Ezanı duyan çiçek


Çorlu’da oldukça eski camiler var. Şehir de zaten bunların çevresinde vücud bulmuş ve sonradan bugünkü haline gelmiş.
Şehir, Osmanlı’da stratejik bir öneme haiz. Çünkü başkent Edirne ile gönüllerin başkenti İstanbul’un yolu üzerinde... Neticede Fatih’in fetih ordusunun son konaklama yeri de Çorlu bağlığı... Edirne’den yola çıkan ordu burada dinlenmiş, son hazırlıklar tamamlanmış, son dualar burada edilmiş..



Fethin ardından; başkent İstanbul’dan başlayıp, “kızılelma”ya uzanan yol hep Çorlu’dan geçmiş...
Yavuz... O demir pençeli padişah, şirpençe (aslan pençesi) denilen hastalığa, bir sefer yolunda yine Çorlu’da kurulan otağında yenik düşmüş (1520).



Koca Sinan “aynı yol üstüne” Çorlu deresine köprü kurmuş...
Ve Muhteşem Süleyman, ak sakallı bir pir-i fânî iken bile, at üstünde, hep aynı yoldan “en uzaklara” ordusunun başında geçmiş, geçmiş...



Osmanlı; elinin dokunduğu her toprağa altın öpücükler ve gülücükler konduran medeniyet... Elbette yolu üstündeki bu şehri de ihmal etmemiş.
Fatih, kendi ismiyle anılan bir cami inşa ettirmiş buraya, çarşısıyla birlikte... Ardından Süleymaniye Camii kurulmuş, Yavuz’un burada vefatından bir yıl sonra... Yani cami yaklaşık 480 yaşında ve mükemmel bir akustiğe sahip.
Ve bunca yılın ardından en ciddi değişim hareketi rahmetli Özal’ın işaret parmağından gelmiş...

 

Önceki gün akşam ezanı vakti...
Omurtak Caddesi (E-5) ile Süleymaniye Camii’nin şadırvanı arasındaki çiçek dolu bahçe yolunda bir kalabalık...
Yanlarına yaklaştık. Bu insanlar, iki üç kökte bir adam boyu yükselmiş, gür dalları olan bir çiçeğin başındalar..
Küçük bir çocuk tomurcuklara dokunmaya çalıştıkça babası elini tutup çekiyor. Diğerleri mırıltıyla konuşuyorlar... Ve uzak camilerden okunan akşam ezanları duyulmaya başladığında, çiçek de sanki bu sesi işitmiş gibi harekete geçiyor; gün boyu oluşmuş olan tomurcuklar titriyor ve hepsi aynı vakitte, bir ezan okunuşu süresinde, dört kelebek kanadı gibi ve büyüklüğünde sapsarı açılıveriyor sevinçle...
Soruyorum; “Ezan çiçeği” diyorlar...
Her gören hayretler içinde kalıyor ki hakikatten görmeye değer.

Ezanı duyuyor olan çiçeklerin açılışı görülmeli ve söyledikleri işitmeli!..

 

NOT:
Ezan okunurken açan çiçek için 1999 yılında yazmışım bu yazıyı...
Bugün bir kısa video izledim, benzer bir çiçeğin nasıl açıldığı gözleniyordu:
http://www.youtube.com/watch?v=MUJqIMd0CRY

Ve dedim ki bu yazı tekrar yayımlanmalı


Muammer Erkul
artıStop 21 Temmuz 2013 Pazar  
www.muammererkul.com
 

 


HEADER

Şevket Önder26-07-2013 16:42#5
Aklıma telefon konuşmamız geldi yazıyı okuyunca Muammer Ağabey :)
Şevket Önder
Alıntı
Abdullah Tatlı22-07-2013 09:23#4
İmanlarımızı ziyedeleştirsin inşaallah.Allah Razı Olsun
Alıntı
Okur21-07-2013 19:51#3
Bizim köyümüzde de var o güzellerden :)

Okur
Alıntı
Hicran Seçkin21-07-2013 18:59#2
İnsanı mest eden, tefekküre itip gözlerine iki damla yaş yükselten görüntüler... Hakikatini anlamamızı da nasip etsin Mevlâm...
Çiçek de, yazı da, yazıda anlatılan Çorlu da, çok ama çok güzelmiş abiciğim. Mübarek Ramazan ayına da yakıştı.
Teşekkürler hepsi için de:)

Hicran Seçkin
Alıntı
Fatma21-07-2013 18:51#1
Babaannemin vardı bir ara bu çiçekten. Akşam ezan vakti yaklaşınca çoluk çocuk başına üşüşüyorduk.
İbretlik gerçekten...

Fatma
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile