Bir doğrucuk... [24 Kasım 2006 Cuma]



Siz de özlüyor musunuz bilmem; ben çok özledim dedemi...
.....
Bir şey yap oğlum, derdi dedem. Bir şey yap...
Bir şey bile yapsan, bu iyi bir şey olsun. Çünkü yaptıklarınla hatırlayacaklar seni. Söylediklerinle anacaklar...
.....
Oğlum! Kulağını aç, anlamak için dinle:
Özün gider, sözün kalır...
Söz uçar, öz kalır!



Dedemi çok özledim.
Siz de özlüyorsunuz dedelerinizi, değil mi?..
.....
Derdi ki dedem;
İnsan bunlar! Dile kolay; bunca adam, bunca asır, şu kadar bin yıl geldileer, geçtileer, göçtüler... Biz de göçeceğiz...
Ardımızda ne kalacak?..
Bilmiyoruz...
Peki, ne kalmalı?
Biliyorum...
Sen de biliyorsun ve herkes biliyor...



Ne bırakanların mirası kıymetli oluyor sonraki zamanlarda ve sonraki ve sonraki zamanlarda?..
Paraya miras gözüyle bakamıyorum;
Çünkü para bırakanları bırakmıyorlar rahat, mezarlarında bile!..


 
Ne demek, ne bırakmak lazım?..
Bir şey bırakacaksın; bir tek şey bile olsa!
İnsanlar ona bakacak seni görecek; onu duyacak, seni anacak!
Çok kolay mı bu iş? Çok zor değil! Çok mu zor? Neye zor dediğine bağlı!..



Oğlum...
Kaç doğru var, dağarcığında?
Kaçar doğruyla doğrulmaya çalışıyor insanoğlu?..
.....
Halbuki yüz yirmi dört binden ziyade peygamber geldi bu dünyaya...
Bir, beş, on değil; elli, yüz, bin değil; on bin, yirmi bin, elli bin değil... Yüz yirmi dört binden fazla peygamber gönderdi Allah-ü teala...
Bunların her biri doğruları söylediler, doğruları yaptılar...
Her, bin peygamberden, sadece birer tanecik doğru öğrenmiş olsaydı insanlar; yüz yirmi dörtten fazla doğru iş yapıyor olur ve birer yol lambası gibi ışıldarlardı diğerlerinin arasında...
Öyle değil mi?



Yani, oğlum;
Bir doğruyu öğren... Bir doğruyu öğret... Bir doğrucuk söyle... Bir doğru iş yap...
Ki, seni onunla hatırlasınlar, onunla ansınlar...
.....
Dedemi çok özledim ben;
Hadi siz de özleyin biraz, doğru söylemiş olanları!..



Stop
Muammer Erkul
24 Kasım 2006 Cuma



Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile