Seyir Defteri - 09 Eylül 2008 (Uçaktan düşmek...)



Aslında bu konu çok önemli…
Zaten bu kadar kolayca anlaşılabilecek bir konunun neden tartışıldığını bile anlamıyorum.
Bunun önemini anlamamış olanlar; acaba anlamadıkları için mi inat ediyorlar, yoksa bir defa bile dinlemeyi/anlamayı denemedikleri için mi anlamıyorlar?
……………  

 

Uçak havalanırken içinde bulunacak… Ve pistte durmadan içinden atlamayacaksın.

Yolculuğun sırrı bu!

 

 

İşte oruç tutmak da biraz buna benziyor.

En büyük benzerliği de; KALKIŞ VE İNİŞ saatleri. Yani sen uçağa binmedikten sonra istediği kadar “ben yolcuyum” de veya uçağın ardından koşmaya çalış!..

Lafım anlaşılıyor değil mi?

Eskiden bütün tarifelerde “yolcuların içeri alınma saati” yazardı. Koşan ve hop mop diyen de yetişir, geçerdi turnikelerden... Sonra hangi akla hizmetse birileri uçağın “havalanış saatini” yazmaya başladı kâğıtlara…

İnsanlar ise ezan sesiyle oruca başlamaya alışıktı.

Müezzini duyduktan sonra; sularını, ilaçlarını içerler, son lokmalarını yutarlar ve niyetlenirlerdi…

 

 

Peki şimdi ne oluyor?

İnsanlar KALKAN UÇAĞIN MOTOR SESİNİ duyuyor!

Yani müezzinler saatlerine bakıyor. Sahur vaktinin BİTTİĞİ, yani ORUCUN BAŞLADIĞI, yani sabah namazının kılınmaya başlama dakikası gelince ezan okumaya gidiyor. Ezan okunması kaç dakika sürüyor? İki veya üç dakika, okuyana göre değişiyor…

Yani acı olan şu: İnsanların pek çoğu sahura kalkıyor…  Oruç vakti girdikten üç beş dakika sonra oruçlarını bozup 15-16 saat aç duruyor! 

Yazık değil mi?

 

 

Bu öyle vahim bir durum ki, söylediğin zaman; “olmaz öyle şey”, diyorlar.

Bu inatlaşılacak bir konu değil ki. Ne benim dememle olmaz olur, ne senin itirazınla olur hale gelir! Enlem, boylam, sahil, yayla, dağ deniz gibi her şey etki ediyor bu vakte. Bütün bunlar hesaplanarak “temkin vakitleri” konulmuş, yani oruçlar ziyan olmasın diye. Uymak lazım…

“Günahı onların boynuna” demek de çare değil… Herkes yangından kendi çocuğunu kurtarmak zorunda olduğu gibi, herkes önce kendi orucunu da kurtarmak zorunda!..

İki yol var şimdi: Ya sen kendin “temkin”li davranıp temkinsiz imsakiyelerde yazan vakitten on beş dakika önce ağzını kapatacak, oruç tutacaksın… Veya 15 dakika daha, yani ezan okununcaya kadar yiyecek, sonra da 15 saat aç duracaksın!

 

 

Soru: Akıllı yolcu ne yapar?

Uçak kalkmadan önce uçağa biner… Ve ancak uçağın durduğundan emin olduktan sonra uçaktan iner, öyle değil mi?

  

HEADER

Guest12-09-2008 05:12#8
Bir de uçağa hiç binmeyenler var, onlara ne diyeceğiz şimdi :P

YASEMİN
Alıntı
Guest11-09-2008 02:51#7
Çok mühim bir konuya parmak basmışsın. Helal olsun sana. Müslümanların oruçları heba olup gidiyor bir inat yüzünden. Veya inattan da öte, hainlikten. Selamlar.

ABDÜLLATİF UYAN
Alıntı
Guest11-09-2008 02:51#6
... :-)
Yerde ararken gökte bulmak bu olsa gerek...

/Ya Rab hemise lütfunu kıl reh-numâ mana
Gösterme ol tarîkı ki yetmez sana mana/
(Fuzuli)

KARAKALEM
Alıntı
Guest10-09-2008 08:40#5
ALLAH RAZI OLSUN..
ÇOK ÖNEMLİYDİ, HATIRLADIK HEP BİRLİKTE..
SEVGİLER
:-)

GÖLÇİÇEĞİ
Alıntı
Guest10-09-2008 04:26#4
Çok güzel ifade etmişsiniz. Kaleminize, aklınıza, gönlünüze sağlık.

ŞAHİKA
Alıntı
Guest09-09-2008 05:11#3
Bu konuyu böyle güzel bir şekilde ele alıp işlediğiniz için sizi kutluyorum.
Yazınız mükemmeldi.
Saygı ve sevgilerimle.
Sağlıcakla ve hoşça kalınız.
Sonsuz güzellikler dileklerimle.
Allahü teâlâ sizi iki cihanda "aziz ve güzel" eylediği güzel kullarından eylesin.
Amin.

"Yazılarınızdan bir kısmını sizi ve sitenizi kaynak göstererek "kaizenonline.n et" sitesinde yayınladığımı bilmenizi isterim.

MEHMET DEMİRCİOĞLU
Alıntı
Guest09-09-2008 05:09#2
Haftasonu vakit hesaplama işinin sayılı uzmanlarından biriyle konuşuyorduk. Çok ilginç şeyler anlattı:

* 11 Eylül'de yıkılan İkiz Kuleler'in en alt katı ile en üst katı arasında akşam namazında 13 dakikalık fark varmış.

* Muş'ta şehir merkezi ile aynı hizada tepedeki evler arasında güneşin batışı 7 dakika farklıymış.

* Almanya'da bir kanyonda kurulu kasabada etrafındaki dağlar sebebiyle güneş en yakın kasabadan 17 dakika sonra doğuyormuş.

* Hava sisli olduğunda suyun ışığı kırması sebebiyle vakit erken giriyormuş. Hatta basınç bile vakitleri değiştiriyormuş.

Yani anlayacağımız, takvimlerde yazan vakitler bile tam net değil.

Temkin önemli. Çok ÖNEMLİ.

BİLAL
Alıntı
Guest09-09-2008 05:07#1
Allah razı olsun abim.
Bizim oralarda temkinli imsakiye bulamadım. Ben de teknolojinin faydalarından yararlandım ve "huzurpınarı" sitesinin bana gönderdiği maili yazıcıdan çıkarttım :-)) Astım dolabın üstüne. Bizimkiler sahurda ezan okunmadı yiyelim biraz daha deseler de ben akıllı yolcu olalım diye yedirmiyorum, dolabı gösteriyorum; ya doğruysa, diye :-)).
Alıştılar artık benim takvime göre oruç tutuyoruz.
Üç beş dakika yüzünden uçağı kaçırmayalım değil mi?..
İyi ki varsınız ve iyi ki bizimlesiniz.
Selam, saygı ve dua ile...

GELİNCİK
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile