Nar tanem, nur tanem; kum tanem... [28 Mart 2004 Pazar]



Milyarlarca yıl sonra, bir vasıta ulaştı Ay yüzüne.
Ve bir avuç kum alıp, getirdi dünyamıza...
.....
Bu bir avuç kumun, hangi zamanda ve içinde bulundukları çölün neresinden alınacağını bilmiyordu o koca gezegendeki her bir kum tanesi... Bir avuç kum tanesinin her biri bir avucun içindeydiler işte ve bir avuç kum ile birlikte yükseliyorlardı zeminden...
Bu, nasıl bir şanstı, ve ne büyük bir seçilmişlikti...



Her biri bir tanedir her bir kum tanesinin...
Peki hangi biri bir tanedir her bir kum tanesinin?..
Anlatayım:
.....
Bana bir çöl adı söyle, hadi!..
Tepesindeki kızgın güneş, her gün aynı yönden gelip; bir rende gibi sürtüne sürtüne üzerinden geçerken mekânı yontuyor olsun ve sanki zaman da ufalanmış, zerreler halinde yere serilmiş olsun...
Sen, işte o çölden bir avuç kum alacaksın;
Çöl bilmeden ve bilmeden hiçbir kum tanesi...
Ne sen, ne çöl ve hatta zaman bile "zamanını" bilmeden!..
Üstelik, sanki bütün bir gökyüzünün altına serilmiş olan bu kum denizinin "neresinden" alacağını bilmeden...



Uçuşup duran tanelerden bir avuç kum yakalıyor, şöyle bir sıkıyorsun...
Çoğunun yanından geçiyor elin, onlara değerek veya değmeden...
Pek çoğu ise akıyor yere, açtığın zaman avucunu; ve üflüyor yel, bir kısmı da o zaman savruluyor...
Bazıları, tenindeki neme sımsıkı yapışıyorlar, kalmak için direniyorlar parmaklarının arasında; bir kısmı, sadece bir kısmı!..
.....

İşte sen, ve ben;
Meçhule düşmemeye çalışan bu taneciklere benziyoruz, öyle değil mi?..



Nar tanem, nur tanem... Kum tanem;
Akıl almaz bir belirsizliğin içinden seçilmek ve bu seçilmişliği idrak etmek kolay mı?..
.....
Sen ve ben;
Bir ufuktan bir ufka yayılan kızgın çöldeki birer kum tanesiyken; bir serin avuçta buluşmak nimetine nasıl şükredebiliriz?..
.....
Sevdâ; zamânın bittiği yerde başlar!..

.......

Bir adam Resûl-i Ekrem sallallahü aleyhi ve sellemin yanına geldi, ve ondan Allah yolunda savaşmak için izin istedi. Hz. Peygamber: "Ana ve babandan hayatta olan var mı?" diye sordu.
"Evet, her ikisi de hayatta."
"Allah'tan sevap kazanmak istiyorsun, değil mi?"
"Evet, istiyorum."
"Öyleyse ana ve babanın yanına dön; onlara hizmet etmeye çalış!"
Bu ve benzeri 101 hatıranın derlendiği; çiçek demetine benzeyen 164 sayfalık bir kitap. Tertemiz ve çok kolay okunuyor...
PEYGAMBERİMİZDEN 101 HATIRA 
Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir hazırlamış ve Morötesi Yayınları'ndan çıkmış www.morotesi.com



Stop
Muammer Erkul
28 Mart 2004 Pazar 

 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile