Gülücüğüm, günaydın!.. [01 Şubat 2002 Cuma]



Nasıl zor bazen nasıl değil mi, sana yazmak; hani, deneceklerin çok olduğu zamanda?..
Zor ki; sanki diyecek bir söz yokmuşcasına!
.....
Günaydın gülücüğüm!..
.....
Aynalarla göz göze değilken de yakışır yüzüme tebessümler, elbette biliyorum!.. Biliyorum ki bana yakışır seni sevmek; ve üstünde şık durur bu yürekle sevilmek!..
Günaydın gülücüğüm, günaydın!.. 



Gecedir...
Hasta bir ışık titrer, ben gibi!..
Ve soğuktur...
Kırılgan bir kristal zar gibi
yapışır canıma
son sıcaklığının buğusu!..
Ve hani artık,
nefesim yetmez sanırsın ya,
seni ısıtmaya?..
.....
Ve hani ben, uzaaak,,, ve karanlık mekânların perdesiz odalarındaki canıma benzer camların, zar gibi buzlarını tırnaklarımla kazır da kendime bakarım, hayaline sarınıp...
Velâkin ışık yetmez;
Gözlerini göremem!..
.....
Ve ardından sarsılıp yığılırım başıma; sıktığım tek kurşunla kendimi vurmuş gibi!..
Gece üstümden geçer,,, ve ben kanar beklerim; yitik bir eşya gibi; güneşin dönmesini!..
.....gün ....ay ...dın
..gülücüğüm! 



Yani...
Eyy benim gülücüğüm!..
Ellerin mi üşüdü?..
Avuçlarım sıcacık; tipiden kaçan kuşun gizli yuvası gibi!.. 



Dilime,
ismin yakışır;
cismime cismin...
Diline ismim yakışır cismine cismim!.. 



Aynalarla göz göze değilken de yakışır yüzüme tebessümler, elbette biliyorum!.. Biliyorum ki “bana” yakışır seni sevmek; ve üstünde şık durur “bu yürekle” sevilmek!..
Günaydın gülücüğüm...
Günaydın!..



Stop
Muammer Erkul
01 Şubat 2002 Cuma



Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile