Gül kokulu mektuplar [23 Aralık 2010 Perşembe]



Yazmak benim için çok kolaydır. Her hangi bir konu belirlediğim an zihnimde renkler, kelimeler uçuşmaya başlar. Nadiren de, böyle kıvranır dururum; ta ki sebebini fark edinceye kadar: Bu gün. Sonunda takvimi karıştırdım bir şey için ki, aradığımı gördüm. Yâri gördüm. Elimin değmediği gece geçmemiş olan mektupların sahibini gördüm, sahibimi gördüm ki, vefat günüymüş...
Değil yalnız kâğıdı, mektubu gül kokulum?
İçi boştur kâsemin; şerbeti ruh okulum!..
Güzellerin o en güzelini anlatmaya çalışmam, ona hakaret olur! Takvim sayfasını aynen koyuyorum sofranıza, şifa olsun:



Âriflerin ışığı, velîlerin önderi, İslâmiyetin bekçisi ve Müslümanların sığınağı, İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Farûkî Serhendî hazretleri, hicrî 971’de, Hindistan’da Serhend şehrinde doğup, 1034’de (m 1624) yine orada vefât etti. Derin âlim, büyük velî ve müctehid idi. Silsile-i aliyyenin 23. halkasıdır. Nakşibendiyye, Kadiriyye, Çeştiyye, Kübreviyye, Sühreverdiyye tarikatlarında mürşid-i kâmil idi. Kelâm, fıkıh ve tasavvufun marifetlerini açıklayan Mektûbât kitabı uçsuz bir deryadır. Üç cilt olup, 536 mektûbunun toplanmasından meydana gelmiştir.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Ümmetimden, Sıla isminde biri gelecektir. Onun şefaati ile Cennete çok kimseler girecektir.” Sıla isminin, İmâm-ı Rabbânî hazretlerine lâyık olduğunu, yüzlerce âlim sözbirliği ile bildirmişlerdir.
17 yaşında, zâhirî ve bâtınî ilimlerin üstâdı oldu. Yüksek dereceleri, eşsiz makamları, kerâmetleri çok meşhurdur. Talebeleriyle bir yolculuğa çıkmıştı. Bir kervansarayda konakladıklarında, talebelerine âniden şöyle buyurdu:
- Bugün buraya bir belâ geleceğini görüyorum. Herkes şu duâyı çok okusun:
“Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fil-Erdı velâ fissemâ ve hüves-semî’ul alîm.” ve “E’ûzü bi-kelimâtillâhittâm-mâti min şerri mâ halak.”
Bunu söyledikten iki saat kadar sonra yangın çıktı. Bu sözü duymayan bir talebesi ve diğer insanların mallarının çoğu yanıp telef oldu. Duâyı okuyanlar bir zarar görmedi.



Stop
Muammer Erkul
23 Aralık 2010 Perşembe



HEADER

fatma26-01-2011 15:50#6
Artık her gece, hiç değilse bir tane gül kokulu mektup okumaya çalışıyorum. Okuduktan sonra da "Sübhâne rabbike..." duasını okuyup, peşinden bir de Fatiha okuyor ve İmamı Rabbani hazretlerinin ruhuna bağışlıyorum... :)

Fatma
Alıntı
Dilek Fatıma23-12-2010 23:34#5
Allahü teala şefaatlerine kavuştursun inşallah cümle ümmet-i Muhammedi.

Dilek Fatıma
Alıntı
rânâ23-12-2010 21:52#4
Okuduk tabi, okumaz mıyız... Allahü Teâlâ rahmet eylesin ve bizleri de o mübarek zatın şefaatine kavuşanlardan eylesin. Amin.

Rânâ
Alıntı
Kürşat Karakebelioğl23-12-2010 15:51#3
Muammer abi.
Takvim sayfası bu sayfada daha bir güzel olmuş.
Takvimde okumuştuk ama, ikinci defa daha bir zevkle okuduk.
Mübarek Cum'a gününüzü tebrik ederim.

Kürşat Karakebelioğlu
Alıntı
Hicran Seçkin23-12-2010 13:44#2
Okuduk abiciğim :)
Faydasına kavuşanlardan,
ve o güzeller güzeli, (tabiri caizse) "hazine sandığı" mübarek kitaptan müstefid olan bahtlı kullardan oluruz inşallah...

O güzel beytini, satırlarını ve çoğumuzun dikkatinden kaçmış olan takvim sayfasındaki bilgileri bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederiz.

:)

Hicran Seçkin
Alıntı
Muammer Erkul23-12-2010 13:18#1
Birer Fatiha okuyan oldu mu acaba, ruhuna?..
Okuyana olur faydası!
M:)
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile