanları sunamazsa bocalamasın” demişler. Ne büyük incelikler var değil mi?

  6. Abi Allahü teala razı olsun ellerinize sağlık.

  7. “Ne yiyorsanız osunuz.”
    Okumuş olduğum bir kitaptan aklımda kalan ve zaman zaman kendini bana hatırlatan bir cümledir bu. Çocuklar vitaminlerden oluşan, boşlukta yer kaplayan nesneler halinde kalmasın inşallah. Ruhları olsun. Ruhları doysun. Ve bunu birileri bize zaman zaman hatırlatsın.
    Teşekkür ederiz abi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir