Enver Abi'li hatıralar (Mustafa Selçuk - Enver Ağabeyi prensiplerini yaşayarak öğrendik)

 
1994 senesinde Türkiye'nin yaşadığı büyük ekonomik krizde, devalüasyondan dolayı 3 banka iflas etmişti. O bankalardan yurtdışına açılan akreditifler de batmıştı. Diğer bir ifade ile, akreditiflerin alacaklısı olan yabancı bankaların,alacaklarını tahsil etme imkanları kalmamıştı.
İflas eden bankalardan birinde İhlas Holding olarak açılmış yüklü meblağda bir akreditifimiz vardı ve alacaklısı da Fransız Société Générale isimli banka idi. 
Normal şartlarda biz bu akreditifi ödemek zorunda değildik. 
Yöneticimiz Ali Tubay bey konuyu Enver ağabeylere arzetti. Kanunen bu borcu ödemek zorunda olmadığımızı, zira iki banka arasındaki anlaşma mucibince akreditif riskinin alacaklı banka ( Société Générale) üzerinde olduğunu izah etti.
Kendileri, bu akreditifin karşılığında satın alınan ürünlerin Holding'in mülkiyetine geçip geçmediğini sordular. Evet cevabını verince 'kanunen bu borcu ödemek zorunda olmayabiliriz. Lakin madem ki ürünleri almışız, bu borç vicdanen bize aittir. Banka ile konuşup bir program dahilinde ödeyin' diye emrettiler.
Société Générale ile irtibata geçtik ve kendilerine bir ödeme planı sunduk. Önce inanmak istemediler, zira bizim dışımızdaki hiçbir firmadan bırakın ödeme planı, görüşme için randevu dahi alamamışlardı.
Neticede akreditif meblağı taksitler halinde, ağır kriz şartlarına rağmen ödendi.
Son taksit ödendikten bir kaç gün sonra, Banka'dan aradılar. Bölge direktörü Alain Besnard'ın Türkiye'ye geleceğini ve Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören'i ziyaret ederek teşekkür etmek istediğini söylediler. Enver ağabey'e ilettik, buyursun gelsin dediler.
Alain Besnard kıymetli bir hediye ile Enver ağabeyi ziyaret etti. Çıkışta şunu söyledi: “Bu hediyeyi bir teşekkür mektubuyla birlikte gönderebilirdim. Ancak, ödemek zorunda olmadığı bir borcu, kendi imkanlarını zorlayarak ve biz henüz talep etmemişken ödeyen bir işadamını şahsen tanımak istedim. Böyle bir insanın gerçekte var olduğunu kendi gözlerimle görmek istedim. O yüzden Türkiye'ye gelmeye karar verdim. Bundan sonra, dünyanın her yerinde, Société Générale olarak İhlas'ın referansı olacağımızı bilmenizi isterim”.
Rabbim, dünyevi ve uhrevi her manada rehberimiz ve öğreticimiz olan kıymetli büyüğümüz ile bizleri dar-ı bekada da buluştursun inşallah.


Mustafa Selçuk (Türkiye "Hoşsada" sayfası /  15 Mart 2013 Cuma)
 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile