Kırkambar (Osmanlı iki şey için vardı)

 

Osmanlı iki şey için vardı...
İla-yı kelimetullah... Allahü tealanın ve O'nun Şanlı Resulü Muhammed aleyhisselamın ism-i şeriflerini yeryüzüne yaymak...
Ve Rabbimizin kullarını doyurmak...

*

İznik fethedildi... hemen imarethaneler yapıldı ve yemekler pişirildi...
Tüyleri diken diken eden bir sahne yaşandı...
Yemek dağıtmak üzere kazanların başında, elinde kepçe Sultan Orhan Han vardı 'rahmetullahi teala aleyh'... 
İlk yemeği sultan dağıttı...
Yollara çıkmış, boynu bükük kadınlar gördü... kim olduklarını sordu... dul kadınlar olduklarını öğrendi... hepsini evlendirdi...

"Davamız bir kuru cihangirlik davası değildir" diyen dedelerimize Allahü teala yeryüzünü verdi...
Bazı alimler, 'Yeryüzünü salih kullarıma miras bırakırım' ayet-i kerimesinin Osmanlı Sultanlarını övdüğünü bildirdi...
Sultan Orhan'ın oğlu Şehzade Süleyman Paşa, Rumeli'ye iki sandalda 80 askerle çıktı... önüne gelen kaleyi bu kadar askerle bir bir düşürmeye başladı...

Sultan 1. Murad Han Kosova Savaşı öncesi çadırında, "Ya Rabbi... Asker evlatlarımın ölümünü bana gösterme... bu acıyı bana yaşatma... onların yerine beni feda eyle... bu gurubatı üzerimizden kaldır" diye yalvarmıştı...
O akşam ordu üzerine sert rüzgar esiyor ve toz toprak (gurubat) savruluyordu... ertesi gün aniden hava güzelleşti ve Osmanlı ordusu ferahladı...
Cenab-ı Hak ihlaslı kullarının yardımcısıdır...

Sultanlığı at üstünde, savaşlarda geçen Yavuz Sultan Selim Han, 'rahmetullahi teala aleyh' yardımcısı Hasen Can'ı çok severdi... Hasen Can kendisine, "Sultanım çok yoruldunuz... biraz da dinlenseniz" deyince:
"Anam beni bir daha mı doğuracak ki ömrümü kuş tüyü yataklarda geçireyim Hasen... Kabirde dinleniriz inşaallah" demişti...

Sultan 1. Ahmed han kendi adıyla yaptırdığı Sultan Ahmed Camisi'ne her cuma hamal gibi sırtında toprak taşırdı...
Vefat edeceği anda kalkmaya çalıştı, veziri 'Nereye sultanım' dedikde, 'Toprak taşımaya giderim' demişti de yanındakileri gözyaşlarına boğmuş; öylece toprak perdesinin altındaki nura süzülmüştü...

Heyhat...
Nereden nereye...





























 
 
 
(Osmanlı Padişahlarının Sözleri'nden alındı)





.

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile