Safer, çarşamba, uğursuzluk!.. [30 Aralık 2011 Cuma]

 

Telefonuma gelen mesaj çok sevdiğim eski bir arkadaştandı. Dudağımda peşin peşin açmış olan tebessümüm, cümleleri okuduğumda soldu, çünkü mesaj belalardan ve uğursuzluklardan bahsederek, şöyle diyordu:
“Bugün safer [kendisinde belaların yağmur gibi yağdığı] ayının ilk çarşambasıdır. Bugüne mahsus okunulması gereken dua şudur...”

Önce irkildim, sonra düşündüm. “Bu satırlar kim bilir daha kimlere gitti” diye tahmin edip korktum. Cevap yazdım:

“Güzel dinimizde canlı, cansız, insan, hayvan veya zaman, yani hiçbir şeyin uğursuz olmadığı bildirilmişken; Safer ayı veya çarşamba günü için söylenenleri bize geldiği gibi aynen dağıtmak, başkalarına da yaymak acaba uygun mudur sevgili ağabeyciğim? Dua ise her zaman ederim ve beklerim :) Hürmetler...”



Fakat rahat edemedim. İnterneti açıp, arama kutucuğuna “Dinimizde Uğursuzluk” yazdım. Şunları buldum:

Bir şeyin, bir günün veya bir yerin uğursuz sanılması, Yahudilikte vardır. Hristiyanlıkta da, 13 rakamının uğursuzluk getirdiğine inanılır. Dinimizde ise, bir şeyi uğursuzluğa yormak yoktur. Fakat, (Şu iş veya şu ev bana uğursuz geldi) gibi sözleri söylemekte mahzur yoktur.

İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Günlerin uğursuzluğu, âlemlere rahmet olan Muhammed aleyhisselamın gelmesi ile bitmiştir. Uğursuz günler, eski ümmetlerde vardı. Hiçbir gün, başka günlerden üstün değildir. Cuma, ramazan ve diğer mübarek günler, İslamiyet üstün tuttuğu için üstündür.

Dinimizde uğursuz gün yok ama, uğurlu sayılan mübarek gün ve geceler vardır. Bunlar mübarek diye, ötekilere uğursuz demek yanlış olur.

Uğur; iyilik getirdiği sanılan şey veya belirti, hayır, iyilik, bereket demektir.
Uğursuz; kötülük ve zarar getirdiği sanılan şeydir. Yahudiler ve Hristiyanlar, uğursuzluk var sanıyorlar.
Uğursuzluk; bir şeyi veya bir olayı kötüye yorumlamaktır.
Dinimizde uğursuzluk yoktur...


Stop
Muammer Erkul
30 Aralık 2011 Cuma



HEADER

Fatma02-01-2012 06:13#5
Ben de bir yerde "cin" kelimesini kullanmıştım. Orda bulunanlar cin çarpmış gibi olmuş ve "öyle deme, üç harfliler de. İsimleri söylenince kendileri gelirmiş!" demişlerdi. Büyük bildiğim, itibar ettiğim insanlardı bunu söyleyenler. Saçma ve komik gelmesine rağmen birşey diyememiştim. Sonradan nakli esas alan kıymetli hocalarımıza sorarak öğrendik tabi, böyle şeylerin aslı astarı olmadığını. İnsanların bu tip şeylere ve kehanete zaafları var sanki.

Fatma
Alıntı
zeynep didem gezgin31-12-2011 13:29#4
Bence de uğursuz günler yoktur, ama mübarek günler vardır.

Zeynep Didem
Alıntı
H.Seçkin30-12-2011 22:49#3
İstanbul'un fethi sırasında fethi kolaylaştırmak için bazı çalışmalar yapılmış hani... Bu çalışmalardan biri de halkın mukavemetini zayıflatmak için halk arasına uğursuzluk söylentieri yaymakmış... Kendi papazları tarafından uğursuzluğun her türlüsüyle zaten korkutulan halkın uğursuzluk listesine birkaç madde daha eklemek zor olmamış. Böylece halk; filan gün, falan emare görülünce gelecek olan fesman uğursuzluğun telaşıyla girecek delik ararkeen...Sakl andıkları delikten çıkmışlar ki; uğursuz ocaklarına, aydınlık yüzlü, uğurlu insanlar çoktaan taht kurmuşlar! Yani: Heey, millet! Yanlış anladınız. Bunlar BİZİM için değil, bizim tarafımızdan ONLAR için uydurulmuş şeylerdi. Ki bu da, o zaman içindi... Durup dururken elalemin bişeylerine alet olup kendimizi "tırstırma"nın alemi yok!
Hicran Seçkin
Alıntı
Celaleddin H.30-12-2011 21:59#2
Ağzınıza sağlık efendim. Ne güzel değinmişsiniz...

Celaleddin H.
Alıntı
E:30-12-2011 17:22#1
“Güzel dinimizde canlı, cansız, insan, hayvan veya zaman, yani hiçbir şeyin uğursuz olmadığı bildirilmişken; Safer ayı veya çarşamba günü için söylenenleri bize geldiği gibi aynen dağıtmak, başkalarına da yaymak acaba uygun mudur sevgili ağabeyciğim? Dua ise her zaman ederim ve beklerim :) Hürmetler...”
Ne güzel cevap bu... Herkese lazım olabilir.

E.
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile