İhlas Vakfı'nı hakikaten tanıyor musunuz? [02 Mart 2001 Cuma]



İhlas Vakfı’nı hakikaten tanıyor musunuz?


İhlas Vakfı’nı pek çoğunuz benden iyi tanıyorsunuz, biliyorum. Fakat dileğim odur ki; henüz tanımıyor olanlar da en azından, sadece benim kadarcık ilgilensinler bu vakıfla ve en azından benim kadarcık tanıyabilsinler... (İnşallah)
O zaman onlar da bu işe seve seve kalplerini koyarlar... “İhlas Vakfı” ismindeki bu şemsiyenin bir ucundan tutarlar... Altındaki gölgeyi biraz daha büyütmeye uğraşırlardı...



Sadece şunu düşünün ki;
Bu ülkenin her yanından ve Türk Dünyası’ndan gelen binlerce öğrenciye her türlü yardımı yapmak; onlara sıcak yemek, sıcak yatak ve sıcacık bir atmosfer sunmak... Bu genç arkadaşlarımızın-kardeşlerimizin uzun ve zor eğitim yolculuklarında kendilerine destek ve engellerine köprü olmak... Bilgili, kültürlü ve dinine-devletine bağlı, yetişmiş insanlar olarak bu ülke istikbaline kazandırılmalarına çalışmak kolay değildir...
.....
Pek çok ana-baba, bir iki tanecik evlatlarının (maddi yükü bir kenara koyalım) mânevî sorumluluğunu taşıyamazken, otuzdan fazla yurt dolusu delikanlının yükünü AŞK ile sırtlanmak kaç babayiğidin harcıdır?..



Sizler bugünlerde İhlas Vakfı’nın hemen her gün ilanlarını gazetede görürken, daha fazla söz söylemekten sıkılırım...
Bilirim ki, merak edenler zaten (0212) 513 99 00 numaralı 20 hat telefonu, (0212) 513 99 15 numaralı faksı kullanarak veya kendilerine en yakın Türkiye Gazetesi bürosuna uğrayarak yeterli bilgiyi ve dokümanı alacaklardır...
Tavsiyem de bu doğrultudadır zaten;
.....
Elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım...
Önceki günkü yazımızda da konuşmuştuk ya; özellikle büyük şehirlerde kurban kesecek yer bulmak ve bunca koşuşturmalar arasında bu kurban işiyle bizzat uğraşabilmek neredeyse imkansıza yakın derecede zor!..



Bu mübarek günlerde diğer sayfalarda; “Kurban Vekâleti ve Bağış Verebileceğiniz Öğrenci Yurtları”nın adresleri ve telefonları yayınlandı hep ve yayınlanmaya devam ediyor.
Ben yine tavsiye ediyorum ki, böylesi;
DAHA UCUZ, DAHA KOLAY...
Gözünüzü çevirmeye, bakmaya değer...
.....
Çünkü küçücük tercih farklılıkları, “İNSANLAR ARASINDAKİ BÜYÜK FARKLARI” ortaya çıkarır zaten...
Değil mi?

---------------------------------------------------------


Ecdadın vakıf çağlayanı

Elimin altında sürekli duran kitaplardan biri de İbrahim Refik’in Tarih Şuuruna Doğru isimli serisidir ki, herhalde bu kitapların ismini benim kadar zikreden de yoktur... Öyle hoş çiçekler derlemiş ki tarihin hoş bahçelerinden, kokusunu bile sanki duyacak gibi oluyor insan!..
Ecdadımızın (tam da bugünkü konumuzla ilgili olarak) yardım, şefkat ve sevgi hissini müesseseleştirmeyi başararak, cemiyetin uzun yıllar boyunca huzur içinde yaşadığını söylüyor ve şöyle devam ediyor;
“Bu ecdad vakıfları arasında:
- Kışın aç kalan kuşların beslenmesi,
- Bayram günlerinde şehir ve kasabalarda top atılarak çocukların sevindirilmesi,
- Koyun cinsinin ıslah edilmesi,
- Et fiyatlarının kış aylarında yükselmemesini sağlayacak tedbirlerin alınması,
- Hasta ve garip göçmen leyleklerin bakım ve tedavi edilmesi,
- Çalışan kadınlara sütanne bulunması,
- Hac yolunda parasız kalanlara para dağıtılması,
- Cami ve türbe duvarlarındaki ot ve yosunların temizlenmesi,
- Ramazan-ı şerîflerde camilerde hurma, zeytin gibi iftariyeliklerin dağıtılması,
- Köy ihtiyarlarına elbise temin edilmesi,
- Hamalların sırtlarındaki yükleri, üzerine koyup dinlendikten sonra kimsenin yardımına muhtaç olmaksızın sırtlanabilmeleri için mola taşları dikilmesi,
- Yüksek dağ ve geçitlerde kar ve tipiden korunmak için sığınak yapılması,
- Yaz aylarında sıcaktan bunalanlar için gölgelik yapılması ve icab eden yerlere su küplerinin konulması...
... gibi, insanı hayretler içinde bırakan çok enteresan vakıfların bulunduğunu biliyor musunuz?...
.....
(Türk Kültür ve Medeniyeti C. 1, Atatürk Ünv. Türk Kültür Arş. Ens. Yay.)



Stop
Muammer Erkul
02 Mart 2001 Cuma


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile