Hatıralar Sokağı (MUAMMER ERKUL, FATOŞ VE BEN – Zehra Öner)

 

Epeyce yıl önceydi. Resmi olarak atanmıştı, benim de çalışanı olduğum işyerine.

Ve benim şehrime çok uzaktaydı, onun geldiği şehir.

Adı Fatma idi.

Fatma geldikten sonra, birlikte çalışmaya başlamıştık ve odamdaki yalnızlığım sona ermişti.

Fatma hep hüzünlüydü!

Çünkü ailesinden ilk defa ayrılıyordu. Hem de çook uzağa giderek! Hem de yaşı o kadar da büyük olmadan. Ve de önemli sorumluluklar almak üzere…

 

Kısa sürede kaynaştık. Ona işyeriyle ilgili taktikler verdim. Çok işine yaradı.             

Bir kısım sırlarımızı paylaştık.

Hoşlandığı delikanlı tipinden bahsederken yanakları pembiş pembiş olurdu.   

Ama heep hüzünlüydü!

Sırf o mutlu olsun diye, odamızda bağır çağır şarkılar söylüyorduk.

Akabinde, bazen sulu sepken ağlardı Fatmacık!

Hep başını dizlerime koyar, saçlarını okşamamı isterdi. Ben de yapardım, “kınalı kuzum” diyerek.

Üstelik böyle zamanları, kantinde ve yemekhanede de yaşardık.

Kendisinden 6-7 yaş büyük olmama rağmen annesi gibi hissederdim kendimi! “Annelik böyle bir şey olsa gerek” diye düşünürdüm.

(Aslında, belki de kendi saçlarımı okşuyordum. Çünkü; ben de yüksek okul okumak üzere kendi şehrimden çook uzaklara gittiğimde, böyle başımı yaslayabileceğim birinin hasretindeydim. Ve benim gibi bir abla bulamadan mezun olmuştum.  Fatoş’un buna çok ihtiyacı olduğunu kabul edişim bundan idi sanırım. İçindeki şefkat açlığını kolaylıkla hissedebiliyordum.)

Ona şefkat göstermek beni çok mutlu ediyordu!

 

Ve, o gün;

 

“Muammer ERKUL yazıları” ndan alınma bir satır yankılandı odamızda.

Ben mi söylemiştim, Fatoş mu hatırlamıyorum.

Zaten birbirimize böyle özlü anlamlar içeren cümleler söylerdik.

Ama o gün ikimizden biri (hangimizdi hatırlamıyorum) “Sen Muammer ERKUL’u bilir misin?” demiştik.

Sonra odamızda;

“MUAMMER ERKUL MU?..” ifadesi yankılandı!

Birbirimize bakıyorduk, parlak parlak gözlerle!

O an havai fişekler patladı, adeta! Başımızdan aşağı rengarek konfetiler döküldü! Üzerimize yağan eşsiz güzellikteki çiçeklerin ardı arkası kesilmiyordu! Uçuşan balonlar ayaklarımızı yerden kesiyordu!

"Muammer Erkul" adının odamızda yankılanışını kutluyorduk sanki!

Sessiz sedasız; bir o kadar da ışıltılı ve görkemli…

Kendisi, bizzat gelseydi bu kadar şaşkın ve mutlu olur muyduk bilmiyorum.

 

(Elbette olurduk!)

 

Aslında; takdir ettiğimiz, sevdiğimiz birinin, ortak tanıdığımız olmasıydı bizi mutlu eden.

Bu, demek oluyordu ki; aynı kaynaktan çıkan bir etki, birbirinden uzak şehirlerde yaşayan iki kişide (ben ve Fatoş), aynı tepkiye sebep olabiliyordu.

Bu, tam da şu demek oluyordu aslında; iç dinamiklerimiz aynıydı ki aynı etkiye aynı tepkiyi veriyorduk…

O günden sonra odamızda üç kişi olduk.

Ben, Fatoş ve Muammer Erkul.

Pardon yanlış oldu! Muammer Erkul, Fatoş ve Ben...

 

Aylar sonra Fatmacık tayin aldırıp memleketine gitti!

“Bak; biraz daha kal, biraz büyü, olgunlaş uzaklarda, sonra yine git gideceksen!” desem de dinletemedim.

Gitmek istedi, anacığının ve babacığının yanına.

İşin kötüsü;

..onu bulamıyorum! Bende mevcut olan tüm telefonları iptal olmuş!

Onu tanıyan başka kişiler de ulaşamıyormuş!

Elimde bir adresi var, ailesinin; dünya üzerindeki koordinatlarını bildiren.

O da yıllar öncesinin. Bunun doğruluğunu da ancak oralara giderek araştırabilirim! Bir yol daha var; resmi iletişimlere girmek… Neyse…

 

Fatoşum!

Kınalı kuzum!

Muammer Erkul’una iyi bak;

..her nerede isen ve her ne ise meşguliyetin…

Zehra Öner
11 Temmuz 2011


HEADER

Zehra Öner14-07-2011 14:39#2
Duanız için çok teşekkür ederim, Sevgili Muammer Erkul!

Böyle yazılarda ismi geçebilecek, sadece bir tane Muammer Erkul var, benim tanıdığım… Hepimizin biriciği!.. :)


Zehra Öner
14.07.2011
Alıntı
Muammer Erkul12-07-2011 21:36#1
Benim de ismim Muammer Erkul, bu yazı da çok hoşuma gitti...
Fakat ismim geçen bu yazıyı üzerime alınmadım.
Çünkü okuduğum zaman mutluluktan ağlamam gerekirdi, şu an müsait değildim!..

-Kınalı kuzuuu, tanımadığım o çok uzaklardaki Fatooş.
Çıksana artık ortaya...
Baksana seni nasıl özleyenler var...

Hazreti Mevlam, sizi hepinizi çok sevilenlerden eylesin her iki cihanda...
Amin.

Ben mi?
Muammer Erkul isminde biri...

M:)
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile