"Hülya Bebek" [18 Ocak 2013 Cuma]

Şimdi birileri diyecek ki: 
-Ey Muammer Erkul, bir köşe yazarı olarak başka işin mi yok da “çocuklarımızın önüne artık ‘Hülya Bebek’ler koymak” fikriyle uğraşıyorsun? 

Bunu kimler diyecek biliyor musunuz?
Ya Sindy bebeklerle büyümüş veya torunlarına Barbie bebekler getirmiş birileri diyecek! 



 

Soruya cevap olaraksa diyorum ki:
Hem fert olarak ve hem de ülke olarak yapılacak o kadar çok işim ve işlerimiz var ki, işte bu da onlardan sadece bir tanesi. 


Bir an önce kendi bebeklerimizi yapmamız lazım.
Adı efsanelere karışmış ve şu satırları okurken bile şekli hemen gözümüzün önüne geliveren bir “Ajda bebeğimiz” olmalı... Mavi gözlü sarı saçlı bir “Hülya bebeğimiz” olmalı. Kutularının içinde, istendiğinde değiştirilebilecek renk renk saçlar, çeşitli kıyafetler olmalı... Çocuklarımız dedelerine, oyuncaklarının adının “nasıl yazıldığını” uzun uzun anlatmak zorunda kalmamalı! 

Ve bunların hepsi birer marka olmalı; Bütün Anadolu’ya, Avrupa’ya, Orta Doğu’ya, Karadeniz ve Akdeniz çevresindeki topraklara, Asya ve Afrika’daki birçok ülkeye “bizim bebeklerimiz” tanıtılmalı. 

Lütfen büyük düşünün! Tam sırasıdır!..
Birkaç marifetli kadının, ilçelerinden geçen turistlere satabilmek için doldurulmuş bebeklere otantik elbiseler dikmesinden değil; görenin hayran kalacağı on numara oyuncak kutularından bahsettiğimi anlayın! 


 

Yapılacak nice işimiz, aşılacak nice engelimiz, çözülecek nice bilmecemiz var bu coğrafyada. İyi de, acaba bu kahramanlığa kim soyunur; Acun mu yoksa başka biri mi? 

Ben kendi adıma; yavrularımızın bundan böyle Ajda bebek, Hülya bebek, hatta Murat ve arkadaşlarıyla oynamasını isteyen girişimci kahramanlarımızın var olduğuna inanıyorum!


Stop
Muammer Erkul 
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
18 Ocak 2013 Cuma


.


HEADER

Hicran Seçkin19-01-2013 22:41#4
Abiciğim, bize ait markalarımız olsun amenna da, bu söylediğin isimleri bebek yapacak olursak, o yabancı markalardan sadece isim farkı olur.
Bu bebeklerle büyüyen çocuklar fiziken onlar gibi olmaya ve onlar gibi giyinmeye çalışıyorlar biliyorsun. Asırlık yaşında hâlâ sahnede bikinili pozlar vermek için debelenen bir "fazla gerilmiş ihtiyar hatun" nasıl bir örnek olur ki kızlarımıza? (Ama dur; bu hatunun bebeğini yaparsak, artık unutulmayacağın a kanaat getirip, gündemde kalabilmek için böyle kendini saçıp savurmaktan vazgeçer belki de, ha? Dahiyane bi fikir;) Şaka bir yana, biraz daha "giyinik" ve ahlak direği sağlam modeller seçsek? Ama "kim" diyecek olursan verebilecek cevabım yok maalesef... Artık halk müziği sanatçıları bile zıvanadan çıktı çünkü.
Veya belki de orijinal modeller bulunmalı...
Hicran Seçkin
Alıntı
zeynepdidem gezgin18-01-2013 16:13#3
Muammer Abi çok güzel bir konu seçmişssiniz çok haklısınız ! neden bizim yaptığımız Türk yapımı bebekler olmasın onların yerel kıyfayet giymeleri çok güzel olur ünlülerin bebekleri yapılsa çok güzel olurdu
benim zamannımda sindy ve barbei bebek vardı bebek hiç onlarla oynamazdı sevmez onlarla oynamayı onun yerine otobüs telefon araba misket top oynardım bebeklerden ise etbebeklerle oynardım büyük olanlarla
Alıntı
Nesrin18-01-2013 14:37#2
O kadar doğru bir yaraya parmak bastınız ki Allah sizden razı olsun. Çocuklarımızın oyuncaklarını neden kendimiz yapmıyoruz. Bir de Ayşegül kitapları vardı Tatilde, Piknikte, Okulda gibi seri idi. Tamam kahramanın adı Ayşegül idi ama olaylar yaşananlar hiçte bize uygun değildi. Ama hepimiz Ayşegülleri okuduk ve okuttuk. İşte Yerli figürlerle hazırlanacak oyuncakların da sadece isimleri türkçe olmasın. Figürleri kıyafetleri fiziki görünüşleri bize benzesin. Evet Acun Ilıcalı ve onun gibi duyarlı iş adamlarına görev düşüyor.
İyi günler, iyi çalışmalar.

NESRİN
Alıntı
Saban Bilgin18-01-2013 10:59#1
Tebrik ederiz Muammer abi....

Sizin hos mavi kazaginizin aynisini Murat bebege yakisir diye dusundum:)

Saygilarimla....

ŞABAN BİLGİN
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile