ESKADER’in kaderi! [26 Nisan 2013 Cuma]


 

Sadece ESKADER’in değil; kültür ve sanat adına ter dökmüş, ömür vermiş hemen her kişi ve kurumun kaderidir görülmemek veya görmezden gelinmek. Ne acı!

Hâlbuki kültür; bütün yüksek dağlardan, yaylalardan süzülüp gelmiş alüvyon... Sanat ise; bu değerli birikimde filizler yeşertmeye, fidanlar büyütmeye çalışmak gibidir!

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği artık Türkiye’mizin gerçeğidir. Mehmet Nuri Yardım ve ekibinin çırpınmalarıyla sayılamayacak hizmetler yapılmaktadır. 2008’den beri verilmeye başlanan Kültür Sanat ödülleri ise; pek çok kıymetli insanın üzerlerindeki, sanki kasten atılmış “görünmezlik örtüsünü” sıyırmak çabasıdır!



20 Nisan, geçen seneki (yani 2012) çalışmaların taltif günüydü. Ödül alan ve verenlerle altmıştan ziyade insan sahneye çıktı. Fakat göçenler de unutulmamış; çizerlerin ustası “Vehip Sinan Sergisi”ndeki orijinal karikatürler ziyaretçileri karşılamıştı.

Öyle fotoğraf karelerinde gördüm ki kendimi, acaba bir daha yakalanabilir mi?.. Tam arkamdaki koltukta Yavuz Bahadıroğlu; ilk okuduğum romanların yazarı ve ilk çalıştığım derginin müdürüydü. Hemen solumdaki Prof. Nevzat Yalçıntaş; SSCB yıkıldığında Türkiye Gazetesi’nin basıp milyon adet dağıttığı ilk “Türk Dünyası Haritası”nı onun kontrolünde çizip hazırlamıştım. Yanında Gürbüz Azak; ressam ve yazar büyüğümle uzun yıllarımız ya birlikte veya yakın geçti. Yanında Üstün İnanç gördüğüm ilk gazetenin yayın müdürü ve yine aynı karede Yavuz Bülent Bakiler; gazetemizin 40. yıl gezisine ayrılmış vapurda yan yana ekrana bakıyorduk, heyecandan titrediğini hissediyordum çünkü Başbakanımız, Azerbaycan Parlamentosunda onun şiirini okuyordu...



Benzer insanları önce tanımak sonra tanıtmak lazım.
Sanatçını yetiştiremiyorsan yarının olmayacak!..

Hadi, bir an düşünün şimdi: Son bir yılda hangi toplantılara katıldınız, hangi programları ve kaçar saat izlediniz? Her gün söylediğim söz var ya hani: Kimi okuyup, izlediğimiz çok önemli.
Çünkü çocuklarınız, bugün önlerine koyduğunuz “model insanlara” benzeyecekler

 



Stop
Muammer Erkul 
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
26 Nisan 2013 Cuma

 


 


.

 


HEADER

Hicran Seçkin26-04-2013 11:31#4
Devamı...
Düşünün, ayağımıza giydiğimiz çoraptan, kullandığımız eşyalara, evlere kadar... Toplum olarak sahip olduğumuz güzel hal ve hareketlere kadar, kültür ve sanatın olmadığı hangi yer var ki dünyada?..
Böyle bir eser yapılsa eğer çok çarpıcı gerçekler çıkacaktır ortaya diye düşünüyorum... Ve belki kültür ve sanatın kıymetinin bilinmesine de bir parça katkısı olur...
Hicran Seçkin
Alıntı
Hicran Seçkin26-04-2013 11:19#3
Keşke kendim çizip hazırlayacak durumda olsam...
Belki de yapılmıştır benzeri şeyler ama fikir olarak aklıma geldi abiciğim; çizgi roman, çizgi film veya animasyon filmi olarak şöyle bir çalışma yapılsa: Kültür ve sanatla
uğraşan insanlar bi nevi greve gidecek, insanlara küsecekler ve dünyada kültüre, sanata
dair ne varsa herşeyi diğer insanların ellerinden alacaklar. Yeryüzünde
kültür ve sanatla ilgili hiçbir şey kalmayacak ve muhtemel sonuçları
gözler önüne serilecek. Diğer insanlar bunu görüp yalvara yakara kültür
ve sanatı hayata geri döndürmeye çalışacaklar...
ARI animasyonu izlemiştim, arılar insanların ellerinden ballarını
alıyorlar, çalışmalarını durduruyorlar ve tabiatın düzeni altüst oluyordu...
Onun gibi...
Hicran Seçkin
Alıntı
Hicran Seçkin26-04-2013 10:06#2
"Kader" edilmiş olan "görülmemek ve görmezden gelinmek"!..
Çok çok çok ama çok isterdim;
Kültür ve sanat adına yeryüzünde zerreden devasa boyutlara kadar ne varsa hepsinin bir anda toplanıp kaldırılmasını ve bir gün ya da hafta veya ay yeryüzünün o şekilde bırakılmasını.. .

O zaman anlaşılır kültür ve sanatın hayatımızın her zerresine nasıl işlemiş ve hatta onları ayakta tutan şeyler olduğu.
Ama yok; kültür ve sanat ve onlar adına savaş verenler bunca vefasızlığa en küçük bir karşılıkta bulunmazlar.
Kendi kıymetini bilmeyenlerin bu kadarcık gün bile burunlarını şöyle tutup da yere sürttürmezler!
Bunun şımarıklığı ve azgınlığı var belki de insanlarda.

ESKADER'e bütün çalışmalarında sabırlar, başarılar diliyor, teşekkürler ediyorum kendi adıma...
Bizlerle paylaştığın fotoğraflar ve bizleri bu konuda bilinçlendiren yazılar için de sana kocaman teşekkürler abiciğim.
Gönlün dert görmesin...
Sevgiler, selamlar:)
Hicran Seçkin
Alıntı
İlirya26-04-2013 09:09#1
Canım; sana canım diyerek başlamak istiyorum, çünkü canıma can katan paylaşımlarınla , canıma değen kalemin ve canıma şifa kelamınla cansın! Canımsın!.. Sayende yıllardır tanıdığım bu güzel insanlarla can buluyorum Yavuz Bahadıroğlu, Yavuz Bülent Bakiler, Gürbüz Azak ve daha niceleri... Sen elindeki ekmeğini böyle bölmeye ve paylaşmaya devam ettikçe biz aç kalmayız...
İlirya
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile