Köprü [14 Ocak 2000 Cuma]

 


Köprü 
 
Azgın bir nehrin üzerine, hem de kendi iradesi haricinde “kurulmuş” olan derme  çatma, zayıf köprünün;
“Bana gelin. Bu yana gelin...
Kurtulmak isteyen beni bulsun, beni sevsin...
Ve yolu benden geçsin!”
Demesi nasıl gurur olur?..
Ardında “hürriyet” olduğunu bilen bir köprünün, yapması gereken de zaten bu değil midir?

Aslında onun arzusu; kendini değil, ardındaki “kurtuluşu” satmaktır!
Hem de büyük kalabalıklar tarafından ezilmek, çiğnenmek, hırpalanmak,  eskitilmek... Üstelik çoğu kimse tarafından da hor görülmek ve aşağılanmak  pahasına!..

-------------------------------------------------------- 

Bunları biliyor muydunuz?

Yetişkin bir insan günde ortalama 23.000 defa nefes alır.
Amerikan halkının %49’u her gün, kişi başına 3.3 fincan kahve içer.
Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.
İnsanlar hayatları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketirler.
Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağırlığı beş milyon kat artar.
İnsan vücudu bir saniyede iki milyon kırmızı kan hücresi üretir.
Aynen parmak izi gibi, her insanın dil izi de farklıdır.
Bir insan yılda ortalama 1.460’ın üzerinde rüya görür.
Soğan soyarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler.
Vücudumuzdaki kemiklerimizin dörtte biri ayaklarımızda bulunur.
Ampulü keşfeden Thamos Edison karanlıktan korkardı.
Kürdan, Amerikalıların boğulmasına en fazla neden olan nesnedir!
İtalyan bayrağının tasarımını Napoleon Bonaparte yapmıştır.
Kağıt paralar ilk kez Çin’de kullanılmıştır.
Ketçap önceleri ilaç olarak kullanılıyordu.
Uzay yolculuğunda taşınacak her kilo için gerekli olan yakıt miktarı 530 kg’dır.
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.
Eski zamanlarda dinamit yapımında yerfıstığı kullanılırdı.
Dracula, tarih boyunca sinemaya en fazla uyarlanan hikayedir.
İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğarlar ama yetişkin olduklarında bu  sayı 206’ya düşer.
Manevi bunalımla kıvranan Amerika’da günde ortalama olarak üç adet cinsiyet  değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir.
Eskimolar buzdolaplarını yiyeceklerin donmaması için kullanırlar.
Telefonun babası Alexander Graham Bell, karısı ve annesiyle hiçbir zaman  telefonda konuşamadı. Çünkü ikisi de doğuştan sağırdı.
İnsan derisinin her santimetrekaresi 625 tane ter bezi içerir.
Hindistan’da oyun kağıtları yuvarlaktır.
Çocuklar baharda daha fazla büyür.
Dünyada 65 yaş üzerindeki insan sayısı 380 milyondur. 2020 yılında bu sayının  690 milyona yükselmesi beklenmektedir.

 

MUTLULUK NEDİR?
Mutluluk; uyandırılma tedirginliği olmadan, huzur içinde dalınan uykudadır.
Mutluluk; yazın en şiddetli sıcağında serin bir denizdedir.
Mutluluk; çıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir.
Mutluluk; mesafelere aldırmadan sevgiyi büyütebilmektir.
Mutluluk; acılarına, hüzünlerine, zorluklarına rağmen kaygısızca ve haykırarak  sevdiğini söylemektir.
Mutluluk; dağlara çıkıp, orada şarkı söylemektir.

Osman Özdemir-Mersin

 

ŞİİRİN ŞİİR OLDUĞU ZAMANDAN:

Pay
Özdemir Asaf (1923-1981)

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
Şimdi, şu akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Denizlerin doymayan sahilinde.

 

Betül Yiğin 14 yaşında. Kuşadası’nda oturuyor. Kuşadası Anadolu Lisesi’nin 7.  sınıfında okuyor ve sekiz yaşından beri şiirle uğraşıyor. Şiir ve hikaye yazmayı  seviyor hatta roman denemeleri de var...
Bir seneye yakın zamandır da sizler gibi Stop Köşesi’nin Sevgi Ailesi içinde soluk alıp veriyor.
Geçen yıl sınıf içinde yapılan “Anneler Günü” ile ilgili yarışmada birincilik alan şiirini (sonunda geçen intihar olayından dolayı) yayınlamıyorum...
Çünkü malum; yazdıklarımız ve yayınladıklarımız diğer insanlara örnek oluyor.
İnancımızda yeri olmayan, hatta muhteşem bir medeniyet kurmuş olan atamız  Osmanlı’ların sözlüklerinde-lûgatlarında bir karşılığı bile olmayan, (ne anlama  geldiği bilinmeyen) bir kelimenin, duygusal bir yaklaşımla bile olsa işlenip  pazarlanmasına sıcak bakmıyorum...
Ve ardından Sevgili Betül’ümüzü diğer şiiriyle sizin karşınıza çıkarıyorum.
Hoşgeldin Betül!

Tutsak
Mavi sulardaydı daha az önce/Selam vermişti minik yengece/Komutu vermiş  üstündeki yüzgece/Düşünüyordu gündüz müydü yoksa gece/Onu hızla kavrayan  bir eldi/O an gökten yağan sel/Hızla esen bir yeldi/Anlamıştı artık hayatının sonu  geldi/Şimdi balıkçının eline tutsaktı/İstiyordu fakat kaçmak yasaktı/Yine anlıyordu; o bir tuzaktı/Neye yarar, o artık bir tutsaktı/Zavallı tutulmuştu bir kere/Boşa  gidiyordu o ne düşünse/Hoşa gidiyordu can çekişi bile/Şüphe ve korku dolu  yürekte/Kurtulamazdı artık ne yapsa ne etse de/Böyle idi dünyada çok şey  böyleydi/Çok eskiden insanlar dostça bağlıydı/Bu bağların kaynağı önce  saygıydı/Sevgi birkaç düğüm daha atardı bu bağlara/Adlarını aynı anda yazardı  zaman denen ağlara/Birlikte aşarlardı o zorluk denen dağları/Ve omuz omza  geçerlerdi gençlik denen çağları/O balık ki denizlerin ince esen yeliydi/Sanki  yayın gerilmiş bekleyen teliydi/Son kez soluklanmaya çalışırken/Bunları geçirdi  hep aklından/Ve böyle düşünürken/Bir serçe gibiydi henüz uçmuş  dalından/Umudunu henüz yitirmemişti/Görevini daha bitirmemişti/Fakat cesareti  yeterliydi/Bir savaşçı gibiydi kalkan ve de kılıçlı/Sanki sevgi, eline tutsak bu  zavallı balıktı/Ve içinden haykırırken “Beni azat et balıkçı”
Betül Yığın-Kuşadası

 

Bende kalacaksın
Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin... Şu an bilenler de birer birer unutacaklar  herşeyi; sararacak yapraklar ve dökülecekler birer birer, silinecek herşey  hafızalardan... Ama benimkiler hep taze kalacak.
Sen, hiç bir zaman bilmeyeceksin!
Diğerleri beni düşündüğünde sen onların aklına bile gelmeyeceksin...
Ama ben, beni düşündüğümde sen hep aklımda olacaksın!
Hayal

 

Stoplayanlar
Serhat Acıcı-Korgan/Ordu, Sevda Öğredici, Bahar Goek, Aynur Alptekin, Aslıhan  Güngör, Yeşim Demir-Ortaköy, Sedat Kurucu, Sinan Yaprak, S.Koyuncu, Sibel Aydoğan, Sedat Kurucan.

 

“Kötümser rüzgârdan şikâyet eder. İyimser, değişmesini umar. Lider, yelken açar.”
John C. Maxwell

 

 Stop
Muammer Erkul
14 Ocak 2000 Cuma
 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile