Işıklar “kırmızı da” yanacak [05 Kasım 1999 Cuma]



Işıklar “kırmızı da” yanacak


Geçen cuma yayınladığım yazı üzmüş birilerini. “Yavrularım” alınmış ve oturmuşlar süklüm-püklüm, köşedeki minderlerine...
“Muammer beğenmiyor ve kızıyor gönderdiğimiz yazı-şiirlere...”
İyi mi?..



Yanlış anladınız, kızmıyorum...
İllet oluyorum;
Sizi kızdıramadığıma!



Çünkü sizi kızdırabilirsem “rekabete” yol açarım... Çünkü sizi kızdırabilirsem içinizi kaynatırım, yaralarınızı kanatırım... Çünkü sizi kızdırabilirsem; “yazmak iyi bir yol-silah, yazayım da görsünler-okusunlar” diyeniniz çıkar belki!.. Çünkü kızdırabildiğim birileri çıkarsa, onlar vazgeçerler mürekkep falan aramaktan; bandırırlar kalemlerini yaralarına, kanlarıyla yazarlar...
Alooo!..
Orda kimse var mı?..
Kendi kendime konuşmuyorum, değil mi?..
Ayrıca herkes; bu bahsedilen “kızmaların”, karısını dövmekle, ana-babasına diklenmekle, uzaktan yakından alakası olmadığını anlayacak kadar zekî, değil mi?..
Güzeel...
Öyleyse devam edelim.



İnanamıyorum, bazıları da yazdıklarını benden saklıyor... Ya beğenmezseymişim!
Bu da iyi mi?..
Mektup yazmış bana. Sonra yedi kere temize çekmiş ama dörtbuçuk aydır göndermeye cesaret edemiyormuş!..
Okuyacak olan da sadece benim. Utandığı kişi “ben” oluyorum, Muammer yani...
Sanki aynı ben değildim geçen hafta “kendi şiirimi” cümle aleme, hepinize okutan... (Sahi ona şiir diyen çıktı mı aranızda?..) Akşam olunca meydan/sokak kedilerine kalır... Hah hahhaa, çok komik, üstelik saçma... Hatta bazı otoritelere göre şiir falan değil...
Eyyvallah, bunu anladık...
Önemli olan; o (yani bu) çocuğun o günkü düşünme biçimi, kendine karşı tutumu değil miymiş?.. Bunu şimdi anlıyorum ve anlatmaya çalışıyorum işte.
Eğer sen dünyanın en kötü şiirini yazdığın gün... Ve sen de bunu biliyorsan... Ve bir de bu sana söyleniyorsa...
Her zaman olduğu gibi yine iki yol çıkıyor önüne. Vazgeçmek veya devam etmek.
Vazgeçiyorsan; iyii!.. Problem değil.
Problem; devam ediyorsan!.. Çünkü iki yol daha çıkacak önüne, her yerde ve her şeyde olduğu gibi... Sonra iki yol daha... Sonra yine...
Tekrar söylüyorum; vazgeçeceksen kimsenin derdi değil. Ama bir hedefin varsa ve sen devam etmeyi seçiyorsan “problemlerle güreşmeyi” bileceksin...
Vazgeçmeyeceksin;
Sana “vazgeç” diyen ben bile olsam!



Soru ister misiniz?..
Bir tanecik soru sorabilir miyim?.. Lütfen!..
Evet, soru: Arabasına binmiş ve evine gitmeye karar verdiği halde sırf “kırmızı ışık yandığı için” bu kararından vazgeçmiş sürücü sizce nedir?..
Uyanın; sizin yolunuzda her zaman yeşil ışıklar hazır beklemeyecek!..
Ve kararını bir kere, ama “tam” vereceksin...
Her ışık değiştiğinde;
“Ya!.. Eve gidecektim ama, baksana kırmızı yandı... Gitsem mi acabaa, yoksa vaz mı geçsem!..” diye kaşınmamak için!



Stop
Muammer Erkul
05 Kasım 1999 Cuma

 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile