Onüçüncü koltuk [16 Aralık 2011 Cuma]


Aşağıdaki “Onüç” isimli yazımı, üç sene içinde bu köşede iki defa yayınladım. Çok önemlidir.
Ayrıca hem İngilizce ve hem de Fransızca dillerine tercüme ettirip web siteme koydum.
Bâtıla batmış batının bu kör inancı, cahiller ve çocuklarımız arasında yayılmasın istedim!

Konu bu hafta TBMM’deydi. Elbette en çok sevinenlerdenim: MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, aşağıda okuyacağınız bilgilerin aynısını aktardığı yazılı soru önergesinde “THY uçaklarındaki uygulamayı” gündeme getirdi.
Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek ise “Türk Hava Yolları filosundaki uçaklara 13 numaralı koltukların da konulması çalışmalarının başladığını” belirtti...

Gönülden tebrik ediyor ve sözü geçen yazımı tekrar yayınlıyorum:



Bazıları 13 rakamını görünce veya “on üç” lafını işitince tüyleri dikeliyor, kirpi gibi oluyor: “Eyvah, diyor. Kim bilir şimdi başıma neler gelecek!”
Gâvuristan’da bir de buna cuma gününü ekliyorlar. Hele ki ayın 13’üncü günü cumaya denk gelirse; evlerinden dışarı bile çıkmıyor, korkudan mumlar yakıyorlar... Sokaklarının pek çoğunda 13 numaralı kapı bulunmuyor; gökdelenlerinde 13. kat olmadığı için asansörler 12’den sonra 14’de duruyor...

Matematik bilen varsa şimdi hemen toplamaya başlasın: 5 artı 7 artı 1 eşittir kaç? Cevap elbette 13... E iyi de ne oldu, yani bu 13’ün ne özelliği var? Cevap: Kâinatın Efendisi olan Sevgili Peygamberimiz 571 senesinde dünyayı şereflendirdi...
Matematik bilenler gene toplasın: 1 artı 4 artı 5 artı 3 eşittir, kaç?.. Cevap elbette 13... Peki ne oldu 1453 yılında? Bunu çocuklar da bilir: Bir karanlık devir çöktü, ışıktan bir çağ başladı; İstanbul’umuz fetholundu...

Şimdi birileri kalkacak ve hem Müslüman olduğunu söyleyecek, hatta belki de İstanbul’da yaşayacak... Sonra da; Peygamber efendimizin doğum tarihi (571) ve yine onun müjdelediği İstanbul’un fetih yılı (1453) olan 13 rakamını uğursuz bilecek;

Vah, vah, vaaah!..



Stop
Muammer Erkul
16 Aralık 2011 Cuma




 


HEADER

H.Seçkin17-12-2011 21:38#5
Sonradan görme zengin Temel çocuğunu dil kursuna götürmüş. Hangi dili öğretmelerini istediği sorulunca; "En yabancısı hangisiyse, onu öğretin!" demiş ya... Bizim sonradan görmeler de İTHAL'de sınır tanımamışlar. Gavuristan(lar) ın enn gavur neyi varsa taşımışlar da, işe yarar herşeylerini onlara bırakmışlar! Yazıklar olsun ki!..

Hicran Seçkin
Alıntı
Hülya KOAÇALAN16-12-2011 17:00#4
Kendi eli ile yaptığı çamur parçasından medet uman bir uygarlığın 13 ün uğursuzluğuna inanmak yerine kendi ahmaklığına ağlaması gerekir. Özde değil sözde ben Türküm ve Müslümanım diyen cahillerin de kendi boğuldukları cehalet dünyasına çocuklarını çekmek yerine onları az biraz mantık çerçevesinde yetiştirerek 13 ün uğursuzluğuna değil de tarihin derinliklerine inip gözle görülür gerçeklere dikkatlerini çekmeleri daha aklı başında bir davranış olurdu.
Batılılaşma çerçevesi altında kendi özbenliğinden çıkıp modernleşmek uğruna kendi dini inancını kültürünü yok sayan bir milletin Lut kavmi gibi helak olması da müstahaktır.
Ne yazıktır ki Türk olmaktan çıkıp elin gâvurunun dilini ve dinini kendi topraklarına taşıyan öyle uğursuzların gölgesinde kendi dilimizi ve geçmişimizi de karalıyoruz.
Keşke 13 lerin uğursuzluğuna inanıp cahilliklerinde boğulmak yerine kendi cehaletlerinin farkına varıp 13 lerin anlamalarını çözmeye ve de anlamaya çalışsalardı.
Bu topraklarda evlatlarına can veren ebeveynlerde inancı bile olmayan bir milletin geleğeneğini öğretmek ve yaşatmak yerine üzerinde atalık hakkı olan çocuğunun gözünü açıp dostunu düşmanını tanımasını ve rakamların değil de öyle düşüncelere sahip insanların uğursuzluğun ötesinde bir boşlukta can verdiğini görmesini sağlaması mantığa sığar bir davranış olurdu.

Hülya Koçalan
Alıntı
esk.ayşe16-12-2011 09:15#3
13 numaralı koltuktan sesleniyorum :)
Muammer Erkul ve Engin Ardıç'a teşekkürler...

esk.ayşe
Alıntı
ismail sarıkaya16-12-2011 08:14#2
Sayın Muammer ERKUL Bey
Hassasiyetinizd en dolayı teşekkür eder çalışmalarınızd a başarılar dilerim.
Ben İsmail Sarıkaya, Sayın Özcan YENİÇERİ'nin danışmanıyım.
SELAMLAR İYİ ÇALIŞMALAR
İsmail Sarıkaya
Alıntı
Muammer Erkul16-12-2011 00:43#1
ON ÜÇTEN KORKAN SALAKLAR

(Bizimle aynı gün, Sabah gazetesinden Engin Ardıç da benzer konuda yazmış...
Aynen aktarıyorum...)
* * *

On üçten korkan salaklar

Bu memlekette Tanzimat'tan beri birçok Efruz Bey, birçok Karanfilzade Tarçın Efendi yaşar. Eskiden alay konusu olurlardı, şimdi zevzek medya tarafından "rol modeli" yapıldılar.
Bunlar Müslüman'dırlar ama Hıristiyan yortusu kutlarlar.
Hayır, "yılbaşı kutlamasını" kastetmiyorum, o bir bayram değildir. Profesör Einstein'ın hatırlattığı üzere "sonu olmayan insan ahmaklığının" ürünü, bir takvim cilvesiyle sevindirik olma fırsatıdır.
Bunlar Noel kutlamazlar ama Noel Baba severler. Üzeri süslü çam ağacı muhabbetini de "alt tarafı bir haftacık kaydırarak" yılbaşına almışlardır. Belki Noel Baba da bir haftalık gecikmeyle şömineden gelecektir. (Cem Yılmaz'ın deyimiyle, hepimiz mis kokulu çam ormanları içinde, "müstakil" ve şömineli evlerde yaşadığımız için!)
Bu saçmalık onlara tuhaf gelmez.
"Sevgililer gününü" çok severler örneğin, Ermiş Valentinus umurlarında olmasa bile.
Bu çemiş burjuvaların çocukları son yıllarda "cadılar bayramı" da kutluyorlar... Eskaza "kandil" kutlamaya kalksalar ana baba paniğe kapılacaktır, "eyvah, yavrumuz şeriatçıların etkisi altında kaldı" diye, hemen cumhuriyet mitingine koşacaklardır.
Bunlar salı günleri rahatsız olurlar. "Salı sallanır" derler.
Türkler İstanbul'u bir salı günü ele geçirdikleri için!
Müslüman Türk, bir Yunanlı'nın üzülmesi gereken günü uğursuz sayıyor.
Rum komşularıyla "empati" mi yapıyor?
Hayır, yalnızca kafası çalışmıyor.
Bunlar 13 rakamından da Allah gibi korkarlar.
Niçin? Hazret-i İsa'nın "on üçüncü" havarisi Yuda onu Romalılar'a ihbar ettiği için. (Oysa bunun böyle olacağını, olması gerektiğini İsa bizzat kendisi Yuda'ya söylemişti de adam inanmamış, dehşete kapılmıştı...)
Müslüman Türk'ün ne bilmemneresined ir yahu Yuda'nın kaçıncı havari olduğu?
Yahudi inancına göre de, yeni öğrendim, on üçüncü harf "mem", yani "m", ölüm anlamına gelen "maved" kelimesinin ilk harfi olduğu için uğursuzmuş.
One minute!
Bize ne bundan? Bizim alfabemizde "ö" harfi on dokuzuncu harf, biz de onu mu uğursuz sayacağız?
(Bildiğiniz gibi, "Kemalist hurufiler" de Atatürk'ün hayatında bu sayının önemine ısrarla dikkat çekerler... Hem Kemalist hem hurufi nasıl olunuyor? Bu memlekette hem Kemalist hem sosyalist bile olunabiliyor da, bu niçin olmasın? Ahmaklığın sonu var mı? Albert Einstein'a sorarsanız, yok.)
Batı uygarlığı bu 13 meselesini çok ciddiye almıştır. Otellerde 13. kat yoktur (13. kata 14. diyerek ... kandırıyorlar.) Uçaklarda 13. sıra yoktur (13'te oturan enayi 14'te oturduğunu sanır.)
Eh, biz Batı'dan takvimi, saati, şapkayı, alfabeyi, hukuku alacaktık da bu zırvayı mı almayacaktık?
Türk Hava Yolları şimdi saçmaladığını anlamış, uçaklara 13. sırayı artık "koymaya" karar vermiş.
Fakat "turistik" açıdan iyi etmemiş. Madem ki bu Batılılaşma yoluna girdik, "teamüle" uyması gerekirdi.
Çünkü çok kişi korkacak, o sırada oturmak istemeyecek.
Uçak düşerse herkes kurtuluyor da bir tek o sırada oturan ölüyor herhalde!
Ne demişti Einstein? Adam koskoca profesör, elbet bir bildiği vardı...
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile