Hatıralar Sokağı (HİKAYELERİN HİKAYESİ; SURUÇ AİLESİ VE M. ERKUL - Zeynep Nur Suruç)

 

“Yahu bu güzel kızı benim gözüm bir yerlerden ısırıyor mu ne? J” cümlesiyle başladı yeniden abimi bulmam…
Fotoğrafların hikayesi ise benim;

“Fotoğraflarımız hala albümümde babamın en sevdiğim arkadaşı!..”dememle…

“Bu fotoğrafları bizim sitede yayınlıyorum birazdan, neticede ben varım içinde…” dediğinde abim;
“Ne olacak canım…” dedim kendi kendime, ama durum değiştiğinde artık Muammer abiyi durdurmak imkansızdı…
Bu durum nasıl oluştu o hatıralar oraya nasıl eklendi ve sonrasında ne konuşuldu aşağıdaki yazı anlatsın size…

Zeynep Nur: Yazar olmaya çalışıyorum zor işmiş :)

 

M: Yazar mı :) Şahanesin… Yayınlanan bir şeyler var mı?

 

Zeynep Nur: Güvenim yok yazdıklarıma… Yazıyorum, çoğunu yırtıyorum sonra… Yollamaya da cesaret edemedim bir yerlere, yetersiz görüyorum kendimi çok daha çok okumam lazım sanki…

 

M: Bak şimdi, bu gece bu engeli aşalım...
Şimdi senin için açtığım sayfaya, bu karelerin çekildiği zamanki hatıralarını istediğin kadar uzatarak yazabilirsin veya benim yazdığım kadar kalır, yazık olur...

 

Zeynep Nur: Titredim şu an korkudan ama başaracağım…

 

M: Hadi yaz bakalım, sabaha kadar yazabilirsin…  
ELBETTE BAŞARACAKSIN… Görsün insanlar, benim kucağımdaki o güzel kuzu, kimmiş!..Yazabildiğin kadar yaz…

(Sonra ben yazabildiğim kadar yazdım aklıma ne geliyorsa yükledim kelimelerin sırtına… Benden çıksın dedim…)

 

M: Şahane oldu, gördün mü :) Bu sabah açtım yazını... Yarım saat olmadı, 54 tıklamaya ulaşmış. 
Benim köşe yazılarım bu hızla okunmuyor yahu :)

Kıskançlıklar başladı tabi hemen J

 

 

M: Sen yazmaya devam et sitemize… İnsan ve duygularına ve hayata dair yazabildiğin kadar yazabilirsin. Bizim bir de "DuyguBahçemiz" bölümü var ya, işte orada...

Bu saatten sonra Sayın M.Erkul ailesi benden kurtuluşunuz yoktu J

 

Sonra eskiler konuşulmaya başlandı, hatıralar canlandı…

 

Zeynep Nur: Annemle konuştuk geçen gün. ”Muammer gencecikti gelirdi babanın dizinin dibinde oturur onu dinlerdi” dedi… Ben de “Teessüf ederim anne abim hala gencecik!..” dedim :)  Şimdi de o dinleyen kişi ben öğreten kişi sen oldun galiba abi...


M: Sana çok komik bir şey söyleyeyim mi? Babanın bir hanım bulup evlendiğini öğrendik. Urfa'dan bulmuşlar, Beylerbeyi'ndeki eve gelin getirmiş... Ben sık sık giderdim oraya ama evlenince çok uzun zaman gitmemiştim. Bir gün utana sıkıla gittim. Salih abi; “Neden gelmiyorsun bunca zamandır?” dedi...
Ben hiç konuşmuyordum... Çünkü artık beni sevmediğini hatta buna gerek bile kalmadığını düşünüyordum... Yani bir başka kişiyi sevmiş ve evlenmişse kişi, bir çocuğu da sevmek aklına gelmez, gibi bir düşünce işte... Ortaokul talebesiydim ve ergenlik yolunda ince kırılganlıklara kapılmaya başlamış olmalıyım... Salih abi; "Evlendiysek ne değişti ki?" filan gibi bir şeyler söyledi... Rahatladım… :)
Kendisine bulunmuş hanımın, annemin ismini taşıdığını öğrenince daha da rahatladım... Bak neler hatırladım şimdi!.. :)

 

Zeynep Nur: Anlatıyorsun ya böyle abi ruhumda sıkıntı denen bir şey kalmıyor… Ne güzelmiş eskiden gelen ama eskimeyenlerle muhabbet etmek… Geçen İstanbul'a geldiğimizde aramıştı babam seni bayramda orda olmadığını öğrenince üzüldüm çok artık babamı bir ara ayarlamam lazım. :)

 

M: İlginç olan ne biliyor musun? Bir akşam hava karardıktan sonra kızımla Beylerbeyi'nde gezinmiştik. İskele sokağında birinci kattaki evi göstermiş ve hikayesini anlatmıştım. Babanla arası çok iyi olan rahmetli Münevver Hanımın yalısını göstermiştim... Polisevinin arkasında kalan ve köprü ayaklarının manzarası izlenen parka gittik. Sonra iskeleden balık (Çinekop) aldık, ardından caddedeki fırından (Ben çocukken de aynı yerdeydi) ekmek alırken "Burası kaç yıllık?" dedim. Altmış yıllıkmış...
İşte o geceydi, seninle yazışmaya başladık.



Biz abimle muhabbete devam ettikçe daha çok hatıra çıkacak gibi gözüküyor...

 


HEADER

Z.Nur04-12-2012 13:02#1
Muammer Abi babana selamımı ve bir de sitemizi ziyaret etmesini söyle dedi. Babam yazıları okumuş, utandım. :) "Harika... Boynuz kulağı sollayacak bu gidişle. Sollamalı bence de. Sadece mutlu olur, onur duyarım. Çünkü ciğerparem o." diye mesaj atmış. Babam trafikte miydi acaba bu sırada yanlış kullanımlar peşinde... :) Bütün gün ağzım kulaklarımda gezmek hakkım değil mi? :)

Z.NUR
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile