Yer yüzüne öpücük... [12 Nisan 2002 Cuma]



Ha rüzgâr geçer üstünden, Ha biz, İstanbul'dan geçeriz!.. Her rüzgâr, kendi kokusuyla geçer üstünden... 



Kendi ısısıyla geçer, kendi rengiyle, kendi tozu-dumanı ve kendi sür'atiyle geçer...
Her rüzgâr, kendi gibi geçer İstanbul'un üstünden...
.....
Biz dahi kendimiz gibi geçeriz; canımızdan geçmeden...
Bilerek; şehrin canının biz olduğunu!.. 



Ha rüzgâr geçer üstünden,
Ha biz geçeriz; vazgeçmeden İstanbul'dan!..
Çünkü, vazgeçilmez İstanbul'dan...
.....
Çünkü İstanbul, koca bir aşk gibi konmuştur, şu yeryüzünün üstüne; "gümp" diye!.. 



İstanbul; bir öpücük gibi konmuştur yeryüzüne...
İşte o gün bugündür;
"Yar" yüzü olmuştur, yeryüzü!.. 



İstanbul, yarin iki dudağı arasındaki bir koca öpücük gibi durur, iki kara arasında...
Ha yeryüzünde bir şehirdir İstanbul;
Ha yaryüzünde bir öpücük!.. 



Eski İstanbul yoktur, delikanlılar eskir!..
Delikanlılar eskitemez İstanbul'u; İstanbul'da delikanlılıklarını eskitirler...
İstanbul'un delikanlıları, deli rüzgârlar gibi geçerler İstanbul'dan; canlarından geçmeden...
İstanbul'dan geçilir; vazgeçilmez!.. 



Ha rüzgâr geçer üstünden, ha biz, İstanbul'dan geçeriz!..
Kendi kokusu, kendi ısısı, kendi rengi, kendi tozu-dumanı ve kendi sür'atiyle geçen rüzgârlar gibi biz de geçeriz İstanbul'dan...
Bilerek, İstanbul'un; bir "sevda" gibi konduğunu yüreklerin üstüne...
Bilerek İstanbul'un; bir öpücük gibi konduğunu yeryüzüne...
Ve bilerek, işte o günden sonra; "yar" yüzü olduğunu, yeryüzünün!.. 



Ha yeryüzünde bir şehirdir İstanbul;
Ha yaryüzünde bir öpücük!..



Stop
Muammer Erkul
12 Nisan 2002 Cuma



Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile