Seyir Defteri - 19 Eylül 2008 (Tebrik mektubu)


(Not:
Sayfayı açan kişiler bilsin ki, 
aşağıdaki mektubun içinde dinî konular var.)

Ragıp abimizi tanırsınız;
Hani TGRT'deki menkıbe (evliyaların hayatını anlatan filmleri) çekiyorlardı. Çoğunun yapımcısıydı, bir kısmının senaristi, yönetmeniydi...
Ve hani muhteşem "Aşkın Efendisi'ne" kitabının yazarı...
Bu sabah, öyle bir TEBRİK mektubu göndermiş ki bize, çok hoşuma gitti, çok... Kaldırıp kenara koymaya kıyamadım. Elim varmadı. Size de göstermek istedim...
Hem aydönümümüz için, hem Ramazan için, hem Cuma için komple bir tebrik mektubu olmuş.
Bu girişi yapıyorum;
çünkü ben susacağım, mektup konuşacak...

 Mübarek Cumanızı tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz...

Kim dine sahip çıkarsa,
Din ona sahip çıkar.

Allahü teala bu ümmeti afv etmek istemeseydi, ramazan ayını yaratmazdı. Ramazan-ı şerif ayını Allahü teala bu ümmeti afv etmek için yaratmıştır. Bu ay Allahü tealanın bize hususi ihsanıdır.

Allahü teala hepimizi bu mübarek cumanın, ramazan-ı şerifin bereketine ve  şefaatine nail eylesin.
Ramazan-ı şerifde afv ve mağfiret ettiği ve  cehennemden azad ettiği kulları arasına dahil eylesin.
Ramazan-ı şerifi hakkımızda hayırlı eylesin, tuttuğumuz oruçları kabul eylesin, günahlarımızı afv eylesin, ölmüşlerimize rahmet eylesin, dinimize hizmet edenleri ve hizmet etmek isteyenleri, rahmet, merhamet ve afv eylesin.
İnsan sevdiği ile beraber olacaktır buyuruluyor, İnşallah Rabbimiz bize sevdiklerine kavuşmayı ve sevdikleriyle beraber olmamızı nasib etsin diye dua ediyoruz.
Her işin başı, din gayretidir. Bu gayret varsa kaya bile erir...

Bir mecusi din gayreti için bir memlekete köprü yaptırmış. Sultan Mahmud Gaznevî hazretleri bu köprüyü görünce, yaptıran kişi için dua ederken, demişler ki;
Bunu yapan müslüman değil, ona dua etme...
Sultan Mahmud han masrafının iki katını vererek köprüyü satın almak istemiş.
Mucusi demişki;
Padişahım ben bunu satmak için yapmadım, dinim için yaptım, satmam demiş.
Batıl dini için bile yaptığını para ile değişmemiş.

Ferideddîni Genc-i Şeker hazretleri bunu anlatırken buyuruyor ki;
"Ey müslüman sen din gayretini mecusiden mi öğreneceksin, senin gayretin nerde?.."
Ahirete giden herkes bir pişmanlık duyacaktır, dünya için kanaat olur, ahiret için kanaat olmaz...  Dünya için tevekkül olur, ahiret için tevekkül olmaz. (dünyada pişmanlık nimettir, fakat ahiretde pişmanlık felakettir). Kabrden birisi çıkıp dünyaya gelse nasıl yaşar?.. Herhalde bir an boş geçirmez, hep ahireti için çalışır, günah işlemez, kalb kırmaz... Peki biz oraya gitmeyecek miyiz? Gidince başımıza neler geleceğini, nelerle karşılaşacağımızı dinimiz bildiriyor. Allah’a iman etmeyenler, Onu Allah kabul etmeyenler, Cenabı Peygambere iman etmeyenler, din-i islamı kabul etmeyenler, cehennemde feryat edecektir.  Yarabbi bizi tekrar dünyaya gönder, hiç günah işlemeyeceğiz, hep ibadet edeceğiz diyecekler.  Onlara; zaten oradan geldin ya, denilecek.
Bu dinin temeli öğrenmek ve öğretmekdir.
Allahü teala hiçbirşeyi gayesiz ve hikmetsiz yaratmamıştır. Herşeyin bir hikmeti, gayesi vardır. İnsanın bile yaşarken bir gayesi, maksadı vardır. Rabbimizin her yarattığında bir hikmet vardır. Allahü teala insanı maksadsız, gayesiz yaratmış olamaz... Sizi bir gaye için yarattım buyuruyor. "Ben sizi ibadet için yaraddım" buyuruyor. İbadet; Onu tanımak, Onun büyüklüğünü anlamak, kendisinin de çok kötü bir nefsinin olduğunun farkına varmaktır... Kendini tanımak ne kadar artarsa Allahü tealanın büyüklüğü o kadar anlaşılır. İnsan kendini beğenirse müslümanları beğenmez, İslamiyeti beğenmez, sonunda şirke kadar gider. 
Dîni öğrenmek ve öğretmek herkese farzdır.
Bizden evvelkiler bize öğretmek için uğraşmasalardı, bu gayreti göstermeselerdi, bugün biz müslüman olamazdık...
Biz de bizden sonrakilere temiz bir şekilde ulaştırmalıyız, üzerimizdeki emanet çok büyüktür.
 
Allahü teala müminlere çok kıymet vermiş, muhatab kabul etmiş, kulum demiş. .. bundan daha büyük şeref olur mu?..
Kim dine sahip çıkarsa, Din ona sahip çıkar.
Hadisi kudside buyuruluyorki;
"Ey dünya dine hizmet edene hizmetçi ol, sana hizmet edenlere zorluk çıkar..."
 
Abdülhakim efendi hazretleri buyuruyorlar ki; "
Bütün peygamberler Allaha aşıktır, Allahü teala da peygamberine aşıktır". Onun için  Peygamber efendimize (sallallahü aleyhi vesellem) dokunan, sataşan mahvolur.
Çünkü Allahü tealanın sevgilisidir... 
Günde en az on defa salâvat-ı şerife okuyanlara çok müjdeler var.
Cebrail aleyhisselam buyuruyor ki;
Cenab-ı Peygambere günde on defa salavat-ı şerife getiren için başımı secdeye koyarım, o afv olmadıkça başımı secdeden kaldırmam buyuruyor.
Azrail aleyhisselam,  buyuruyor ki; Kim ki Cenab-ı Peygambere günde on salavat-ı şerife okursa, onun ruhunu peygamberlerin ruhunu aldığım gibi alırım, hiç acıtmam buyuruyor.
Bu bize, içinde bulunduğumuz ramazan-ı şerifin son günlerinde, bayrama yaklaşırken, mühim bir müjdedir...
 
Resulullah efendimiz (aleyhisselatü vesselam), buyurdular ki; "Dünya, uykudaki bir kimsenin rüyasıdır. İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. Ahiret ebedî hayattır. Cennet dünyanın karşılığıdır"
... dünyayı terk edene, bırakana oranın ebedi nimeti verilecektir. Yani dünyayı sahiplenmeyen, dünya malını sahiplenmeyen, onun bir karanlık olduğuna, emanet olduğuna iman eden için Allahü teala kalıcı olanı verecektir. Cehennem de dünyanın karşılığıdır dünyayı isteyip, ahireti unutana verilir, oradan ebediyen ayrılamaz.
Bu bir tercih meselesidir, ahireti tercih edene Allah-ü teala cenneti verecektir, dünyayı tercih edene cehennemi verecektir.
Resullullah efendimize; "bugünün en hayırlısı kimdir" denildiğinde; "Dünyada Allaha itaat eden ve ömrünü o yönde bitirendir"  buyurdu. 
Yine buyuruluyorki: "Eğer bir şey mutlaka olacaksa siz onu olmuş bilin."
 
Bize kadar tertemiz birşekilde gelen emaneti, bizden sonrakilere, aslına uygun şekilde ulaştırabilmek temennisiyle;
Allahü tealaya emanet olunuz...

 

Benden ancak bu kadar:
"Postacının vazifesi, mektubu iletmektir!.."
M:)

 


HEADER

Guest22-09-2008 06:55#6
Çok hoş gerçekten...

GÖKHAN KARA
Alıntı
Guest19-09-2008 19:09#5
İletenden ve bu mektubu yazandan ALLAH(C.C.) razı olsun(amin).

ŞAHİKA ATEŞ
Alıntı
Sultan Yürük19-09-2008 19:09#4
Âmenna efendim, âmenna...
Bütün dualarınıza, cümle islam âlemi için "amiin" diyorum.
Bu yazıyı bizlere sunan, sayın Ragıp Bey'e ve dolayısıyla, yine bizlere ulaştıran değerli dost
Mummer Erkul'a da teşekkürler ve dualarımla.
Her iki cihanda bahtiyar olasınız inşallah.
Saygılarımla selamlar efendim.

SULTAN YÜRÜK
Alıntı
Guest19-09-2008 19:06#3
Aslı hanım ve Zişan hanım'a kesinlikle katılıyorum. Bazen öyle dünya işlerine dalıyoruz ki, böyle güzel dostaların yazıları ile de, kendimize gelip dünyevi herşeyin ne kadar gelip geçici olduğunu hatırlıyoruz. Ben kendi adıma dini konularla bizleri bilgilendirmele rini, güzel dostalardan özellikle rica ediyorum.
Sevgiler kere sevgiler:-)

AKIN
Alıntı
Guest19-09-2008 06:59#2
Dinî içerikli olduğunu öğrenince hususen açtım...

Cuma namazına gidemeyen biz bayanlar için de ara sıra Cuma Sohbeti gereklidir kanımca...

İnsan nisyân ile ma'lüldür ya, zaman zaman unutuyoruz bir çok hakikati... Birileri hatırlatınca silkeleniyor, titriyor, ürperiyor ve kendine geliyor...

Kendime geldim...!

Teşekkürler...

Sevgiler...

ZİŞAN
Alıntı
Guest19-09-2008 06:52#1
Bu güzel günlerde, böyle güzel yazıları bizim istifademize sunduğunuz için Allah sizden razı olsun.
Sizi sevdiklerinizle beraber Cennetine alıp En Sevgili'ye komşu yapsın.
Mubabbettle...

ASLI
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile