Hatıralar Sokağı (İYİ Kİ GELDİN – Yıldız Seçen)

 

İlk karşılaşmamızın nerede olduğu konusunda bir türlü anlaşamıyoruz kendisiyle.
Ben Sultanahmet’teki kitap fuarında, diyorum. O Üsküdar’da olduğunu söylüyor. Ben kendi hatıramı yazdığım için nerede hatırlıyorsam onu yazacağım elbette…

Kız kardeşimle beraber gittim fuara, inanılmaz stresliydim, o kadar heyecanlıydım ki, yazılarını okuduğum ve çok sevdiğim o yazarla tanışacaktım.
Oldukça kalabalıktı fuar. Bir tur döndük standı bulabilmek için. Bulduk sonunda. Kenardan, kenardan sokuldum standa. Önce bir bakındım; kim var kim yok, kalabalık mı içerisi, diye. Evet, çok kalabalıktı.
Yüzü gülen üstadım ve gene yüzü ay gibi parlayan bir bayan vardı içeride dikkatimi çeken. Evet, Fahriye ablamdı o, yanaştım elimi uzattım ve:
"Ben Yıldız" dedim. O da o gülen ve de gülerken yıldız gibi parlayan gözleriyle bana baktı, elimi sıktı ve hemen ardından Fahriye ablayla tanıştırdı beni.
İki güzel insanla birden tanışmıştım ve asla o iki güzel insanı bırakmamaya karar verdim, hem de tam o an.
Sultanahmet fuarını o yüzden mi bu kadar çok severim acaba?..

Bul Beni’yi almıştım o gün. O günlerde çıkmıştı zaten kitap.
Ama o imzalamadı, daha doğrusu imzaladı da sadece adını yazdı. Yook benim kitabım öyle imzalanmaz ki. Bir şeyler yazmalı ne biliyim işte "hayat çok güzel" falan filan… Öyle kuru bir imza olur mu? Galiba çok ta sıradan bir şey olmasın diye arkaya bıraktı ama kalınca kalır ya öylece kaldı…
Bu Yıldız’ın kitabı ve onu en sevdiği yazarın elinden almış. Beni böyle çekiyor işte senelerdir.
"Tamam, dedi. Daha sonra yazarım. Sen bir daha ki karşılaşmamızda da getir yanında."
"Peki" dedim ve getirdim…
Kitabı aldığım günkü imzanın tarihi 25/1/1997 idi.

Kitaptaki ikinci tarih 20/6/1997, aynı kitaptaki üçüncü imzanın tarihi 30/7/1997…
Bir tek kitapta üç ayrı imza olur mu, demeyin. Var…
Hatta üçüncü imzadan sonra, bir başka yerde bir kere daha koymuştum önüne meşhur kitabımı…
"Böyle yazamıyorum, çok dara giriyor. Ver ben onu götüreyim, yazar sana getiririm" dedi.
Verdim tabii ki…

Sevgili Bul Beni’min bana geri geliş tarihini yazayım mı arkadaşlar?..
07/6/2009 Sultanahmet. Evet şenliklerin olduğu gün.
Yani oğlum Eren’in okula başlayacağı, kızım Ebru’nun koşmaya başladığı yaz…

Bu arada hiç mi karşılaşmadık? Defalarca…
Özet olarak söyleyeyim: Bu 4 imzalı "BUL BENİ" kitabımda… 1997 ile 2009 seneleri arasında geçen zaman içinde, yazmış olduğu sadece ne var biliyor musunuz?
"Hoş geldin, iyi ki geldin."

Belki de özeti budur işin:
Hoş geldim ve iyi ki geldim, değil mi?
Yani siz de hoş gelmiş ve iyi ki gelmiş iseniz, endişe etmeyin beraberiz bundan sonra, bir daha bir yerlere gidemezsiniz… 

SAYGIYLA
Yıldız Seçen

3 yorum

  1. :)) Gayri ihtiyari güldüm Yıldız. “On yıl”dan bile fazla kalmış kitap!
    Ama onca yıl sonra o kitabı farketmek/bulmak da kolay olmasa gerek! 🙂
    Şaka bir yana, onca zaman durduğu mekanın güzellikleri sinmiştir kitabına…
    Diğerlerini de ver istersen, 2022’de falan almak üzere! :))

  2. Muammer abi’nin o kitabı özenle saklaması da ayrı bir güzellik!

  3. Yok daha asla kitaplarımı bırakmam abimize…

    YILDIZ SEÇEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir