Taşlar [18 Ocak 2000 Salı]


 

Taşlar


Zamanı doğru - verimli kullanmak konusunda düzenlenmiş olan kurslardan  biriydi.
Zaman kullanma uzmanı olan öğretmen, çoğunluğu hızlı düşünmeyi ve hızlı  uygulamayı gerektiren mesleklerde çalışan öğrencilerine;
“Hadi, küçük bir sınav yapalım.” Dedi ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz  koydu.
Sonra bir torbadan çıkardığı irice kaya parçalarını dikkatle üst üste koyarak  kavanozun içine yerleştirdi. Kavanozda bir parça kaya bile koyacak yer  kalmayınca sordu:
“Kavanoz doldu mu?”
Sınıftaki herkes, bir ağızdan cevap verdi:
“Evet, doldu hocam...”

 

“Demek doldu ha!..” Dedi hoca ve hemen eğilip aldığı ufak bir kovanın içindeki  küçük çakıl taşlarını kavanozun tepesine döktü. Kavanozu sallayınca da bu çakıl  taşları iri kayaların sağına soluna yerleşti.
Yeniden sordu öğrencilerine:
“Kavanoz doldu mu?..”
İşin sanıldığı kadar da basit olmadığını farkeden öğrenciler, daha dikkatli  davranarak;
“Pek de doldu sayılmaz” dediler.
“Aferin!..” Dedi zaman kullanma uzmanı.
Bu defa da masanın altından bir kova dolusu kum çıkarttı ve kaya parçalarıyla küçük çakıl taşlarının arasındaki boşluklar tamamen doluncaya kadar döktü.
Sonra sordu yeniden:
“Kavanoz doldu mu?..”
“Dolmadı, diye bağırdı öğrenciler. Hayır dolmadı...”
Hoca yine kocaman bir; “Aferin!..” çekerek, ortaya çıkardığı bir sürahi suyu  kavanozun içine dökmeye başladı.
Ama bu defa başka bir soru sordu:
“Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?..”
“Ders çok açık ve netti, dedi atılgan öğrencilerden biri. Merak etmeyin, hepimiz  anladık... Ve şu dersi çıkarttık ki; günlük iş proğramımız ne kadar dolu olursa  olsun, yeni işler için zaman bulabiliriz...”

 

Hepsinin hayret dolu bakışları arasında; “Hayııır” dedi öğretmen...
“Çıkartılması gereken asıl ders şuydu:
Eğer büyük taş parçalarını kavanoza önceden yerleştirmezseniz, sonradan asla  koyamazsınız!..”

 

Arkasından da, tabii ki herkesin kendi kendine sorması gereken soruyu sordu:
“Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri?
Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz?
Yoksa kavanozunuz çakıl taşları, kum ve sularla dolduktan sonra kayalarınız  dışarda mı kalıyor?..”

 

Hikayenin güzelliğini gördünüz mü?
Arkadaşımız Bilal Akçay anlatmıştı ve sizlerin de okumasını istedim.

------------------------------------------------------- 

Şiirin şiir olduğu zamandan:

Çoban Çeşmesi
Faruk Nafiz Çamlıbel

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?

“Gönlünü Şîrîn’in aşkı sarınca
“Yol almış hayâtın ufuklarınca,
“O hızla dağları Ferhat yarınca
“Başlamış akmağa çoban çeşmesi...”

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi,
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi!

Vefâsız Aslı’ya yol gösteren bu,
Kerem’in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda.
Ateşten kızaran bir gül arar da
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.

Ne şâir yaş döker, ne âşık ağlar,
Târîhe karıştı eski sevdâlar:
Beyhûde seslenir, beyhûde çağlar
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi!..


Yüreğin

Seni ilk tanıdığımda,
Kaleminden korkmuştum...
Sertti, öfkeliydi.
İnatçıydı sanki.
Oysa yumuşacıktı yüreğin,
Dosttu, insandı.
Vermeye hazırdı sevgiyi.
Şimdi sen...
Kalemin ve yüreğinle,
Dostumsun benim.
Ve hiç korkutmuyor artık
O öfkeli kalemin...
Nasıl olsa,
Kaleminin ucunda
Bir el var;
Dostluğa uzanan.
Ve o eli yöneten,
Güzel yüreğin...
(Jale)

 

Sözün özü

Eğitim anne dizinde başlar; her söylenen sözcük, çocuğun kişiliğine konan bir  tuğladır.
Hosoa Ballow

Eğer çocuklara konuşmayı biz öğretmeye kalksaydık, asla öğrenemezlerdi.
William Hunt

Çocuğunuz korktuğu için endişe duymanız yersizdir. Korkular yalnızca onun  zihinsel ve duygusal tepkilerinin geliştiğini gösterir.
Gisela Preuschoff

Çoğu aileler iletişim kuramazlar, onlar sadece konuşarak vakit geçirirler.
Zig Ziglar

Önce kendinize yardım etmeden, içtenlikle başkalarına yardım edemezsiniz.
Emerson

Beyninizi tam olarak kullanmak istiyorsanız yalnızca aklınızı değil, sezgilerinizi,  yani altıncı duyunuzu da harekete geçirin.
Belleruth Naparstek

Güçlü aile fertleriyle güçsüzler arasındaki çatışmanın galibi yoktur.
Tim Kimmel


Stoplayanlar:
Selim Çelebi, Fehim Hayrullah Özsoy, Süleyman Gürün, Hatice, Hakan Kurt,  Berdan Senlik, Hasan Dinç, Mustafa Esen, Yüce Karacağil, Aslıhan Güngör,  Osman Özdemir

 
 

 Stop
Muammer Erkul
18 Ocak 2000 Salı
 

 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile