Üçüncü Yeni [18 Şubat 2007 Pazar]



Tarihî bir yazı yazacağım, iyi dinleyin!
Hatice, benim “adamım”dır, gece aradı. “Biliyorsun, Sefa Beyle kafalarımız uydu, sitede yazıp duruyoruz” dedi. Biliyordum haliyle. “Yeni bir fikrimiz var, dedi. Üçüncü Yeni şiir akımı...”



Şiir’in “şiyir” olmadığını dahi bilmeyen bazı mahlûkatın, şiir konusunda “özellikle” söz sahibi sayılmaları, sanatın bileğine atılmış jiletlerden biri!
Hiçbir iş yapamayan adamların, kendilerini ve biri birlerini tatmin için; alt alta dizdikleri yazılara şiir demeleri hangi vicdana sığar?..
Kızınca sırtım terler benim... Ve ben heyecanla konuşurken Hatice hiç sesini çıkarmaz, inceliğinden. Sadece dinler...
.....
Sizin ne düşündüğünüzü bilmiyorum şiir hakkında. Fakat şiir o hale geldi ki; siteler dolusu laf!.. Ben köşe yazarıyım. Çoğunda hece sayarım yazdıklarımın, kafiye ararım kelimeler arasında; bu ise gizli bir lezzet verir yazıya... Nesir okur insan, ama damağında şiirin tadı kalır...
Peki bunlar şiir midir? Değil. Değil ama, birileri şiir sitelerine bizim köşe yazılarını doldurmuş... Yüzlercesini hem de... Neden?.. Çünkü şiir yok etrafta! Doldurmuş da iyi mi olmuş, kötü mü?.. Öyle anlamsız kelimeler var ki şiir adına; iyi olmuş denebilir.
Ama benim şiir demediğim yazılarıma başkaları şiir derse, ve hele “Muammer Erkul işte böyle şiirler yazar”, derse iyi olmamış!..
Ben şair miyim, değil miyim?
Ben şair değilsem; neden yazdıklarımda hece var, kafiye var?
Yok, eğer şair değilsem; neden nesirlerim bile kondukları şiir sitelerindeki binlerce “şiir”den daha güzel, anlamlı?..
Şiir, şiire benzemezse nasıl şiir olur?..
Kafiyesi olmayan ve hecesi olmayan ve kendi iç dalgaları olmayan ve rüzgârı olmayan “şey”lere şiir demeye utanır insan...
Yazacaksan şiir yaz birader.
Yazamıyorsan, zırvalarına “şiir” demekten utan!
.....
Sustum.
Hatice konuştu sonra. Dedi ki:
“İşte biz de aynen böyle diyoruz!”
Yani ‘Üçüncü Yeni’nin üçüncü adamı ben mi oldum şimdi?..



Üçüncü Yeni şiir akımı çok karşınıza çıkacak. Çünkü şiir nedir bilenlerin her biri; ardında geçici parlaklık bırakan salyangoz izlerinden muztarib... Bundan, şiirin kendisi de ıstırâb çekiyor!..
Herkes yazsın, elbette.
Ama şiir yazamayanlar, her yazdıklarını; yeni isimler uydurup şiir gemisine yüklemeye kalkarsa, odun gemileri boş kalır!



“Üçüncü Yeni” demek, aslında “Yeniden Şiir” demek...
Akımların sahibi olmaz! Yeniden şiir, diyen herkes; şiir gibi yazmaya karar verirse, belki bizi de saygı ile anarlar gelecek zamanlarda...
NOT: Sefa Koyuncu ve Hatice Bayramoğlu’nun konu ile ilgili yazdıklarını http://www.mavizaman.com ile http://www.habernews.com adreslerinden izleyebilirsiniz.
 


Stop
Muammer Erkul
18 Şubat 2007 Pazar



Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile