Yeşilay; felaketten önce, Kızılay; felaketten sonra... [20 Mart 2009 Cuma ]



Yeşilay ile Kızılay; ikisi de asırlık iki kardeş kurum ve ikisi de çok önemlidir. Böyle olduğu halde, Yeşilay’ı yeni fark etmeye başladı çoğumuz.
Kızılay’ı seviyoruz; nerede kan, acı varsa Kızılay orada. Fakat Yeşilay da ondan daha az önemli bir kurum değildir. Misal ki; biri motosiklete binip hız yapmış, kafasını patlatmış. Kızılay yardıma koşar. Ne güzel... Fakat bu yaralının; önceden başına takması gereken kask, “Yeşilay” idi! Yeşilay; araba koltuğundaki “emniyet kemeri” gibidir!
Kızılay diyor ki; canın yandığı zaman yanında ben varım.
Yeşilay diyor ki; canın hiç yanmadan tedbir alalım!..
Yeşilay’ı bir cümleyle özetlersem; “Canlar kırılmadan” derdim! Çünkü camlar/canlar kırıldıktan sonra iş işten geçmiş oluyor ve o zaman da iş artık Kızılay’a kalmış oluyor!



Bunca lafın ardından bir büyük şaşkınlığımı sizinle paylaşmak istiyorum: Yeşilay içki, sigara, uyuşturucu, kumar ile mücadele eder; ama içki, sigara, kumar kâğıdı, at yarışı biletleri vs ücretlerinden ayrılan pay Kızılay’a gider...
“Pek çok yangın sigaradan çıkıyor” diyen Orman Bakanlığı’ndan; “Okullarda uyuşturucu ve alkol tehlikesi var” diyen Milli Eğitim Bakanlığı’ndan; “Kumar, uyuşturtucu, alkolle mücadeledeyiz” diyen İçişleri Bakanlığı’ndan; “Sigara, uyuşturucu, alkol en büyük düşmanımız” diyen Sağlık Bakanlığı’ndan...
Yani kısacası (alkol, sigara, uyuşturucu, kumar gibi belalar karşısında devletine tam destek olan) Yeşilay, devletinden tek kuruş yardım alamaz bu güne kadar!



Gazetelerin 3. sayfa (cinayet, gasp, soygun, hırsızlık, kaza, felaket) haberleri neden bu kadar çok?
Veya aklın yolu kaç?
Çıkmış yangını söndürmekten daha kolay değil mi çıkmaması için önlem almak?



Stop
Muammer Erkul
20 Mart 2009 Cuma



Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile