Meyveler(!) [13 Aralık 2009 Pazar]



(Ateşe üflemek, yazısının devamı)

Meyveler, incecik birer sapla tutunurlar dala…
Minnacıkken de, irileştiği zaman da hep, aynı saptan gelen gıdalarla beslenirler!
Sapını beğenmemek veya değiştirmeye çalışmak yahut en önemlisi de; “gelen besinin, aslında nereden geldiğini” anlayamamak, o meyve için tehlikeli sonuçlar doğurabilir!..



Bazıları da; tutunduğu dalı ağacın kendisi zanneder.
Bilmez ki; kendisi gibi binlerce meyveler var ve yüzlerce dallar var, ama bunların her biri aynı gövdeye bağlı ve hepsi de aynı kökten beslenmektedir!..
Evet, dal; ağaca benzer ve ağaçtandır, aynı gıdayı akıtır, ama ağaç “o” değildir!
“Bu dal ağaçtandır” demek farklı; “ağaç bu daldır” demek farklı!



Bazı armutlar ise, kendilerini ağaçlardan atmaya hevesli olur. Belki de “olmuş” denilsinler diye!
Halbuki, intihar etmek; hamlıktır!..
“Olmuş” denilmek isteyenlerin birçoğu için “ölmüş” denir o zaman!

Bahçıvanlar bilmez mi hiç; eliyle büyüttüğü bir meyvenin olup olmadığını? Ve günü geldiğinde, onları incitmeden toplamaz mı?



Kendileri için söylenenlerin hepsini işitselerdi, hicaplarından ölürdü; hastalıkların bile deviremediği Somuncu Baba’lar!
Hâlbuki bıraksaydı insanlar da; zikirlerine fikirlerine devam etselerdi, şehirlerinde kalabilip yollara vurmasalardı kendilerini… Bu yaşlarda bunca eziyet, bu hastalıklar arasında bunca zahmet çekmeselerdi…



Safça, ama körce sevmekle de zarar verebiliyor insanlar. Kendilerine ve sevdiklerine… Ve düşmanların bile deviremeyeceği bazı surlar böylece yere serilebiliyor!

Ablalaaar! Anneleeer! Neden böyle durmadan üflersiniz bilmem ki, fitne tütebilecek ocakların korunu?

Fitne, ateştir!
Ve dilden çıkan bu yangın, nice gönül sarayını küle çevirir!


Stop
Muammer Erkul
13 Aralık 2009 Pazar
 

NOT: Yukarıda (bu yazının öncesi) diye adı geçen "Ateşe üflemek" isimli yazımıza, aşağıdaki adresten geçebilirsiniz:
http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&view=article&id=2280:atee-ueflemek-11-aralk-2009-cuma&catid=30:2009&Itemid=48




.
 


HEADER

Guest27-02-2010 07:42#1
Fitne, fesat ateştir!,
dilden çıkan bu yangın, önce kendini
yaktığı gibi nice gönül saraylarını da
küle çevirir.
Sayın üstadım herzamanki gibi yine çok
önemli konulara değinmiş, çok harika benzetmeler
yapmışsınız.
Saygılarla, sevgiyle.
Savaşçı...
:-)))
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile