Hatıralar Sokağı (EN SON VAZGEÇTİĞİ LÜKSÜ(!) – Sultan Gül)


Bir kaç gündür sadece okuyorum ziyaretçi defterini, ama "ilmihal" de denince artık dayanamadım 🙂
Rahmetli babam inancı yönüyle pek ortada değildi.
Demek istediğim birilerine öğretmeye çalışmaz, pek kimseye de sormaz, ama bilirdi. Zamanla anladım ki bunun hikmeti babamın elinden düşürmediği İlmihal ve Menkıbe kitaplarındaydı.

Türkiye Gazetesi de vaktiyle bu konularda çok yardımcı oldu diye hatırlıyorum.
Bu site "bizim" ya aynı zamanda, buna itibar ederekten böyle babaydı, dedeydi bahsettiğimizden rahatsızlık duyan yoktur inşallah, çünkü "baba" dediğimde aklıma çok şeyler geliyor elimde olmayarak.
Memur olan babam, ağır bir rahatsızlık geçirip de 1-2 yıl kadar çalışamaz durumda olunca, bu süre zarfında devlet sigortasının raporlu olarak çalışamaz durumda olanlara verdiği aylıkla üç çocuk okutan babamın, en son vazgeçtiği lüksü(!) neydi biliyor musunuz?
Türkiye Gazetesi aboneliği…

Yani biz, annemin fırından bayat olarak alıp da tencere buharında ısıtarak sofraya getirdiği ekmekler ile kahvaltı ederken de gazete abonesiydik desem daha iyi anlatabilirim sanırım.

Okumanın değerini bilen bir aileye sahip olmak ne kadar büyük bir zenginlikmiş şimdi anlıyorum…
Bundan da vazgeçmişti nihayetinde çok üzülerek, yine de haftada bir de olsa almaya gayret ederdi.
İşte bu zamanlarda Muammer Erkul okuyamadığım için, artık mektup yazamıyordum da.

Hiç bir zaman yazamıyor olma sebebimi anlatamadım, çünkü yine babamdan öğrenmiştim ki: "Kan kussan kızılcık şerbeti içiyor gibi görüneceksin."

Şimdi yazabiliyorum, çok şükür o günler gerilerde kaldı diye.
Babamlı günler olduğu için çok özlüyorsam da…

Sevgiler kere sevgiler.

Sultan Gül

 

Bir kere daha canımsın sen benim, o güzel babacığın için…
Allah rahmet eylesin. Sizi Cennette buluştursun.
Olmuşsa bir sevabımız, hayrımız, hepsi ona da gitsin inşallah…
Sen her şeyi demişsin, bana söz kalmamış Sultan…

M:)))

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir