Vazgeçmeye hakkın yok! [11 Aralık 2011 Pazar]



Sevdiği veya güvendiği savaşçılarını kaybettiğinde oturup ağlayan komutan, biraz sonra perişan olmaya mahkûmdur!
Çünkü bir komutanın, savaşırken üzülmeye hakkı yok!

Bir ova dolusu insan, seni “ardına düşülecek kişi” bilmişken... Bir ova dolusu insan da seni “karşısına çıkılacak kişi” bilmişken; senin üzülmeye, usanmaya, yorulmaya hakkın yok!
Bir komutanın korkmaya hakkı yok!
Bir komutanın vazgeçmeye hakkı yok!



Feryatlar duyacaksın; seni göklere çıkaracaklar, seni yerin dibine sokacaklar...
Feryatlar duyacaksın; yüzün gözün kan olacak veya yerin göğün çiçek dolacak...
Feryatlar duyacaksın; can veren insanların feryatlarını, can yakan insanların feryatlarını... Servet kazanan insanların feryatlarını ve hayallerini kaçıran, umutlarını toprağa akıtan insanların feryatlarını!..

Cenk meydanı, sesi kısılabilen bir klasik film değildir; orada, sivri hançerlerin üstünde yürüyeceksin ve havada uçuşan okların arasından geçeceksin...
Kargıları, kılıçları ve hatta kesilmiş bedenlerle kopmuş kelleleri gördüğün zaman, savaşın ardındaki muvaffakiyeti göremeyeceksin!
Bir komutanın bu savaşta vurulmaya ve ölmeye bile hakkı yok!..
Bir komutanın vazgeçmeye hakkı yok!



İki ordu değildir aslında ovalarda karşılaşan...
Kan revan içinde vuruşan; galibiyet ile mağlubiyettir!
Kim kazanacak, sorusunun cevabı: Korkmayan ve vazgeçmeyendir!..

Kazanmanın zıddı ve başarının katili asla kaybetmek veya başarısızlık değil; şüphedir!..
Şüphe etmeyeceksin... Üzülmeyeceksin... Korkmayacaksın, vurulmayacaksın, yorulmayacaksın, üşenmeyeceksin, vazgeçmeyeceksin...

Çünkü bir komutansın; her adımını atarken, bir insan ordunu da yürüttüğünü...
Her durduğundaysa bir ordunun inancını da durdurduğunu bileceksin!

İşte bunun için bir komutanın yorulmaya hakkı yok! Bir komutanın üşenmeye hakkı yok!
Bir komutanın hele vazgeçmeye, asla hakkı yok!


Stop
Muammer Erkul
11 Aralık 2011 Pazar

 


HEADER

hülya12-12-2011 17:01#6
İnsan başkalarının değil sadece kendi komutanıdır da aslında.
Kendi için savaşmadan ve bir savaş meydanında can vermeden ya da hakimeyet elde etmeden vazgeçmemelidir kendi mücadelesinden.
Bir komutan ilk önce kendisini komuta etmesini bilmeli ve ilk emri kendisine vermeli, asla vazgeçmemelisin.
Savaşan bizler savaştığımız ise hayat...
Tercih ya da kader ama nefes almaya başladığımız andan itibaen bırakıldığımız meydanda ya bir kahraman ya bir gazi olacağız sonu ölüme varıncaya dek.
Eğer kendi içimizdeki düşmanı yenebilirsek etrafımızda bize silah kuşanan düşmanı da yenebilir ve de yıkabiliriz.
Velhasıl, vazgeçersek ilk önce kendimizi öldürür sonra etrafımızdakile rin katline sebep oluruz.
Ya meydana çıkmayacaksın ya da kuşandığın zırhın hakkını vereceksin, vazgeçmeyeceksin...
Hülya
Alıntı
www.12-12-2011 11:19#5
11 Ocak 2011 tarihli yazınızda, liderlerin vazgeçmeye hakkı olmadağıı çok güzelbir dille ifade etmişsizniz. Biz ecdadımızdan öğrendiklerimiz i tatbik etsek, emin olun "büyük bir lider" oluruz.
Allahü teala onlara layık bir torun olmamızı nasip eylesin. Amin,

www.
Alıntı
Fatma12-12-2011 09:56#4
Komutan üzülmez korkmaz vs ya... Bir tek, sevdiğine mektuplar yazabilir de mi, Napolyon'un karısına yazdığı manyak mektuplar gibi?.. Belki onu da mı yazamaz...

Fatma
Alıntı
Asla Vazgeçmiyorum12-12-2011 06:12#3
İstanbul dışındaydım. Eve geldim, saat 24.00'ü geçiyordu. Hemen yazıyı okudum. Evet, artık vazgeçme hakkım yok.

Asla vazgeçmiyorum
Alıntı
zeynepdidemgezgin11-12-2011 20:48#2
Muammer abi çok güzel konular seÇiyorsun sen müthişsin bence ister komutan ister vasıfsız bir insan olan insan değerlerinden vazgeçmemelidir azimle mücadeleyle her zaman savaşlamalıdır. İnsan yılmamalıdır. Çalışmalı çalışmalı çalışmalıdır insanın vazgeçmeye hakkı yoktur ben kendimce hiçbir zaman vazgeçmem yapmak istediklerimden , devamlı üstüne üstüne giderim.
Saygılarımı, sevgilerimi sunarım.
Özlem Didem
Alıntı
A...11-12-2011 18:07#1
Kahvaltı sofrasındayız. Babam dedi ki:
"Çocuk mükemmel bir yazı yazmış. Erkul var ya işte o!..
Orada yazılanlar büyük ordular için değil sadece, aileler içindeki komutanlar da dik durması gerektiğini bilecekler. Lahana yaprağı gibi kendini bırakmak yok.
Açın okuyun onu. Mükemmel yazmış."
İşte aynen böyle dedi.
A.
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile