Kapından geçer [27 Şubat 2005 Pazar]



Aaah, ki; pınar gözlerine benzeyen göz pınarlarımda içim...
İçimin tadı; yaşımın tuzu!
Yahut, gönlümün tatlısı; gözümün acısı!..



Düşünmekten korkarım;
Ya siliniverseydin yüzünden gölümün!
Ya farklı bir hayal, ya başka bir şekil, ya ayrı bir gölge düşseydi üzerine, gönlümün!..



Dökülseydi sevgin;
Suyu uçmuş denizler gibi boşalırdı içim...
.....
Eski bir gaz tenekesiyle dinmez gürültüler çıkaran meczuba dönerdim belli ki!..
Mülküm sandığım köşeden, gelip geçen herkesin yüzüne söylerdim de türkümü;
..kimseler duymazdı beni!..



Çekilseydi sevgin;
Kanadı kopmuş kuşlara dönerdim, havada!..
İşte o zaman da; bir afallayış ve bir çaresizlik mührü gibi çakılır, iz olurdum toprağa!..



Halbuki ben... Yürüdüğün çölleri koklayarak, sürmeye çalışırım izini...
Ve ben, senin, her damlasına talibim; terinin...



Anladım bir gün:
Cennete ve cehenneme giden yol da, kapından geçiyor!..
İşte bu, bütün mesele: Çağırışına uymak, davetine gelmek...
Cennet ve cehennem yolunun farkı da, ancak; adını bilmek ile bilmemek arasındaki kadar!..



Düşünmekten bile korkarım;
Ya çekiliverseydi, ya siliniverseydi sevgin?
Ya farklı bir hayal, ya başka bir şekil, ya ayrı bir gölge düşseydi gönlüme!



Stop
Muammer Erkul
27 Şubat 2005 Pazar


 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile