Kesit! [01 Temmuz 2000 Cumartesi]



Kesit!


Herşeyi yaşarsın ya, dedi... Herşeyi yaşarsın yaa!
Ve ufka bakıp konuşmaya başladı... En aşırı sevgileri ve en sonsuz nefretleri bir insanda toplarsın ya, dedi...
İşte öyle..
Bir hareketi ile yüreğinin taa derinliklerinde hissedersin, bir hareketi ile yüzüne tükürmek istersin ya, işte öyle, dedi...
İşte! Dedi, ufka yakın olan balıkçı teknesini göstererek...
Ben de böyle batıp çıktım... Bir kendimi gökyüzünde hissettim, o kadar sevinçliydim ki... O kadar tepeden gördüm ki herşeyi.. Ama diğer gün beni yerin en -, derinliğine itti...
Belki de şu an bu boğulma sahnelerinden birisindeyim, dedi buğulu gözleriyle karşı kıyıya bakarak. İşte belki de şimdi oralarda, belki de daha uzaklarda, dedi..
...Ama bir zamanlar bana benden yakındı...
Yaa, işte böyle!
Ben bununla yıkılışı ve yükselişi aynı anda yaşadım... Ardarda.
Belki de her gün güneş gibi yükseldim, alçaldım ve battım... Ve herşeyin bir sonu var, farkındaydım...
Şu ansa uçurumun sonundayım!..
Düşüşün, bitişin kötü olacağını biliyorum... Şu an aynen güneş gibi batmaktayım.. Evet, güneş yarın sabah yine doğacak... Ama ben bir daha doğmayacağım... Çok iyi biliyorum ve hiç yanılmadım, dedi...
Ve arkasını dönüp karanlıkta kayboldu.
Hayal

---------------------------------------------------------


Bendeki “şans”


Bendeki şans kimsede olmaz... Ciddi söylüyorum.
Birincisi; her gün yazarak, sesimi her gün sizlere (duyurulacak ne sesim var onu da anlamadım ya bugüne kadar) duyurma şansına sahibim...
İkincisi; elinizde tuttuğunuz (ve gerçekten çok sevdiğim) Türkiye Gazetesi’nde yazma şansına sahibim...
Üçüncüsü; belki de en mühimi, madalyonun arka yüzü! Çevirin, bakın... Hadi!
Gördünüz mü?..
Paranın “tura” tarafında biz sırıtıp dursak da; “değer ifade eden, yazı tarafı” öbür yanda!



Stop köşesini kesseniz arka sayfadakı yazılardan dolayı yere atamazsınız!.. Arkadaki sayfayı saklasanız da stop köşesini saklamış olursunuz!..
Hah hahhaa!..
Bendeki şans kimselerde olmaz!İnanın, eski ismiyle “Bizim Sayfa”daki özellikle de “Sohbet” yazısını okumadan, en azından (işim aceleyse) şöyle bir göz atmadan, arka sayfayı çevirmeye, kendi yazımı okumaya hakkım yokmuş gibi düşünürüm...
Bu, ne demek?
Size elbette; “şöyle yapın” deme salahiyetim ve gücüm yok...
Ama madem bu köşede “hasbelkader” buluşmuşuz, ve madem okumaktasınız yazdıklarımı; tavsiyelerime önem vereceğinizi düşünmekteyim. Doğru mu?



Nerden girmiştik biz bu mevzuya?..
Hiiç, paldır-küldür bununla başlamışız. İyi de etmişiz... Bazen insan neyi ve neden yazdığını bilmez. Kağıt önünde durur, kalem elinde; birşeyler oluverir, kağıt doluverir sanki kendiliğinden... Basılırsa; “böyle olmalıymış” der kurtuluruz!
Oh be, rahatladım...
Çoktandır yapmamıştım galiba bu tavsiyeyi. Hem de, bunca mühim olduğunu bildiğim halde...



Şimdi diyor ki birileri;
Muammer efendiii... Biz o “sohbet sofrasından” her gün gıdamızı almaktayız... Sen yeni mi uyanıyorsun yoksa?..
Ve benim aklımdan; “mumun dibinde” bulunduğum geçiyor!..
Gerçekten de; incecik, zar gibi bir “duvar” olduğu halde aramızda, böyle bir sohbetten nasiplenemediğim günlere üzülüyorum.
O zaman da diyorum ki; dostlarım, benim size tavsiye ettiğim gibi neden siz de beni uyarmadınız? Bizim elbette birbirimize karşı mes’uliyetimiz var. Öyle değil mi?



Bu yazıyı böyle bırakıyorum, çünkü yazdıkça aynı konu devam edip gidiyor... Halbuki iki satır bahsedip başka mevzuya geçecektim, olmadı.
Vardır bunda da elbet bir hayır...
Sevgileriniz daim;
Ve doğru istikamette olsun.

---------------------------------------------------------

Köşemiz GAZİLERİMİZE açık
İş bulmakta zorluk çeken pekçok gazimiz, hatta şehit eşi var.
Bunlar, aramızda yaşıyor ama farkında olamıyoruz.
Vatan hainlerinin kurşunlarına hedef olan bu kardeşlerimiz veya eşleri bize yazsınlar. Burada onları tanıtalım ve telefonlarını yayınlayalım.
İnanıyorum ki kendi bölgelerinde onlara iş verecek kişiler olacaktır.
Ayrıca haberimiz oldukça bu işyerlerini de duyuracağız.
Böylece, elimizden geldiği kadar acıları hafifletmeye çalışacağız.

NOT: Bu “MEMLEKET DAVASI”nda bütün gazete, televizyon, radyo gibi kuruluşlarda çalışan duyarlı arkadaşları bana destek olmaya çağırıyorum.

Lütfen... Lütfen ses verin!
Bizim Vatanımız için toprağa düşen bu insanlarımıza elbirliğiyle birer iş bulalım.



Stop
Muammer Erkul
01 Temmuz 2000 Cumartesi


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile