Sizi sevmek [25 Kasım 2011 Cuma]


                                              [Bir harfi bile eskimemiş, on yıl önceki hasretimin...]


Sizi sevmek... Şu yeryüzünde sizi sevebilenlerin en az seveni olmaya bile razı olacak kadar.
Sizi sevmek...
Şu yeryüzünde nefes alan ve nefes alacak herkesin sizi benden daha fazla sevmesini arzu edecek kadar.



Sizi sevmek;
Asıl, sevgilerin bittiği an sizin sevginizle kucaklaşmak.
Sizi sevmek;
Kâinatın özsuyuyla sulanmak...



Sizi sevmek;
Kalbime kaptan, duygularıma kaftan bulmak...
Sizi sevmek;
Konup göçen kuş iken, kendime vatan bulmak.
Toprak bulmak, su bulmak...
Ve kök, dal, yaprak bulmak.
Eğildikçe dallarım, böyle meyveye durmak;
Bahçenize yaklaşan incecik bir kökümle, bir damla terinizin neminden derman bulmak...



Sizi sevmek...
Bir kez bile görmeden nasıl baktığınızı!



Sizi sevmek...
Bir kelime boyunca görürken ancak sizi;
Bir “O’ydu!”ya râm olmak..



Aklımı çuvallara tıktım, basıp çıktım üstüne;
Yetmiyor boyum...
Vardıkça ulaşılmaz, geldikçe yaklaşılmaz, buldukça erişilmez oluyorsunuz.
Duyuyorsunuz...
Utanıyorum!
Korkuyorum;
Elimle eteğinizi kirletmekten!..
Ve, hep ama hep, yetmiyor fikir...
Yetmiyor kelimeler...
Yetmiyorum!
Bir damla gibi çıkıyorum içimden; içime bütün acılarımı doldurmuş olarak...
Ve bir gözyaşı damlasının içindeki tuz gibi görülmüyor içimdeki acılar.
Üstelik kendi dışımda kavrulmaya mahkûmum. Biliyorum... Biliyorum da, kendimi tutamıyorum.



Ben, kendi içimden her çıktığımda; içine bütün acılarını yüklenmiş olarak, bir gözyaşı damlası gibi...
...Buharlaşıyor ve uçuyorum size doğru.
Yerimde bir avuç acı kalıyor!



Sizi sevmek istiyorum, daha çok ve anlayarak...
Şu yeryüzünde sizi sevenlerin en az sevebileni olmaya bile razı olacak kadar.
Sizi seviyorum...
Şu yeryüzünde nefes alan ve nefes alacak herkesin sizi benden daha fazla sevmesini arzu edecek kadar.


.....
Not:
Bu yazımın ismini “Seni sevmek” olarak değiştiren ve farklı yazar isimleriyle internet ortamına yayan zavallılara, acınır ancak!..



Stop
Muammer Erkul
25 Kasım 2011 Cuma




HEADER

Zehra07-01-2012 16:57#10
Sevgili Muammer Erkul,
www.muammererkul.com; sizin için, harikalar diyarı olmalı!.. İnciler ya da yıldızlar ya da çiçekler… gibi yazılarınıza; çok daha fazla inci, yıldız, çiçek… ekleniyor. Böylece: Rengarenk ışıkların parladığı, mis kokulu rüzgarların dolandığı bir bahçede buluveriyorsunu z kendinizi. Ekleniyor dediğim şeyler; yazıların altına eklenen yorumlar.Yazdık larınızın; nerde olduklarını, kim olduklarını, nasıl hayatlar yaşadıklarını bilmediğiniz insanların zihninde, yüreğinde ne tür şekillenmeler oluşturduğunu görmek!.. Muhteşem şeyler hissettiriyordu r size…

“Sizi Sevmek” isimli yazınızı daha iyi anlıyorum…


Zehra Öner
Alıntı
gül11-12-2011 01:46#9
Yazılarınızı büyük bir zevkle, hevesle okuyorum. Yüreğinize, emeğinize sağlık diyorum...

Gül
Alıntı
Muammer Erkul30-11-2011 22:17#8
Benim incinip incinmemem önemli değil, mühim olan yapanın yaptığından incinebilmesi...
Yazının sonundaki nottan kim ne anlıyor bilemiyorum, ama söylemek istediğim şuydu:
Çoğu yazımız bir kenara, ama bu yazının, hem de bu yazının "Sizi sevmek" olan başlığını ve içindeki "Sizi sevmek" ifadelerini "Seni sevmek" olarak değiştirip, altına da kendi isimlerini yazarak, kız ayartmak için sanal alemde yayınlayanların yaptığı iş;
Bir hanımı başka isimle çağırdığın zaman başkasının kadını olabileceğini iddia etmeye benziyor!..
Bundan kim razı olabilir ki?
Bir hanımefendi, ancak kendi evinde ve kendi ismiyle güzeldir!
Öyle değil mi?
Daha açık yazmak da bize yakışmaz.
Bütün dostlara sevgiler, selamlar....
M:)
Alıntı
tuğba30-11-2011 16:30#7
Selamün Aleyküm. En sevdiğim yazılarınızdan birisi buydu. Peki 'seni sevmek' diye sevdiklerimize sms göndermek te sizi incitir mi?
Tuğba
Alıntı
yunus27-11-2011 16:22#6
Allah-u teala razı olsun efendim. Duygularımıza tercüman yazdığızın yazılar...
Başarılarınızın devamını dilerim.
Yunus
Alıntı
Mustafa Metin Tamer27-11-2011 11:20#5
On yıldır aralıklarla yudumladığım satırlar bunlar...
İlaç niyetine, şifa isteğiyle...
Tadına varamadığım belki de hiç lezzetini duyamayacağım bu sevgiyi dinlemek... Tadına dokunmuşları gıpta ile seyretmek bile ayrı bir güzel.
Senden öğrenmiştim, canım Abim; sen aktarmıştın bana ön söz ve son söz olarak: "sevmek itaattir"
ve kavuşmak nasip olur bir Ekim 26 da...
M.M.Tamer
Alıntı
halid abay26-11-2011 19:11#4
Evettttt!

Yaklaşık on sene evveldi...

Yazıyı taşımıştım... bilemeden...

Korkmamıştım hatta kirletmekten ... Kirli, kiri görebilir mi hiç?

Ama sonuçta miss koklamıştım... göremediğim, bilemediğim damlalardan...

Yeni hicri yılınızı tebrik ederim efendim...


HALİD ABAY
Alıntı
Utku Öztürk26-11-2011 14:51#3
Muammer bey,
Bu yazının muhatabı, o zavallıları bile kucaklayacak kadar merhametli olmalı. Bu denli sevgiyi kazanabilmiş biri, kendisine ait bir salkım üzüme sahiplenilip koparılan muhtaç ellere kızamaz. Hatta sevinir. Ki bu sevinme belki üzüm hırsızlarını da o kişiye kavuşturur.
Bu aslında kavuşulmuş bir aşkın haykırışı. Belki de maşuk ile yapılan kalbî bir görüşme. Vuslat beklemek manasız. Ayrılık, sebepler aleminde tek bahane.
Kelimeler her zaman duyguları taşıyamıyor. Yalnızca hislerin harflere bulaşıklığı bile kafi gelebiliyor. Kalbçe'yi bilenler bu cümlelerden ziyadesiyle istifade edeceklerdir.
Teşekkür ederiz.
Utku Öztürk
Alıntı
nesrin25-11-2011 20:44#2
Çok güzel yazmışsınız, keyifle okudum. Yüreğinize sağlık.
Nesrin
Alıntı
Ragıp Karadayı25-11-2011 17:27#1
Muhteeşem bir yazıydı.
Zevkle okudum.
Bazı yerlerini tekrarlamaktan keyif aldım.
Hak teala razı olsun canım kardeşim.
Ragıp
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile